''Futbol taraftarla güzeldir.'' Ne kadar da güzel bir cümle… Futbolcuların 1 kişi de olsa kendinden olan, kendisine olan desteğini tribünde görmek istemesi, taraftarın da nerede olursa olsun her durumda takımını desteklemek isteyeceğini anlatan her şeyiyle komple bir cümle.

Ama gelin görün ki bu cümle son yıllarda gelen ''deplasman yasağı '' kavramıyla havada kaldı. 2011 yılında 3 İstanbul takımının yönetimlerinin aldığı kararı, futbol federasyonun da madem yönetemiyoruz, o halde yasaklayalım ortadan kaldıralım tavrı artık, ''deplasman yasağı'' kavramını empoze etmeye yetmişti. İlerleyen dönemlerde tüm Ülke'ye yayılacak bu model uygulama, Türk Futbolunu bitirmek isteyenlerinin adeta bir zaferiydi.

Yasaklarla adeta insanlarımızı düşmanlaştıran bu kavram, zamanında babalarımızın dedelerimizin yarı yarıya, iç içe maç izleyen tribünlerin güzelliğini artık bitirmiş, onları statlardan uzaklaştırmış, küçük yaşlarda olan 15 günde bir babasıyla maça gelen çocuklarımız da bu yasaklarla, karşı takımın taraftarlarını birer düşman gibi görmesini sağlamıştı.

Alınan bu karar artık futbolumuzda ''taraftar'' olgusunu yıkıp yerine ''seyirci ''yi getirmiş, futbol taraftarına artık seyirci hatta müşteri gözüyle bakılmış, ülkede futbol adına konuşulması gereken onca şey varken fatura yine tribüne kesilmişti. Gelinen noktada deplasman yasakları artık futbolumuzun bir gerçeği haline gelmişti.

İşte bu gerçeğin en mağdur tarafı da Amedspor'dur. 3 yıldır süregelen ve hiçbir dayanağı olmayan bu yasak, Amedspor’un 1-2 maçını değil tüm deplasmanlara taraftar götürmesini engellemiştir. Hâlbuki taraftarın istediği tek bir şey vardır: renklerine, gönül verdiği takıma her zaman, her koşulda, her mekânda hiç bir karşılık beklemeden destek sunmaktır.

90 dakika hiç durmadan takımını desteklemenin verdiği gururu hissetmek, önde olduğu dakikalardaki heyecanı, geride olduğu zamanlardaki stresi, orda bulunan az sayıdaki arkadaşlarıyla ''seninle ağlarım, seninle gülerim '' tezahüratlarına katılmayı, futbolcusunun gol attıktan sonra tribüne koşarak az sayıdaki taraftarlarıyla sarılma duygusunu yaşamak her taraftarın hakkıdır. İşte Amedspor taraftarının istediği tam da budur.

Ama 3 yıldır süren bu yasak, maalesef bu taraftarın heyecanını, stresini, üzüntüsünü, sevincini, üst lige yükselmesini, alt lige düşmesini, futbolcusunun 100 kişilik tribüne koştuğunu görmesini ve daha birçok duyguyu yaşamasını engellemiştir. Oysa armanın ve takımın yanında olma, deplasmana gitme taraftarın en büyük hakkıdır.

Futbolun olmazsa olmazı taraftar;

Taraftarın olmazsa olmazı deplasmandır.

Tüm takımlarımız için deplasman yasağının kalkması dileğiyle…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol