DEMOKRASİYİ PAKETLEMEK…

17:08:33 | 2018-10-30
Recep YILMAZ
Recep YILMAZ       Gazeteci- Yazar recepyilmaz46@gmail.com

 

Paketi demokratikleştirmeye çalışmak, bir anlamda bu ülkeden demokrasiyi paketlemek demek olur.

Sakın bana kimse nankörlük ediyorsun demesin.

Veriyorum denilen o belli maddelerde belirtilen ve adına hak denilenleri, yurdum insanı zaten, kendisi çok önceden bal gibi kullanıyordu. Bunları bir önceki yazımda bir bir anlatmıştım.

Ayrıca verdim denilenlerin ardında, verilmesinde, Kürtlerin verdiği haklı, onurlu, kararlı ve de yasal mücadeleler ile AB sürecinin büyük katkıları vardır.

Dünyanın her yerinde insanlar, bedeller ödeyerek hak ettiklerini almışlardır ne yazık ki…

Bu gün de böyle oluyor.

Kimse ben verdim demesin.

                        & & &

Başbakanın, çok uzun süredir açıklanması beklenen ve hafta başında açıkladığı ‘reform paketinin ardından,

“Bu paket ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır” demesi; bu boşa yakın pakete olan tepkileri rolantiye almak amacı taşımaktadır. Bunu herkes biliyor.

Artık hiç kimse bu paketlere yetmez ama evet” demeyecektir.

Hak edilenleri verirken, muhalefetten korkuluyorsa, bu büyük bir yanılgıdır. Kolaycılıktır ya da.

Şu iyi bilinmelidir ki, bu muhalefet sen ne yaparsan yap yapacak bir şeyleri olmadığı için, halka sunacak bir hizmet planı bulunmadığı için, kolay yolu seçip eleştirmekten başka bir şey yapmayacaktır.

Siz, Abdullah Öcalan’ı milletvekili yapsanız bile bugünkünden daha fazla bir eleştiri almazsınız. Çünkü “Benim oğlum, elif okur, döner döner yine okur” misali eleştirileri, üç aşağı beş yukarı bunlar.

                            & & &

“Bu barajı biz getirmedik” demek, onlarca yanlışı beraberinde getirir. Bu denli sözler çok şeye gebedirler.

O zaman; örneğin, muhalif bir milletvekili ya da her hangi bir kimse çıkar, “ben de sizin çıkardığınız yasaları kabul etmiyorum, çünkü bu yasaları ben çıkarmadım”  derse ne denilebilinir ki.

Merak ediyorum.

Anadilde eğitim yasak.

Düşüncede, özgür olmak yasak.

Kişinin Ana Dilliyle konuşması yasak.

Yasal tepki koyma haklarını kullanmak yasak.

Yürüyüş yasak.

Hele, slogan atmak, tümüyle yasak.

Eşit olmak yasak.

Halbuki şair diyor ki:

“Yoklansın kafatası, mezarda her ölenin,

 Farkı var mı görelim hükümdarla kölenin.”

Biri çıkar, ben yapmadım bu yasayı, derse ne diyebiliriz ki onlara.

Merak ediyorum.

Türkiye insanı; hatayı affetmez. Hele eskiye döneni asla…

Bugüne kadar bir yığın parti geldi, geçti. Ama bugün esameleri okunmuyor.

Sizce nedendir?

                                & & &

 

AKP gerçekten askeri vesayet konusunda çok yol aldı. Bunun da kaymağını üç seçimdir iştahla yiyorlar.

Fakat gidişleri, tuttukları yol, halkın gözünde sivil vesayeti hızlıca oluşturmak. Yani statikonun devralınma girişimidir. Kanımca tuttukları bu yol, onlara çok şey kaybettirecektir.

Dişe dokunur bir muhalefet olmaması nedeniyle, kendilerini dev aynasında görmeleri, barış sürecini adeta askıya almak niyetlerini açıkça ortaya koymaktadır.

                                & & &

Önümüzdeki yerel seçimlerde örneğin, CHP’nin şimdiye kadar İstanbul’u kazanacak bir aday bulamaması, bir proje geliştirmekten çok uzak olmaları değil midir zaten AKP’nin kendini dev aynasında görmesine sebep, hızlı kazanımlar elde etmesinin en büyük sebebi CHP’nin reel politikasızlığıdır.

CHP solun da önünde bir engeldir.

Çağdaş politikalar üretememesi, yurdum insanının taleplerine cevap verememesi, doksan yıllık ezberlerini bozamaması, statükocu anlayışa sıkı sıkıya bağlı kalması, halkı kendinden uzaklaştırdığı gibi, AKP’yi de gün geçtikçe şımartmıştır.

Aslında onlar da iyi biliyorlar ki, andımızın ilkokullarda kaldırılması, Türklerden bir şey koparmaz. Türkü aşağılamaz.

Zaten böyle bir şey olsaydı, başta ben karşı çıkardım. Çünkü ben kutsallara saygıyı ön planda tutanlardan biriyim.

Onlarda biliyor ama…

Onlar da biliyorlar ki, andımızın ilkokullarda okunmasının kaldırılması, barışa atılmış doğru bir adımdır. Ayrımcılığın bir frenlenmesi demektir. Evet, onlar da biliyorlar ki, bölücülüğün yurdum insanının kafasından silinmesine yönelik bir adımdır.

Onlarda biliyorlar ama söyleyecek bir şeyleri olmadığı için, ateşe körükle gidiyorlar.

Bunlar olmasaydı ne söyleyeceklerdi.

Merak ediyorum.

Ama hiç unutulmasın ki gün gelir halk kendi başına muhalefet olur.

Ve bir gün Türkiye insanı; artık yeter, bunları omuzlarımızdan indirelim, hep birlikte omuzlarımızı çekelim ve bana ne demeyelim, derse ne olur?..

Merak ediyorum.

                                    &&&

Şimdi de sıra haftanın öğüdünde;

Kirveme öğütler

Kirvem,

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,

Kanatların çırpındığı kadar hafifsin. Can Yücel

                                               &&&

BİRAZ İZİN İSTİYORUM

Sevgili okurlarım, bana biraz izi verin. Şu an gözüm yazı yazmama engel oluyor. Bir iki operasyon yapılacak sanırım. Biraz beni uğraştıracağa benziyor. Dilerim tez zamanda tekrar bu köşede buluşuruz.

Güzel günler dileğiyle,

Dostça kalın…

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi;

YAKIP YIKILAN BÖLGELERDE EVLER, ASLINA UYGU VE DİYARBEKİR EVLERİNE YAKIŞIR BİR BİÇİMDE YAPILSIN.   

-- Adversting 6 --

 




ETİKET :  

Tümü