Tarihten günümüze kültür envanterimiz

Ahmet SÜMBÜL/ Yazı Dizisi (8)

Diyarbakır’da Hıristiyan ve Musevi Cemaatine ait olan dini yapılardan sadece şu anda bir kaçı ayakta bulunmakta. 70-80 yıl öncesine kadar cemaatleri mevcut bulunan kiliselerin bazıları şimdilik harap durumda. Daha önce ilköğretim okulu olarak kullanılan iki kilise, Sur olayları sırasında yıkılırken, Hasırlı mahallesindeki Sinagog kalıntıları ise halen yerinde duruyor.

Protestan Kilisesi

Doğu-batı uzantılı, bazilikal planlı bir yapıdır. Kesme bazalt taştan inşa edilmiştir. Kilisenin batısında bulunan narteksine, sivri kemerli bir kapıdan girilmektedir. Kilise sütunlar üzerine yükselen kemerlerle üç neften oluşmaktadır. Ana nef üzerinde kubbe, diğer kısımlar düz dam şeklindedir. Mekanın doğusunda apsis, güney ve kuzey duvarlarında altı adet basık kemerli pencereler ile tepe pencereleri bulunmaktadır. Narteksin kuzey ve güneyinde basık kemerli iki kapı yer almaktadır.

Tek kattan oluşmakta

Kilise duvarları, payelerle desteklenmiştir. Kilisenin doğusunda, kilise müştemilatı bulunmaktadır. Bodrum+zemin kattan oluşmaktadır. Müştemilat zemin katının doğusunda, yuvarlak kemerli mutfak ve sivri kemerli bir eyvan bulunmaktadır. Bodruma mutfaktan giriş sağlanılmaktadır. Eyvanın batısında bir mekan yer alır. Kuzey kanatta sivri kemerle avluya açılan bir giriş koridoru vardır. Koridorun sağ ve solunda mekanlar yer almaktadır. Koridorda üst kata geçiş veren merdivenler bulunmaktadır.

Ermeni Katolik Kilisesi

Hasırlı mahallesinde bulunan yapı, siyah-beyaz taştan inşa edilmiştir. İçerden ahşap kirişli, dışardan düz damlıdır. Yapının dışardan yan duvarları payanda ile desteklenmiştir. Yapının girişi güneyden verilmiştir. Yedi dilimli ve basık kemerli bir kapıdan avluya girilmektedir. Kilise yapısı, avlunun doğu tarafında yer almaktadır. Yapının ön tarafında, üç gözlü bir revakla örtülmüş narteks bulunmaktadır. Narteksin doğusunda, yer alan sütunceli ve dilimli kemerli üç kapıdan kilise içine girilmektedir.

Restore edilerek eski görünümüne kavuşturuldu

Kilise içi, sütun sıralarıyla dört nefe bölünmüştür. Neflerin doğusunda üç apsis vardır. Sağ ve sol apsisler mukarnaslıdır. Batıda yer alan bir merdivenle, kadın mahfiline çıkılmaktadır. Kilisenin üç tarafı pencerelerle çevrelenmiştir. Pencereler araları, çini plaklarla kaplanılmış, ancak günümüze bu çinilerin çok az bir kısmı ulaşmıştır. Avlunun güney ve batı kanadında, kilisenin müştemilatı olup zemin+1 katlıdır. Cemaati olmayan ve uzun süre iş atölyesi olarak kullanılan yapı, günümüzde restore edilmiş ancak açılışı henüz yapılmamıştır.

Mor Petyun Keldani Katolik Kilisesi

Hasırlı mahallesinde bulunan yapı, bazalt taştan, enine dikdörtgen planlıdır. Bazı mekanların tavan ve zeminleri çökmüş durumdadır. Yapıya kuzeyden, yedi dilimli kemer içerisine alınan basık kemerli kapıdan girilmektedir. Kapı üzerinde, karşılıklı iki aslan kabartması mevcuttur. Dilimli kemer üzerinde altında insan başlı konsol olan silme yer alır. Kapıdan iki sivri kemerli bir eyvana geçilmektedir. Eyvanın karşısında, bu eyvanı tekrarlayan bir eyvan daha bulunmaktadır. Eyvanın üst katında bir mekan yer almaktadır. Avlunun doğusunda kilisenin müştemilat binası bulunmaktadır.

Pencereler arası kitabelerle süslü

Kilise ile müştemilat binası bir duvar ile biri birinden ayrılmıştır. Kuzeydeki eyvanın üst katında, yuvarlak kemerli beş penceresi olan bir mekan mevcuttur. Mekana geçiş, müştemilat avlusundaki merdivenle sağlanmıştır. Pencereler arasında bir kitabe vardır. Kuzey eyvanın batısında açılan, dar uzun bir koridorla kilise ibadet mekanına geçilmektedir. Mekanın kapısı üzerinde, 1834 tarihli bir kitabe mevcuttur. İbadet mekanı enine planlı olup, üç sivri kemerli, dört neften oluşmaktadır. Mekanın kuzey duvarında, yüzleri yarım silindirik biten plastrler enine uzayan kemerlere dayanak oluşturur.

Ahşap kirişli tavan ve bazalt zeminli yapı

Tavanı ahşap kirişli, zemini dişi bazalt taştandır. Kilise çan kulesi, kilisenin doğusunda yer alıp kare kaide üzerine oturan sütuncuklardan oluşmaktadır. Müştemilat binası, kilisenin avlusunun doğusunda olup ‘L’ planlıdır. Kuzey kanadın zemin katında, küçük bir havuzu olan iki sivri kemerli, bir eyvan yer almaktadır. Eyvanın arkasında bir mutfak ve bir mekan yer almaktadır. Kuzey kanadın üst katı çökmüş durumdadır. Müştemilatın doğu kanadı, bodrum+zemin+1 kattan oluşmaktadır.

Alipınar Süryani Kilisesi

Alipınar mahallesinde bulunan ve yıkık durumda bulunan kilise, doğu- batı yönde, enine planlıdır. Yöresel malzeme olan kesme ve moloz taşlardan inşa edilmiştir. Mekanın güneyinde ve kuzeyinde, birbirine paralel, birer basık kemerli kapısı vardır. Doğuda üç mihraplı apsis kanadı bulunmaktadır. Ana apsisi daha büyük tutulmuştur. Apsis kanadında yan ve doğuda çıkmalar olmayıp 3 nefidekağir tonozlar örter. Kilise içinde kemer ayakları için iç alana taşmalar vardır. Üst örtü yıkılmıştır.

Kilise (Süleyman Nazif İlköğretim Okulu)

Fatih Paşa mahallesinde bulunan kilisenin yapım tarihi bilinmiyor. Kilise, uzun yıllar Süleyman Nazif İlk öğretim Okulu olarak kullanıldı. Sur'da yaşanan çatışmalar sonrasında ise söz konusu yapı yıkıldı. Yapı doğu-batı uzantılı olup bazalt taştan inşa edilmiştir. Bodrum+zemin+1 katlıdır. Yapı daha önce kilise olarak işlev görmüştür.

Kilise kapıları dolgu malzemesiyle kapatılmış

Kilise, betonarme duvarlarla çevrelenmiş avlulu bir yapıdır. Avlunun güneydoğusunda bir havuz izi mevcutur. Mekanın dikine gelişen dört kemerli nişi ve bu nişlerin içinde avluya açılan dört penceresi mevcuttur. Bu mekanın kuzeybatısındaki kemer içinde, sütunlar üzerine oturan yuvarlak kemerli iki kapı mevcuttur. Ancak kapılar doldurularak kapatılmıştır. Mekanın doğu duvarlarında kuzey ve güneyine sonradan kapatılmış basık kemerli iki niş vardır.

Kilise avlusunda sütun ve sütun başlıkları bulunuyordu

Zemin ahşapla kapatılmış, tavan çimentoyla sıvanmıştır. Mekanın güney duvarında, bahçeye açılan bir kapısı vardır. Üst kata, kemerli bir kapıyla geçiş veren betonarme bir merdivenle çıkılmaktadır. Üst kat planı, alt kat planı ile benzerlik göstermektedir. Üst katın batı kısmında, çapraz tonozlu sivri kemerli bir mekan bulunmaktadır. Bu mekanın güney penceresinin her iki yanında, tavan arasına giden girişler mevcuttur. Avluda, sütun ve sütun başlıkları bulunmaktadır. Kilise okul olarak kullanıldıktan sonra da bu sütunlar yerinde kalmış, ancak Sur'da yaşanan olaylar sonrasında yapı tamamen yıkılmıştır.

Kilise (Yavuz Selim İlköğretim Okulu)

Fatih Paşa mahallesinde bulunan Kilise, uzun yıllar Yavuz Selim İlköğretim Okulu olarak Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kullanıldı.  Anıtsal değerde olan yapı doğu-batı uzantılı, kesme bazalt taştan inşa edilmiş, zemin+2 katlı olarak inşa edilmiştir. Üst örtüsü içerden betonarme dış kısımda ise kiremit çatılıdır. Yapı Süryani Katolik Kilisesinden okula dönüştürülmüştür.

Dört sütunlu bir girişle yapıya giriş sağlanılmaktadır. Sütunların üstü betonarmedir. Yapı zemin katı koridor ve bu koridorun etrafında bulunan mekanlardan oluşmaktadır mekan pencereleri basit geniş formda olup orijinalliği bozulup betonarmeye çevrilmiştir. Bir ve ikinci katlarda zemin kat planın tekrarlar niteliktedir. Sur'da yaşanan çatışmalar sonrasında, aynen Süleyman Nazif İlköğretim Okulu gibi, eski kilise olan bu bina da yakıldı.

Kilise

Hasırlı mahallesinde bulunan ve ayrıntısı konusunda bilgi alınamayan bu kilise, şimdi tamamen yıkılmıştır. 1900'lü yılların başlarına kadar da kullanılan kilise, daha sonra cemaati azaldığı için kendi kaderine terk edilmiş. Sur'da çıkan olaylar öncesinde otopark için kullanılan kilisenin arazisi şimdi boş arazi durumundadır.

Havra (Sinagog) Kalıntısı

Yapı yöresel malzeme olan kesme bazalt taştan inşa edilmiştir. Kaynaklara göre1881 yılında Sör Moses Montefiore’nin Yahudi cemaatine yapmış olduğu 100 sterlin bağış sayesinde yapılmıştır. Yapı kalıntılarının izleri görülmekte olup yapıya ait mimari parçalar dikkat çekmektedir. Günümüzde yapı büyük bir tahribata uğramış olup yapı alanı toprak dolguyla dolmuş durumdadır. Yapıya ait mimari parçalar olan sütunlar,sütun başlıkları vb. taşlar toprak yüzeyinde ve toprağa gömülü bir şekilde yerinde korunmuştur. Hasırlı mahallesinde olan Sinagog, Yahudilerin Diyarbakır’ı terk ettiği 1940 tarihine kadar da ibadete açıktı. Şu anda boş arazi olarak durmaktadır. (Sürecek)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol