10 Aralık İnsan Hakları Haftası etkinlikleri

Sedat IRMAK

Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası (DTO), Hak İnisiyatifi Derneği Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği, 10 Aralık İnsan Hakları Haftası nedeniyle Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde ortak basın açıklaması düzenledi.

 

Açıklamaya, sivil toplum örgütleri temsilcileri ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır il eşbaşkanları katıldı.

 

Parkta açıklama yapan Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın, Türkiye’nin insan hakları karnesinin kırık notlarla dolu olduğunu öne sürerek, “Türkiye’nin bu konudaki pratiğini konuşursak insanları hakları konusunda maalesef iyi bir noktada değiliz. Biz burada bir kutlama yapmıyoruz” dedi.

 

 Ardından İHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, ortak basın metnini okudu.

 

“Failler mutlaka bulunacak ve yargılanacaktır”

Tahir Elçi cinayetinin, aradan geçen bunca zamana rağmen dosyada tek bir fail ya da şüphelinin yer almamış olmasını, faili meçhule bırakılmak istendiğinin bir işareti ve cezasızlık kültürünün tezahürü olarak gördüklerini ifade eden Zeytun, “Huzurlarınızda Tahir Elçi’ye bir kez daha söz veriyoruz: Buna asla izin vermeyeceğiz, failler mutlaka bulunacak ve yargılanacaktır” dedi.

 

“Cumartesi anneleri engellenmek isteniyor”

Cumartesi Annelerinin eylemine getirilen yasağa değinen Zeytun, ülkenin karanlık dönemlerinde çocuklarını kaybeden ve onlardan bir daha da haber alamayan Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri’nin yürütmüş olduğu adalet ve hakikat, geçmişle yüzleşme mücadelesinin de siyasi iktidar tarafından engellenmek istendiğini öne sürdü.

 

“Kadına yönelik şiddet ödüllendiriliyor”

Kadına yönelik şiddetin devam ettiği ve bu şiddetin yargı kararlarıyla adeta ödüllendirildiğini iddia eden Zeytun, “Karar verici mekanizmaların kadına yönelik artış gösteren şiddet karşısındaki duyarsız tavrı, yine siyasal iktidar mensuplarının öteden beri kadın haklarını tehdit eden ayrımcı ve ötekileştirişi söylemleri, sorunun derinleşmesine daha fazla katkı sunmaktadır” dedi.

 

“İnsan onuruna uygun bir yaşam temenni ediyoruz”

Aynı şekilde çocuklara yönelik şiddet ve hak ihlallerinin, bu süre içerisinde devam ettiğini hatırlatan Zeytun, konuşmasını şöyle bitirdi: “Sizlerle paylaştığımız ve açıklamaya çalıştığımız ihlaller basın açıklamasına sığdırılamayacak kadar geniş bir yelpazede cereyan etmektedir ve son derece ciddidir. Çünkü ihlaller yaygın ve sistematik bir hal almış durumdadır ve önlemeye yönelik siyasi bir irade görülmemektedir. Sonuç olarak diyoruz ki: Her koşul altında dil, din, ırk, milliyet, cinsiyet, etnik ve kültürel farklılık ayrımı yapmadan BM Evrensel Beyannamesine taraf ülkelerin, yükümlülüklerini yerine getirmeye davet ediyor, yaşam hakkının kutsal olduğu vurgusunda bulunarak özgürlüklerle dolu, insan onuruna uygun bir yaşam temenni ediyoruz.”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol