|
Karakter boyutu :
Arınç, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ile yönetim kurulu üyelerini konfederasyon genel merkezinde ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklama yapan Arınç, aralık ayında yapılan Türk-İş Genel Kurul'nda Mustafa Kumlu'nun genel başkanlığa yeniden seçildiğini hatırlatarak, Kumlu'yu kutladı, başarı diledi. Türk-İş'in üye sayısı, etkinliği ve sendikal çalışmaları bakımından çok güçlü konfederasyonlardan olduğuna işaret eden Arınç, Türk-İş'in Türk çalışma hayatında önemli bir yeri olduğunu belirtti. Görüşmede, işçilerin çalışma şartlarına ve hükümetin hazırladığı bazı yasa taslaklara ilişkin konfederasyonun görüşlerini aldığını anlatan Arınç, çalışma hayatının bütün safhasında ve sektörlerinde Türk-İş'in büyük bir etkinliği olduğunu vurguladı. Arınç, ''Tecrübelerine, birikimlerine, gücüne dayanarak, çalışma barışının kurulması yönünde, onların tavsiyelerine her zaman dikkat edeceğimizi ifade etmek istiyorum'' dedi. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu da, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı ile Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı'nın Bakanlar Kurulu'nda olduğuna, hala TBMM'ye gönderilmediğine dikkati çekerek, konuyla ilgili sıkıntılarını görüşmede dile getirdiklerini söyledi.
TBMM'nin çok yoğun bir gündemi olduğu anlatan Kumlu, şöyle devam etti: ''Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Temmuz 2011'de yayımlanması gereken istatistikleri 31 Aralık'a kadar uzatmıştı. Zannediyorum bu ayın sonuna kadar da Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısı Meclis'e sevk edilmiş olacak. Bu konudaki sıkıntılarımızı paylaştık'' dedi. İşkolu istatistiklerinin yayımlanması Arınç, açıklamaların ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Arınç, bir gazetecinin Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı'nın hala TBMM gündemine gelmediğini hatırlatarak, ''İşkolu istatistiklerinin ay sonuna kadar yayımlanması gerekiyor. Yasa çıkmadan istatistikler yayımlanırsa pek çok sendikanın kapatılması söz konusu olacak. Yasa yetişmezse, istatistiklerin yayımlanmasının ertelenmesi söz konusu olabilir mi?'' sorusu üzerine şöyle konuştu: ''Konuyu bizzat takip eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızdır. Onun çok önemli bir çalışması var. Türk-İş ve paydaş sendikalarla da görüş alışverişi yapılmıştır. Bu, bugünün çalışması değildir, devam etmektedir. Bugün itibariyle Meclis'in gündeminde, bugün son çalışma günüdür. Dün, Cumhurbaşkanlığı seçiminin usül ve esaslarını belirleyen kanunun görüşmelerine başlandı ama ilerlenemedi. Bugün bunun tamamının çıkması muhtemeldir. Önümüzdeki hafta Ocak ayının son çalışma haftası gibi görünüyor. Bu çalışma haftası içinde, bildiğiniz gibi kanunun önce komisyona gelmesi gerekiyor. Komisyona çıktıktan sonra da genel kurulda görüşülmesi lazım. Diyelim ki Ocak ayı sonuna kadar Toplu İş İlişkileri ile ilgili kanunun çıkarılması mümkün olmazsa yine sendikaların menfaati düşünülerek gerekli tedbirler alınacaktır. Geçmişte olduğu gibi bazen bir maddelik bir kanunla bu konularda sendikaların toplu iş sözleşmesi yapma konusunda, istatistiklerdeki durumlarının belirlenmesi konusunda ortak bir karar, bir kanun tasarısı gelebilir. Geçmişte olduğu gibi uygulamalar mutlaka dikkate alınacaktır. İş hayatımızda işçilerimizin, sendikalarımızın zarar görmemesi açısından Bakanlığımız en pratik çareyi mutlaka bulacaktır. Ama aslolan bu kanunun bir an önce çıkarılmasıdır. Ocak ayına yetişir mi yetişmez mi konusu tamamen teknik bir konu.'' 12 Eylül davasını dünya ibretle takip edecek Bülent Arınç, 12 Eylül darbesine yönelik soruşturmaya ilişkin bir soru üzerine ise, 12 Eylül 1980'de askeri darbe yaparak meşru hükümetleri uzaklaştıran ve darbe sürecinde de insan hakları ihlallerini ortaya koyan, pek çok insanın işkence görmesine yol açan hukuk dışı pek çok davranışlarla, Türkiye'nin birliğini bütünlüğünü bozan bir olayla karşı karşıya kalındığını kaydeden Arınç, darbenin etkilerinin 30 yıl devam ettiğini söyledi. Arınç, ''12 Eylül 2010 referandumunda anayasanın geçici maddelerinde darbecileri koruyan hükümler anayasadan çıkarıldı. Halkımızın verdiği bu karar, bu yüzyılın en önemli kararıdır. Bunu biz ayakta alkışladık. Şimdi bu darbenin içinde olanların yargılanması gerekiyor. Bundan sonrası tamamen yargısal bir işlemdir. Bu çok önemli bir dava olacak. Yaşları ne olursa olsun, bu darbeyi bizzat işleyenler hakkında yapılacak mahkemenin sadece Türkiye'de değil bütün dünyada ibretle ve özenle takip edileceğini düşünüyorum. Verilecek karar da Türkiye'nin demokratikleşmesi konusunda attığı adımların bir sonucu olacaktır diye düşünüyorum'' ifadelerini kullandı. guneydoguekspres.com
|
FOTO GALERİEN ÇOK OKUNANLAR
SİTE ANKETSON YORUMLANANLARHAVA DURUMUVİDEO GALERİ
LİNK DEĞİŞİMİ |
|||||||