Ekmek denince akla emek de geliyor. Çünkü ekmeğin oluşması büyük emek ve mucizevi keşifle ortaya çıkmıştır. İlk tarım ortaya çıktığında, başağa bilinçli olarak dokunan ilk insan eli, tohumdan başağa ve onu var eden güneş ve yağmura dair bilgiler elde etmiştir.

Ekim yapıldığında tohum toprağa gömülür sonra beklenilen bir süreç var. Bu sürçte güneş ve yağmur suyu topraktan bir kutsallık var eder. Buğdaydan, una dönen ve daha sonra ekmek olan bu kutsallık neredeyse bir inanç düzeyindedir. İnanç düzeyinde olan ekmeğin kutsallığı çocukların da ilk bilimidir. Çünkü yere düşen ekmeğe basılmaz, yerden alınır, ele bırakılır ve üç defa öpülür. İnsan ayağının değmeyeceği, kirletilmeyeceği bir yere bırakılır. Ve bu da kutsallığa verilen anlamı ortaya koyuyor. Çocuklara da bu kutsallık öğretiliyor.

Esasında dinlerde ekmeğe özel olarak bir kutsallık verilmemiştir. Ama ona yüklenen "emek, alın teri, helal kazanç" gibi kavramlar onu diğer besinlerden daha üst kılmıştır.

Mesela İslamiyet de, Hz. Muhammed bir defasında eve girdiğinde yere atılmış bir ekmek parçası görür. Onu yerden alıp sildikten sonra yer. Ve der ki; “Ey Ayşe! Değerli olan şeye saygı göster. Çünkü ekmek parçası hangi topluluktan/kavimden nefret etmiş/kaçmış ise, bir daha onlara dönmemiştir.”

Hz. İsa ise, son akşam yemeğinde bir somun ekmeği eline alıp Allaha şükreder. Ekmeği bölüp öğrencilerine veren Hz. İsa der ki; “Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapın.”

Yahudilikte ise ekmeğin yeri ve önemi kuşkusuz tartışılmaz bir olgudur. Yahudiler yanında ekmek olmayan bir yemeği, yemek olarak bile kabul etmezler. Onların inancında ekmeğin kutsallığının kökleri Tevrat’a dayanmaktadır.

                                                                             ***

Türkiye’deki ekonomik kriz vatandaşın en temel ihtiyacı olan ekmeği de vurmuştu. Kriz nedeni ile ekmeğin gramajı küçülmüş, küçülen ekmek bir de zamlanmıştı. Ekmek zammı tartışmaları bir türlü bitmezken, insan bunun ötesini düşününce bu gidişle, “Herhalde çeyrek ekmeğe doğru gidiyoruz” demek zorunda kalıyor. Düşünsenize vatandaşlar artık tam ekmek alamadığı için zaten yarım ekmek almak zorunda kalıyor, birde çeyrek ekmek olunca ne olacak? Bu defa da çeyreğin çeyreğini mi alacağız?

Bizim dini inancımıza göre birine ekmek vermek büyük hayırlara vesile olup, insanı kaza ve beladan koruyormuş. Ben bunu annemden de bilirim. Benim babaannem öldükten sonra annem her akşama doğru onun hayrına bir sıcak ekmek komşuya verirdi. Hatta bir söz var denir ki; “Bir ekmek çalanın günahı olmaz, bin ekmeği paylaşmayanın günahı olur” diye. Yine Şeyh Said, “Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, ölümden sonra anılmaz” der. Şeyh Bedreddin , “Ay ve güneş herkesin lambasıdır, hava herkesin havasıdır, su herkesin suyudur, ekmek neden herkesin ekmeği değildir?” derken, Mevlana da; “Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki, sen cansın. Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin” der.

Dünyada en çok ekmek tüketen ülke biziz. Biz ekmeğe o kadar çok önem veririz ki hata bize taş atana bile biz ekmek atarız. Ama bu gidişle değil taş atana, atmayana da ekmek veremeyeceğiz.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.