Abbasi mimari süslemesinde mermer tozu ve alçının karıştırılması sonucu oluşan stucco düzenlemeler yoğun olarak kullanılmıştır. Bunun yanında çininin de İslam sanatında ilk olarak Abbasi döneminde kullanıldığı Samarra’dan çıkan parçalardan anlaşılmaktadır.

Kuzey Afrika, Mısır ve Suriye’de 909-1171 yılları arasında hüküm süren Şii hanedan Fatimilerin mimari süslemesinde farklı zevk ve anlayışlar görülmektedir. Süslemelerin işlenmesinde sade ve açık düzenlemeler tercih edilmiştir. Çizgi unsurlarıyla yüzey oyulmadığı gibi derin kabartmalar da meydana getirilmemiştir. Hâkim motif istiridye kabuğu ve güneş motifidir. İç mekânlarda Mağrip etkili alçı süslemelerin yanı sıra ahşap ve fildişinden de faydalanılmıştır. Mimaride kullanılan figürlerin bitkisel bir zemin üzerine yerleştirildiği görülmektedir. Bunlar zenginlerin eğlence, spor ve prenslere mahsus yaşamlarından kesitleri konu almaktadır. Bu süslemelerin İran ve Mezopotamya kaynaklı oldukları düşünülmektedir.

İslâm mimari süslemesinde Türklerin etkileyici konumda olmaları IX. yüzyılda Abbasi sanatına etki etmeleri ile başlamıştır.  Samarra kenti bu etkiye yön verici bir niteliğe sahiptir. Bu etki sonraki Türk-İslam Devletleri döneminde artarak devam etmiştir.

840-1212 tarihlerinde Türkistan’da hüküm süren ve ilk Türk-İslâm devleti olma vasfını taşıyan Karahanlılar, tuğla, tuğla-mozaik, sırlı tuğla, alçı ve terrakota baskı işçiliğini kullanarak süslemede yeni bir dönem başlatmıştır. Yapısal özelliğinin yanı sıra bezeme malzemesi olarak da kullanılan tuğlalar değişik boyda kesilerek, yatay, düşey ve eğik dizilerek desenler,  geometrik düzenlerle geliştirilmiştir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol