Geleceğin gıdası: Bakliyat

Tüm dünya 10 Şubat 2019’da Dünya Bakliyat Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Bu yılki sloganı ‘Geleceğin Gıdası’ olarak belirlenen bakliyatın gerek toprak verimliliği gerekse insan sağlığı açısından önemi, başta Türkiye olmak üzere dünyada bir haftaya varan kutlamalar ve çeşitli etkinliklerle bir kez daha gündeme getirilecek. Dünya Bakliyat Federasyonu Başkanı Hüseyin Arslan, “Yarınlara bırakacağımız güzel bir dünya için bakliyat ekiminin sürekliliği önemli. ‘Geleceğin Gıdası’, artık bizim sloganımız” dedi.

13:15:10 | 2019-02-06
-- Adversting 5 --

Türkiye'nin geleneksel gıdalarından bakliyat, ‘üvey evlat’ olmaktan çıkıyor. Türkiye’nin yoğun çabalarıyla Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2016 yılının ‘Dünya Bakliyat Yılı’ ilan edilmesinin ardından hız kazanan çalışmalar, bakliyatı, hak ettiği yeri alması yönünde önemli bir noktaya taşıdı. Günümüzde artık, bakliyatın önemini yeniden keşfeden dünya ülkelerinin çabalarıyla hem üretim hem tüketim artma eğilimine girdi.

Dünya Bakliyat Federasyonu Başkanı Hüseyin Arslan, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü çerçevesinde bakliyatın önemine ilişkin İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.

Dünya Bakliyat Federasyonunun, bu konuda dünyanın en yetkin kurumu olduğunu belirten Arslan, Kanada’dan Japonya’ya, Amerika’dan Çin’e kadar çok sayıda önemli üyesi bulunduğunu söyledi. Bakliyatın, 10 Şubat’ta bir kez daha Türkiye’nin gündemine gelecek olmasının önemli olduğunu dile getiren Arslan, "Gerek Türkiye’de gerek dünya genelinde bakliyatın önemi gittikçe yeniden anlaşılmaya başlandı. Bakliyat bir rotasyon bitkisi. Dünyada bakliyat üretimindeki asıl artış süreci de bu öneminin anlaşılmasıyla başladı. Çünkü bakliyat, havadaki azotu alıp toprağa vererek toprağın gübre ihtiyacını karşılıyor. Bundan dolayı da artık toprak nadasa bırakılmıyor. Türkiye halen bazı bölgelerimizde nadasa bırakma geleneği sürüyor. Biz bu konuda bakanlık çerçevesinde girişimde bulunduk. Bakanlık bir çalışma yapacak. O bölgeler de bakliyat ekimiyle birlikte nadastan çıkarsa Türkiye’nin bakliyat üretimine katkısı olacak” dedi.

"Dünyada bakliyat üretiminde artış var"

Dünyada bakliyat üretiminde bir artış olduğuna dikkat çeken Arslan, bu artışın da fiyatları düşürdüğüne işaret etti. Bakliyat üretiminde Kanada, Amerika ve Avustralya’nın ardından yeni oyuncuların da devreye girdiğini ifade eden Arslan, “Bakliyatın önemi artık Avrupa’da anlaşılmaya başlandı. Avrupa Birliği’nden (AB) bakliyatla ilgili önemli destekler verilmeye başlandı, özellikle fava fasulyesi ve bezelyeyle ilgili. Rusya, Kazakistan gibi büyük topraklara sahip ülkelerde de bakliyat üretiminde gittikçe artan ciddi rakamlar ortaya çıkmaya başladı ve hatta bu ülkeler ihracata başladılar. Bu durum da bakliyat fiyatlarını düşürdü. Ben, bakliyat fiyatlarının düşmediğini, normal düzeyine geldiğini düşünüyorum. Çünkü daha önceki fiyatlar dolar bazında geçici yüksekliklerdi. Örneğin, bazı ürünlerimizde bin doların üzerinde olan fiyatlar 400-500 dolara kadar düştü. Bu çerçevede baktığımızda fiyatlar normale döndü” diye konuştu.

“Bakliyat Yılı’nın ilanı, Türkiye olmasa olmazdı”

Bakliyatın son dönemlerde bu kadar popüler olmasının ve üretiminin giderek artmasının nedenlerinden birinin de 2016’nın BM tarafından Dünya Bakliyat Yılı ilan edilmesi olduğunu vurgulayan Arslan, o dönemde Türkiye Hükümeti’nin çok büyük destek verdiğini kaydederek, “Bakliyat Yılı’nın ilanı, Türkiye olmasa olmazdı. Bakliyatın önemi, sadece insan sağlığı açısından değil; bunu kimse tartışmıyor zaten, insan sağlığı için en sağlıklı tüketim ürünü. Protein ve kompleks karbonhidrat açısından baktığımızda çok faydalı. Aminoasitler dahil her şey var bakliyatın içerisinde. Ayrıca, toprağın gübre ihtiyacını karşılıyor. Toprağın bozulan dengesini de sağlamaya çalışan bir ürün. Öte yandan su ihtiyacı az. Dünya bugün su sıkıntısı, sürdürülebilir tarım gibi sorunlara doğru gidiyor. Tüm bunların çözümü bakliyatın içinde bir araya gelmiş. Örneğin, Afrika’da bakliyat üretimi küçük topraklarda aileler tarafından yapılıyor ve orada ‘Bu kadın işi’ deniyor. Buradan baktığınızda, cinsiyet eşitliği ve kadının toplumdaki gücünün artırılması açısından da bakliyatın bir önemi olduğu ortaya çıkıyor. BM’nin Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri 2030 Ajandasında yer alan 30 hedefin yarısından fazlası bakliyatla direk ya da dolaylı konular. Biz de bütün bunları BM’nin gündemine getirdik ve nihayetinde 2016’nın vermiş olduğu güçle birlikte, biz bunun sürmesi gerektiğini anlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Yarınlara bırakacağımız güzel bir dünya için bakliyat ekiminin sürekliliği önemli”

“Sağlıklı bir birey, sağlıklı bir toplum ve en önemlisi de torunlarımıza bırakacağımız gezegenin nasıl bir gezegen olacağı herkesin gündemindeyse bakliyat da bu gezenin topraklarını sağlıklı tutacak bir ürün” diyen Arslan, karbon salınımı düşük, su kullanımı az olduğu için küresel ısınmaya da faydaları olduğunun artık bilindiğini söyledi. Arslan, “Yarınlara bırakacağımız güzel bir dünya için bakliyat ekiminin sürekliliği önemli. Dünya Bakliyat Konfederasyonu toplantısını bu yıl Brezilya’da Rio’da yapıyoruz. Oradaki konferansın teması, ‘Geleceğin Gıdası’. Bunu slogan haline getiriyoruz” şeklinde konuştu.

“Bakliyatta, gerçek Türk Malı ihracatı arttı”

Türkiye ve AB ülkelerinde tarımsal alanların kısıtlı olduğuna dikkat çeken Arslan, Kanada, ABD, Rusya, Kazakistan gibi rakip ülkelerde araziler çok büyük olduğu için üretim maliyetlerinin de düşük olduğunu belirtti. Bu nedenle Türkiye, AB ve bazı gelişmekte olan ülkelerin çiftçiye destekler verdiğini anlatan Arslan, Türkiye’de geçmiş yıllarda yeterli olmayan bu desteklerin, yapılan düzenlemelerle iyi bir seviyeye geldiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Bu desteklerle o eksikliğimizi tamamlamak üzereyiz. Son dönemde bakliyatta gerçek Türk Malı ihracatında 2017’den başlayarak özellikle 2018’de artış var. Gelişmeler olumlu. Yapılması gereken ise Türkiye’de tohum sisteminin oturtulması, çünkü Türkiye’de tohum da var."

Son yıllarda dünyanın daha sağlıklı beslenmeye doğru ilerlediğini ve bu çerçevede bakliyat tüketiminin de arttığını kaydeden Arslan, tüketim artışını Dünya Bakliyat Yılı’nın bir çarpan etkisi haline getirdiğini, Dünya Bakliyat Günü’nün de insanları sağlıklı tüketim açısından bakliyata yönelteceğini ve tüketimin daha da artacağını vurguladı. Amerika’da tüketimi en çok artan ürünün ‘humus’ olduğuna işaret eden Arslan, bakliyat tüketiminin artık bir trend olarak başladığının altını çizdi. Arslan, hedeflerinin, bakliyatta hem üretimin hem de tüketimin artırılması olduğunu belirtti.

Arslan, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü dolayısıyla tüm dünyada bir haftaya varan etkinlikler gerçekleştirileceğini, Türkiye’deki kutlamaların ise yine Mersin’de yapılacağını ve bakliyat yemeklerinin tanıtımının yapılacağını sözlerine ekledi. (İHA)

-- Adversting 6 --

 




ETİKET :  

Tümü