Diyarbakır'ın Çermik İlçesi halkından olan Abdullah Paşa, 1720 yılında namus meselesi yüzünden, Sancak merkezi olan Çermik'in Sancak beyi Seyyid İbrahim'i öldürerek dağa çıkar. Dağa çıkarak kurduğu çete ve yaptığı çatışmalardan sonra "Çeteci" lakabı ile anılır.

1739 yılında "Mîr-Mîran" yani "Beylerbeyi" rütbesi alarak Sivas Valisi olur. 1740 Eylül ayında Diyarbakır,1741 Mart ayında Raka beylerbeyi oldu.

1744 Ekim ayında "Vezir" rütbesi alarak ikinci defa Diyarbakır beylerbeyi oldu. Bu görevini 1746 Eylül ayına kadar sürdürdü.

Şiirlerinde Âhî mahlâsını kullanan ve iyi bir medrese eğitimi alan Çeteci Abdullah Paşa, iyi bir şair, bilgin, alim ve hattattır da aynı zamanda.

Diyarbakır'da Urfa Kapısı ilerisindeki, Çeteci-Surbendi, adlı kapalı içme suyu yolu (1930'lu yıllarda yıktırılmıştır) ile Erzurum'un meşhur "Çeteci Pınarı" yaptıran  Çeteci Abdullah Paşa'nın en büyük hayratı, hala ayakta olan, Çermik'teki Çeteci Abdullah Paşa Medresesidir.

25 Ekim 1760 pazar gecesi Diyarbakır'da ölen Çeteci Abdullah Paşa, Cinobaşı semtine (şimdiki Erkek Sanat Enstitüsünün bulunduğu semte) defnedilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.