Doğa da yetişen birçok bitki hem tıpta, hem de kozmetik sanayinde kullanılır. Ancak insanlar da bazı bitkileri doğadan ya kendileri temin ederek, ya da atarlardan alarak kullanır. 

Ancak bu bitkileri kullanırken dikkatli olmakta yarar var. Çok güzel bir ata sözümüz vardır. ‘Çoğu zarar, azı karar’ diye. Bu sözün anlamı; hangi işte olursa olsun aşırıya gidilmemeli, herkesin uygun gördüğü ölçüde kalınmalıdır. Yani demek oluyor ki, bu bitkileri bilinçli kullanmalıyız. Şimdi yazımın konusu bitkilere ve uyarılarıma gelelim.

Defne: 6-18 metre yüksekliğinde, yuvarlak tepeli ve sık dallı bir ağaçtır. Almaşık sapın iki yanında karşılıklı değil de aralıklı olarak bir sağda, bir solda bitmiş yapraklar şeklinde dizilmiş, 7.5-10 santimetre uzunluğundaki yapraklar oval biçimli, donuk renkli derimsi ve sert kenarları da genellikle dalgalıdır. Bitkinin sarımsı veya yeşilimsi beyaz renkte küçük çiçekleri, olgunlaştığında rengi koyu mora dönen tek tohumlu, etli meyveleri vardır.

Bitkinin kullanılan kısmı yaprak ve meyveleridir. Yaprakları uçucu yağ yönünden zengindir. Baharat olarak kullanılır. Defne meyvelerinde de uçucu yağ ve diğer yağlar, acı maddeler bulunur. Meyveleri midevî ve sinir ağrılarına karşı kullanılır. Meyve yapraklarından elde edilen yağ cildi tahriş edici merhemlerin içine konur. Aynı maksat için veteriner hekimlikte de kullanılır. Bundan başka sabun ve şampuanlara koku vermek için de kullanılır.

Hardal: 0,2-1.5 metre boylarında beyaz veya sari çiçekli, yıllık otsu bitkilerdir. 10 kadar türü vardır. Türlerinin çoğu Akdeniz çevresi memleketlerinde yetişir. Hardalın beyaz hardal otu, siyah hardal otu, yabanî hardal olmak üzere değişik türleri vardır.

Siyah Hardal Otu: 1-1.5 metre boyunda, bir yıllık sarı çiçekli otsu bir bitkidir. Yaprakları saplıdır. Meyveleri 1-3 santimetre uzunlukta 2-3 milimetre genişlikte, sap üzerine yatık, tüysüz, hemen hemen dört köseli, kısa sivri uçludur. Yassı ve köseli olan meyvelerinde tohumların bulunduğu yerler şişkindir. Tohumlar kırmızımsı siyah renktedir.

Bitkinin Orta Avrupa, Anadolu ve İran’da kültürü yapılır. Kullanılan kısımları tohumları ve tohumlarından elde edilen yağıdır. Bitkinin yaprakları dökülmeye başladığında meyve salkımları toplanır. Bunlar 15 gün kadar gölgede kurutulduktan sonra tohumları alınır.

Çok eskiden beri tıpta kullanılmaktadır. Dâhilen hardal tohumu unu az dozlarda midevî, yatıştırıcı ve tarçınla karıştırılırsa iyi bir iştah açıcıdır. Hardal yağı cildi tahriş eder, onun için sürüldüğü yer kızarır. Hafif antiseptiktir. Dumanı öksürük ve gözyaşı getirir. En fazla baharat olarak kullanılır. Deriyi tahriş edip, kızarttığından iç organlardaki kanı dışarıya toplar. Zehirlenmelerde kusturucu etkisinden faydalanılır.

Hindistan Cevizi: Srilanka, Malezya ve Afrika ülkelerinde yetiştirilir. Baharat olarak kullanılan, bilinen Hindistancevizi meyvesinden farklıdır. Küçük hindistancevizi olarak anılır, fakat tamamen farklı olan bir bitkidir.

Tropik bölgelerde yetişir. Yaz ve kış yeşil olur. 10 metre yüksekliğindedir. Avrupalılar buna “muskatcevizi” de derler. Çünkü Avrupa’ya eskiden Arabistan limanlarından Muskat’tan gönderilirdi.

Tohumları tıpta kullanılır. Meyveleri kapsül biçimdedir. Her kapsül irice bir tohum ihtivâ eder. Tohumun içinde “arillus” denilen ağsı bir örtü vardır. Aromatik kokusundan dolayı bazı ilaçların bileşimine girer. Sindirim kolaylaştırıcı ve gaz söktürücü etkisi vardır. Bu sebeple bilhassa küçük çocuklara verilir. Etli kısmı da aromatik kokuludur. Yüksek dozları zehirlidir. Türkiye’de yılda 1500 ton civarında tüketilir. Tatlı ve pastacılarda yoğun olarak kullanılır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol