Osmanlı dönemi mimari yapılarında dış süslemede sadelik ve asil bir düzenleme dikkati çekmektedir. Profil silmeler, sarkıtlımukarnaslar, bitkisel motifli kabartma pencere ve portal alınlıklar iki renkli taş ve mermer işçiliği, geometrik düzenli şebekeler bu dönemin taş bezemesi için karakteristiktir. 

Erken ve klasik devir, Osmanlı mimarisinde natüralist karakterdeki motiflerin zamanla artan bir incelikle bütün mimari elemanları kapladığı bir dönemdir. Taş malzeme üzerine yapılan geometrik bezemeler ise giderek yapıların ikinci derecedeki elemanları üzerine uygulanır olmuştur.

Antik mimarinin etkisi ile XIV. yüzyılda kullanılmaya başlanan silme, dönemin mimari bezemesinin en çarpıcı unsurlarından biridir. Geometrik ve bitkisel içerikli bordür bezemesinin yerini duvar yüzeylerinde iç bükey ve dış bükey formları ile gölge-ışık kontrastı oluşturan silme grupları almıştır. Ayrıca kapı ve pencere düzenlemelerinde ve kitabelerde de çerçeve olarak silmeden yararlanılmıştır.

16. yüzyıl sonlarında gelişmiş bir bezeme üslubuna sahip olan Osmanlı mimarisinde mermer ve taş oymalar, silmeler ve çok renkli kemer taşları yapı öğelerini vurgulamaktadır. Bunlar bütüncül bir üslup içinde uygulanırken, renk vurgularını da çini kaplamalar sağlamaktadır. Bezemenin kontrollü ve uyumlu kullanımı da Osmanlı mimarisini genellikle çok bezemeli olan diğer İslam mimarisi örneklerinden ayırır.

Osmanlı mimarisinde çini, iç mekâna yönelik ana süsleme unsuru olarak karşımıza çıkar. XV ve XVIII. yüzyıllar arasında görülen örnekler Selçuklu dönemini gölgede bırakacak zenginliktedir. Öncelikli olarak İznik ve Kütahya da üretilen çinilerde renkler çeşitlenirken, tekniklerde değişmeler görülür. Önceki dönemin sevilen tekniği çini mozaik bu dönemde yerini renkli sır ve sır altı tekniklerine bırakmıştır. Tercih edilen motifler ise natüralist ağırlıklı bitkisel kompozisyonlardır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol