Bin yılların hikâyesi Şah ê Mârân

Ahmet Sünbül... Yazı Dizisi - 4

Güneydoğu Ekspres Diyarbakır  Şah ê Mârân, hem iyilik, hem şifa,  hem bereket, hem de sadakati simgeler. Birçok bölgede farklı biçimlerde ve farklı kahramanlarla anlatılan Şah ê Mârân efsanelerinin ana teması hemen hemen aynıdır. Yılanlar insansız bir dünyada barış içinde yaşarken, insanların ihanetiyle birlikte bu barış bozulmuştur. Bu ölüm, beraberinde şifa ve bereket getirmiştir.

Barışı insanlar bozdu

Şah ê Mârân efsanelerinin en dikkat çeken yanı, yılanların insansız bir dünyada barış içinde yaşarlarken bir insanın onları görmesi ve onlara ihanet etmesiyle önderleri olan Şah ê Mârân ’ı kaybetmeleridir. Efsaneye göre, buna karşın yılanların şahı Şah ê Mârân o denli ileri görüşlü, akıllı ve iyi yüreklidir ki ihanete uğrayacağını ve canından olacağını bile bile insanoğluna güvenir.

Ölüme götürülürken...

İnsanoğlunun ihaneti ile yakalanan Şah ê Mârân ölüme götürülürken dahi sağduyusunu yitirmez. Kesinlikle hiçbir yılanın ölümünden haberdar olmamasını ister, yoksa dünyanın tüm yılanlarının insanlardan öc alacaklarını bilir. Şah ê Mârân efsanelerinin ideal tipi insan değil, yılanların şahı olan Şah ê Mârân’dır. Üstelik bu ideal tip o kadar sevilmiştir ki bazı mekânlara ad olmuş, ayrı bir sanat dalı gibi özel olarak tablolaştırılmıştır.

Üç sembolik özellik taşıyordu

Efsanelerden anlaşıldığı gibi Şah ê Mârân üç sembolik özellik taşımaktadır. Bunlardan birincisi zehirli oluşudur. Kötü niyetli olan vezir gücü ele geçirmek için zehirli olan parçayı yiyince ölmektedir. Şah ê Mârân’ın ikinci özelliği ise şifalı oluşudur. Nitekim Şah ê Mârân’ın baş kısmından yiyen padişah iyileşmektedir. Şah ê Mârân’ın üçüncü özelliği ise sırların ve bilgeliğin koruyucusu olmasıdır.

Bilgelik ve şifa dağıttı

Şah ê Mârân, öldürülmeden önce Camsab’a gövdesindeki parçadan yemesini söyler. Gövde parçasından yiyen Camsab bilge kişiliğe bürünürken, diğer efsaneye göre Lokman, tüm bitkilerin dilinden anlamaya başlamış ve hekimliğin sembolü olarak tanınan Lokman Hekim olmuştur. Şah ê Mârân efsanelerinin yöreden yöreye değişen oldukça fazla varyantları olduğu gibi, Şah ê Mârân hakkında halk arasında anlatılan efsaneler ile yazılı anlatılar arasında da önemli farklılıklar bulunmaktadır.

Halk inanışlarında Şah ê Mârân

Şah ê Mârân efsanelerinin halk inanışları üzerinde önemli ölçüde etkisi bulunmaktadır. Bu inanışlarda, Şah ê Mârân’ın hastalara şifa veren, onlara can veren, insanları koruyan, insanlara mutluluk veren, insanların dileklerini yerine getiren ve ölümsüzlük kimliği ön plana çıkmaktadır. Halk arasında “Şahmeran Duası” adıyla bilinen duanın varlığı bile Şah ê Mârân’ın halk arasında oluşturduğu etkinin büyüklüğünü göstermektedir. Şah ê Mârân duasının önemli ve etkili bir dua olduğuna, yedi gün okunmaya devam edilirse okuyan kişinin isteklerinin yerine geleceğine inanılır. Aynı zamanda bu duanın okuyan kişinin kısmetini açacağına ve satılmayan malının satılmasını sağlayacağına inanılır.

'Şahmaran Hamamı'

Adana’da antik Misis kenti ile Ceyhan ilçesi arasında bulunan Yılanlı Kale, diğer adıyla da "ŞahmaranKalesi"nde bulunan kırmızımsı bir ize bağlı olarak halk Şah ê Mârân’ın bu kalede öldürüldüğüne inanmaktadır. Bir başka inanışa göre de Şah ê Mârân hamamda öldürülmüştür. Tarsus’ta bu hamama "Şahmaran Hamamı" denilmektedir. Tarsus’ta yaşayan halk arasında Şah ê Mârân ve onun öldürüldüğü düşünülen hamamla ilgili çeşitli inanışlar bulunmaktadır.

Tarsus'ta Şâh ê Mârân inanışları

Bu inanışlara göre; Şah ê Mârân hamamının iç kısmındaki duvarında ve göbek taşında görülen kırmızılıklar Şah ê Mârân’ın kanından gelmektedir. Hamam, yılanların şahının öldürüldüğü yer olması dolayısıyla kutsaldır. Tarsus’ta "Şahmaran Hamamı" ile ilgili halk inanışları şunlardır;

• Herhangi bir hastalığı bulunan bir kişi bu hamama gidip burada yıkanır ve dua ederse kısa sürede iyileşir.

• Şah ê Mârân’ın öldürüldüğü ve kan izlerinin hâlâ üzerinde bulunduğu kabul edilen göbek taşına üç kez vücudunu sürenler tüm hastalıklarından kurtulur ve canlılık kazanır.

• Şah ê Mârân’ın kan lekelerinin bulunduğu yere vücutlarını sürenler gençleşir.

• Hamam duvarındaki sıvılar, her yıl düzenli olarak dökülür.

İnanışa göre bu durum, Şah ê Mârân öldüğü güne rastlamakta ve onun kabuk değiştirerek yeniden canlandığını dolayısıyla hiç ölmediğini göstermektedir.

Düğün ve Şâh ê Mârân efsanesi

Tarsus’ta ki başka bir halk inanışına göre Şah ê Mârân, yılanlara hamama yıkanmaya ve oradan da bir düğüne gideceğini söyleyerek sarayından ayrılmıştır. Yılanlar o günden bu yana halen Şah ê Mârân’ın dönüşünü beklemekte, duydukları davul sesi ile düğünün devam ettiğini sanmaktadırlar. Bir gün davul sesi kesildiğinde bütün yılanlar Tarsus’a inecek ve Şah ê Mârân’ın öldürüldüğünü anlayınca herkese düşman olup şehri yok edeceklerdir. Bu günün de kıyamet günü olacağına inanılmaktadır.

Siirt'teki efsanenin konusu

Siirt yöresinde yaygın olan halk inanışına göre Şah ê Mârân, Siirt bağlarının bulunduğu yerde, yüksek bir mağarada yaşamaktadır. Mağaranın üstünde ve altında bulunan kuyuların buraya giden insanları yuttuğu ve buraya gidenlerin hiç birinin geri dönmediğine inanılır. Günümüzde insanlar bağlarına gitmek için farklı güzergâhlar kullanır ve mağaranın yakınından geçmek istemezler.

Halk inanışlarında önemli izler bırakmış

Şah ê Mârân, bölge halkının belleğinde önemli izler bırakmıştır. Bazı insanlar onun sihirli güçlere sahip olduğuna inandıkları için, bazıları da ona duyduğu saygıdan ötürü onun resimlerini evlerine asmaktadırlar. Şah ê Mârân, yöre halkı tarafından o kadar özümsenmiş ki, halkın gelenek ve göreneklerine sirayet etmiş, adeta yaşamın bir parçası haline gelmiştir. Cam altına çizilmiş Şah ê Mârân resimleri uğur getirmesi için kadınlar tarafından odalara asılmakta, insanlara can veren, hastaları iyileştiren doğaüstü güçlere sahip bir yaratık olarak kabul görülmektedir.

Evlere bereket getirdiğine inanılır

Bölgemizde eskiden kem gözlerden korunmak için genç kızların çeyizlerine Şah ê Mârân işlemelerinin konulması da bir gelenekti. Yeni evlenen çiftler Şah ê Mârân resmini evlerine asarak bereketin evlerine geleceğine inanırlardı.  Şah ê Mârân hakkında halk inanışları da yöresel olarak bazı farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı yörelerde evlenen genç kızlar nesillerinin türemesi, evliliğinin uzun sürmesi ve mutlu bir evlilik için Şah ê Mârân resmini yatak odalarına yatağın başucuna asarlar. Bazı yörelerde ise genç kızlar Şah ê Mârân resimlerini evlenmeden önce odalarına asarlar, evlendikten sonra da kaldırırlar. Bunun nedeni ise, Şah ê Mârân’ın güzelliğinin kıskançlığa sebep olmasıdır.

'O eve yılan girmez'

Bazı bölgelerde ise Şah ê Mârân motiflerinin kötülüklerden, yangın ve afetlerden koruyacağına, bereket, uğur ve bolluk getireceğine inanılmaktadır. Esnaflar işlerinde bereket olması için işyerlerine Şah ê Mârân resimlerini asmaktadırlar. Şah ê Mârân resimleri evlerde genellikle girişte göze çarpan bir yere özellikle misafir odalarında kapı ya da pencere üstlerine asılır. Şah ê Mârân’ın evleri kötülüklerden koruyacağına, evlere gözcü ve koruyucu olduğuna inanılır. Şahmeran resmini bir eve asan kimse o eve yılan girmeyeceğine inanır.

Gelenek halen sürüyor

Eskiden duvarlara ipekten Şah ê Mârân motifi dokunmuş duvar halıları ve Şah ê Mârân işlemeli peşkirler asılırken günümüzde cam altına çizilmiş Şah ê Mârân resimleri asılmaktadır. Birçok ev ve işyerlerinde bu duvarlara asılı bu Şah ê Mârân resimlerini görebiliyoruz. Eve gelen insanlar iyi niyetliyse Şah ê Mârân’ın yüz kısmını görürler, kötü niyetliyse kuyruk kısmını görürler. Eve gelen insanın niyetinin bu şekilde anlaşıldığına inanılmaktadır. (Bitti)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol