“Eski stadı, millet bahçesi haline getireceğiz.”

18:18:17 | 2018-06-10
Recep YILMAZ
Recep YILMAZ       Gazeteci- Yazar recepyilmaz46@gmail.com

 

Aslında gerçekten çok isterdim, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbekir konuşmasını Diyarbekir’de canlı olarak dinlemek. Ancak özgürlüklerin kol gezdiği ülkede ne yazık ki en azından ekonomik anlamda özgür olmadığım için bizzat Diyarbekir’e gelip izleyemedim, dinleyemedim. Ancak görsel medyadan dinledim, daha sonra yazılı basından okudum.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı, Recep Tayyip Erdoğan bakın neler demiş:

‘Kürt sorununu çözdük,’

‘Özgür bir ülkeyiz,’

‘Bizler yaparız, onlar yıkar,’

‘Sur'u baştan sona inşa ettik,’

'Bugün Diyarbakır 40 yıldır hiç olmadığı kadar huzur doludur,'

'Her kim, herhangi bir Kürt kardeşimin hakkını gasp etmeye kalkarsa karşısında beni bulur,'

'Ana diliniz siyasi istismar aracı haline dönüşmesin istemiyor muydunuz? Şimdi var mı engel olan?,'

'Şimdi bakıyorum hepsi türbe ziyaret eder gibi Edirne'de cezaevinde beyefendiyi ziyarete gidiyorlar,'

'Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyetidir,'

'Kürt sorunu yoktur diyoruz,'

'Sömürü düzenine karşı çıkıyoruz.'

Bu sözlerin tümü Anadolu Ajansı’ndan aldığım Tayyip Erdoğan’a ait sözler.

Diyarbakır'da İstasyon Caddesi'nde halka seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bütün bunlara ek olarak; "İnşallah bu şehrin takımlarının kupa finallerini yeni statta seyredeceğiz. Eski stadı, Millet Bahçesi haline getireceğiz. İngiltere'nin Hyde Park'ı varsa bizim de bu Millet Bahçe'miz olacak" demiş.

Ben bunu konuşmanın 2. Bölümü olarak ele alacağım. Sevincimi, memnuniyetimi ve bu konudaki çabalarımı yazımın sonunda açıklayacağım. Önce birinci bölümdeki söylenenler hakkında birkaç söz söyleyeyim.

Çok önemsediğim konuşmayı okudum, tekrar okudum. Sayın Erdoğan’ın Diyarbekir’i iyi anlamak istediğini ön gördüğüm için, diyorum ki danışmanları, Diyarbekir’deki gözlemcileri, il ve ilçe örgütleri ve de milletvekilleri Cumhurbaşkanına bugüne kadar Diyarbekir’i iyi anlatamamışlar.

Yazılarımda hep derdim; Diyarbekir; anasız, babasız; Diyarbekir sahipsiz şehir.

Allahvekil gene öyle olmuş. Kente ülkenin en büyük makamını temsil eden ve an itibarı ile icraatın başı olan kişi geliyor, STK’lar, il ve ilçe örgütleri, milletvekilleri, Diyarbekirli kanaat önderleri açık yüreklilikle, yüreğine Diyarbekir sevdasını doldurarak Diyarbekir’in gerçek sorunlarını, istek ve taleplerini, Diyarbekir’in beklentilerini anlatamamışlar. Söyleme yürekliliğini gösterememişler.

Aslında bu basiretsizlik, bu korkaklık, bu vurdum duymazlık, bu suyuna gitme densizliği, yalnızca Diyarbekir’in zararına değil, Cumhurbaşkanının da aleyhinedir. Çünkü Cumhurbaşkanını dinleyenler; “Koyun can derdinde, kasap et derdinde” diyecekler, demişlerdir de…

Cumhurbaşkanının özetle yukarıya aldığım cümleleri tek tek irdeleyerek siyaset yapmak istemiyorum. Ancak bir Diyarbekir sevdalısı olarak, yanlış yönlendirmelere, yanlış ve yetersiz bilgilendirmelere ön ayak planları da eleştirmeden duramadım. Kimse kusura bakmasın.

Şimdi gelelim konuşmanın; benim gönlümü rahatlatan, sevinçten havalara uçurtan ikinci bölümüne…

"İnşallah bu şehrin takımlarının kupa finallerini yeni statta seyredeceğiz. Eski stadı, Millet Bahçesi haline getireceğiz. İngiltere'nin Hyde Park'ı varsa bizim de bu Millet Bahçe'miz olacak."

Bu sözü aslında on defa, yüz defa hatta bin defa tekrar tekrar yazmak istiyorum köşeme.

Çünkü şehir stadının yıkılacağı henüz söylenti halindeyken bile; yazılarımın sonuna aynen şöyle yazar oldum;

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Buna bütün Diyarbekir’in bilhassa gazete okurları tanıktırlar.

Bangır bangır yazdım;

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Sayın Cumhurbaşkanı konuşmasının bir bölümünde;

Eski stadı, Millet Bahçesi haline getireceğiz. İngiltere'nin Hyde Park'ı varsa bizim de bu Millet Bahçe'miz olacak" diyor.

Demek oluyor ki halkın taleplerini doğru duyurursan, iyi duyurursan, iyi şeyler kazandırmış olursun.

Ey Diyarbekir’in siyasileri, fikir önderleri, STK’ları beni duyuyor musunuz?

Bugünlük bu kadar…

Dostça kalın…

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi;

YAKIP YIKILAN BÖLGELERDE EVLER, ASLINA UYGUN VE DİYARBEKİR EVLERİNE YAKIŞIR BİR BİÇİMDE YAPILSIN.   

-- Adversting 6 --

 




ETİKET :  

Tümü