Hani hep deriz ya ‘Çocuklar Geleceğin Teminatıdır’ diye… Evlerimiz, caddelerimiz, sokaklarımız, bahçelerimiz, parklarımız çocukların gülüşüyle güzeldir, her taraf onların oyunlarıyla, koşuşturmaları ile şen şakraktır ve daha da yaşanırdır. Ama gelin görün ki biz büyükler, Dünya’yı berbat etmek ve yaşanamaz hale getirmek için her şeyi yapıyoruz.

Günümüzde Dünya’nın birçok yerinde savaşlar yaşanıyor ve bu savaşlardan, çatışmalı ortamlardan ve her türlü kaostan en fazla etkilenen kesim, hiç kuşkusuz çocuklardır. Geleceğimiz dediğimiz çocuklardır. 

Sırf silah tüccarları, savaş baronları ve savaştan rant elde eden ülkeler, biraz daha fazla para kazanacak diye, kasalarını dolduracaklar diye, geleceğimiz olan çocuklarımızı göz göre göre yok ediyorlar.

Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu, dünyada silahlı çatışmalardan etkilenen çocuk sayısını 250 milyon dolayında olduğunu açıklıyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu'na göre, sadece Suriye’de devam eden savaştan 7 milyon 500 bin çocuk etkileniyor. Bu çocuklardan 1 milyon 700 bini, komşu ülkelere sığınmak zorunda kalırken, 4 bin dolayında çocuğun ise, saldırılar sonucunda öldüğü belirtiliyor.

Irak’ta Filistin’de, Suriye’de, Arakan’da, Libya’da, Sudan’da, Yemen’de ve Dünya’nın savaş ve çatışma yaşanan bölgelerinde durum çokta farklı değil. Yani bu rakamlarda gösteriyor ki, geleceğimiz olan çocuklarımız çok büyük tehdit altında...

Sadece savaşlar, kaoslarla geleceğimiz olan çocukların hayatlarını karartmıyoruz. Onları bir de çocuk işçi olarak çalıştırıyoruz. Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından hazırlanan ‘Çocuk İşçiliği Küresel Tahminler Raporu’na göre, Dünya’da 73 milyonu ‘tehlikeli’ işlerde olmak üzere, 152 milyon çocuk işçi bulunuyor. Yani her 10 çocuktan biri çalışıyor. Raporda, bu çocukların 88 milyonu erkek, 64 milyonu ise, kızdan oluştuğu da belirtiliyor.

2015 yılında güncellenen verilere göre, ülkemizde de ilkokuldan üniversite düzeyine kadar öğrenci başına yapılan kamu harcamaları, 4 bin 652 dolar ve bu rakam 10 bin 391 dolar olan Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü  ortalamasının yarısından bile az. 

 

Bugün caddelere, sokaklara, tarlaya, sanayi bölgelerine, büyüğünden küçüğüne türlü türlü iş yerlerine baktığımız da, her tarafta minicik bedenleriyle en hafifinden, en ağırına kadar her türlü işte çalıştırdığımız, sömürdüğümüz geleceğimiz olan çocukları görüyoruz.

Geleceğimiz olan çocuklarımızı, her konuda istismar ediyor ve sömürüyoruz. Sonra da geleceğimizden umut bekliyoruz. Eğer bir geleceğimiz olsun istiyorsak, öncelikle çocuklarımıza yaşanabilir bir Dünya oluşturup, bırakmalıyız.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol