Boks sporu ne zaman ve nerede çıktı. Boks tarihine ilişkin olarak; yapılan karşılaşmaların yani müsabakalara ait ilk resim kabartması M.Ö 3000 yılında Sümerler ve M.Ö 2000 yılında antik Mısır tarafından yapılmış olup, her iki kabartmada da yumruk-dövüşçüleri (boksörler) tasvir edilmiştir. Her iki tasvir de çıplak yumruklu müsabakaları göstermektedir. 1927 yılında Dr. E.A Speiser isimli arkeolog Irak’ın Başkenti Bağdat’ta Mezopotamya taş tabletleri keşfetmiştir. Bu tabletler üzerinde iki erkeğin ödüllü bir dövüş için hazırlık yaptığı tasvir edilmektedir. Bu tabletlerin 7000 bin yıllık olduğu tahmin edilmektedir. Herhangi bir boks eldiveni ile yapılan dövüşlere ait elimizdeki ilk deliller M.Ö 1500-900 yılları arasında Minos Grit ve Sardinya adasından ulaşmıştır.

Boks sporunun temel kuralı ise, iki rakip arasında düzenlenen yumrukla saldırı ve savunmaya dayanan amatör ya da profesyonel olarak, katı kurallar çerçevesinde yapılan bir spor dalıdır. Aynı zamanda boks, güç, dayanıklılık ve ciddi cesaret isteyen bir spor türüdür.

Boks, iki kişinin boks hakeminin gözetiminin altında karşılıklı yumruklaşarak; her kafaya vurduklarında tek puan topladıkları spor müsabakasıdır. Belden aşağıya ve enseye vurmak, sporcunun kendi etrafında 360 derece dönmesi, avuç içi (eldivenin beyaz boyalı bölgesi harici) vurmak, ses çıkarmak uyarı almasına neden olur, üç uyarı bir ihtar (-1 puan) alınmasına neden olur.

Amatör boksörler 227 gr ağırlığında, profesyonel boksörler ise ağırlığı 170-283 gr arasında değişen eldivenler kullanırlar. Profesyonel boksörler sadece şort, amatör boksörler ise şort ve atlet giyer. Hem amatör, hem de profesyonel boksörler karşılaşmada diş ve kasık koruyucuları takarlar. Amatör boksörler ayrıca koruyucu başlık da takmaktadırlar.

Boksta asıl hedef, rakibe belden yukarı net ve sert vuruşlar yapmak ile aynı zamanda kendisine gelen darbelerden korunabilmektir. Boks sırasında rakiplerde ciddi yaralanmalara meydan vermemek için, içi yumuşak bir madde ile şişirilmiş eldivenler kullanılmaktadır.

Boks karşılaşmaları ring adı verilen kare şeklindeki meydanlarda gerçekleştirilir. Ring ölçüleri 6,10 m olarak ayarlanmaktadır. Ring çevresi, dışı yumuşak kumaşlarla beslenmiş kalın halat katları ile çevrilidir. Ring çevresi de 3 ya da 4 kat halat ile çevrelenmiştir. Halatlar köşelerden yine yaralanmaları engelleyecek şekilde direkler ile sabitlenmiştir.

Boks karşılaşmalarına başlamak için,  karşılaşma gong sesi ile başlayıp yine aynı sesle bitirilirler. Karşılaşmalara Raunt denilmektedir. Ve bunun süreleri amatör karşılaşmalarında 2 dakikalık 5 raunt ile sonlandırılırken, profesyonel karşılaşmalarda ise 3 dakikalık 15 raunt ile sonlandırılmaktadır.

TÜRKİYE’DE İSE BOKS TARİHİ

Boks, Türkiye'de 20. yüzyılın başlarında kişilerin kendi bireysel faaliyetlerle başlamıştır. İstanbul'un işgali yıllarında yabancı askerlerin yaptıkları karşılaşmalar boksun tanınması ve hızla yayılmasını sağlamıştır. İlk boks kulübü, Musevi Aksiyani Efendi tarafından, Fransa Boks Federasyonu'nun denetimi altında 1920'lerde kurulmuştur.

Türk boksunun ilkleri İngiliz Kemal adıyla bilinen Esat (Tomruk), Fenerbahçe futbolcularından Yavuz İsmet (Uluğ), Mısırlı Mazhar Bey, Galatasaray futbolcularından Sabri Mahir, Mazlum Kemal, Ziya (Bayer), Ali Sami, Hilmi Hoca, Kemal Hoca gibi isimler olmuştur. Daha sonra Kurtuluş, Fenerbahçe ve Galatasaray spor kulüplerinde boks şubeleri açılarak yeni katılımlar sağlamıştır.

TBF (Türkiye Boks Federasyonu), 1924 yılında kurulmuş, 1927 yılında AIBA (Uluslararası Amatör Boks Birliği) üyeliğine kabul edilmiştir. Boks Federasyonu'nun başına da Eşref Şefik getirilmiştir. Sadece amatör boksa izin veren federasyon, ferdi ve kulüpler arası Türkiye Şampiyonaları ile Uluslararası Boğaziçi Boks Turnuvası'nı düzenlemiştir.

Boksta ilk Milli Türk Takımı 1928 yılında kurulmuş ve aynı yılda ilk uluslararası başarımız SSCB'de (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) kazanılmıştır. Türk boksunda yeni bir dönem başlatan ve yaptığı 359 maçın 358'ini kazanan Melih Açba, 1938 yılında Amerika'da yapılan "Altın Eldiven" Şampiyonası'nda birinci olmuştur. Ayrıca 1946'da ilk kez düzenlenen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Vural İnan "En Teknik Boksör" seçilmiş, Halit Ergönül de Avrupa karmasına çağrılmıştır. Kısa bir süre için Güreş Federasyonu'na bağlanan boks, 1942'de yeni bağımsız bir federasyona kavuşmuştur. Ülkemiz, Uluslararası şampiyonalarda 1946'dan bu yana boksörlerimizce temsil edilmektedir.

Sonuç olarak boks sporu; iki rakip arasında düzenlenen yumrukla saldırı ve savunmaya dayanan amatör ya da profesyonel olarak katı kurallar çerçevesinde yapılan bir spor dalıdır. Aynı zamanda boks, güç, dayanıklılık ve ciddi cesaret isteyen bir spor türüdür. Yani her babayiğidin boks yapma harcı değildir…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol