|
Karakter boyutu :
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile geldiği Diyarbakır'da Hz. Süleyman Camii ile TRT Stüdyoları'nın açılışını yaptı. Arınç'a Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de eşlik etti. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Diyarbakır'a gelen Başbakan Yardımcısı Arınç'ı havaalanında Vali Mustafa Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve diğer yetkililer karşıladı. Arınç, restorasyon çalışmaları tamamlanan Hz. Süleyman Camisine geçerek, Bakan Eker, Vali Toprak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir ile birlikte aynı safta cuma namazı kıldı. Caminin yeniden ibadete açılması nedeniyle düzenlenen törende konuşan Arınç, Ankara'daki kar yağışı nedeniyle uçağın 1 saat rötarlı kalktığını belirterek, bu nedenle kendilerini yağmur altında bekleyenlerden haklarını helal etmelerini istedi. Açılış törenine katılan Bakan Eker de bir konuşma yaptı Eker, Diyarbakır'da çok sayıda sahabenin medfun olduğunu, ancak kentin bu özelliğini Türkiye'nin bilmediğini, bunu yeteri kadar tanıtılmadığını belirtti. Yaklaşık 14 asırdır, İslam medeniyetinin bu topraklarda geliştiğini, daha sonra buradan Anadolu'nun diğer bölgelerine yayıldığını bildiren Eker, Halit Bin Velid'in oğlu Hz. Süleyman adına Artuklular döneminde yapılan caminin, yaklaşık 800 yıldır manevi cazibe merkezi olarak hizmet verdiğini anlattı. Konuşmalardan sonra Arınç, Eker, Toprak ve Baydemir, Hz. Süleyman Camisi'nin açılışını yaptı. 'Kürtçeyi öğrenmemiz gerekir' Bülent Arınç ve beraberindekiler daha sonra yapımı tamamlanan TRT Stüdyoları'nın açılış törenine katıldı. Törende konuşan Arınç, yaklaşık 3 milyon liradan fazla bir masrafla TRT Diyarbakır Stüdyoları'nın yenilendiğini, bu sayede burada TRT 6'nın canlı yayınlarının, programlarının ve diğer kanallarının programlarının yapılabileceğini söyledi. Kendisinden önce kürsüye çıkan Bakan Eker'in konuşmasını Kürtçe yaptığını, Bakan Şimşek'in de Kürtçe konuşabildiğini ifade eden Arınç, kendisinin ise birkaç kelime Kürtçe bildiğini söyledi. Arınç, ''Elbette bunu öğrenmemiz, dinlememiz, anlamamız da gerekiyor. Çünkü bir lisan, bir insan. Bir insanın kimliğini kabul ediyorsak, dilini de başımızın üstünde kabul etmemiz lazım. Çok şükür ki bu zenginliğe Türkiye belli bir süreçten sonra kavuştu'' diye konuştu. 'İdeolojik hiçbir meselenin peşinde değiliz' Arınç, TRT 6 da ideolojik, kavgacı bir yayıncılık yapmadıklarını, hiç yapmayacaklarını, bu kanalı bir aile kanalı olarak düşündüklerini dile getirerek, dünyanın değiştiğini, ama kimliğin de muhafaza edilmesi gerektiğini söyledi. Bülent Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Biz ideolojik hiçbir meselenin peşinde değiliz. Biz ülkemizi, milletimizi seviyoruz. Aramızda tefrika gibi görünen, aramızda bizi uzaklaştıran buzdan dağlar gibi kol kola getirmez hale koyan pek çok şeyler, sevgi, barış, dostluk, örf ve adetlerimiz ile sıcaklığımız ve misafirperverliğimizle bunlardan kurtulabileceğimizi düşünüyoruz. Çünkü biz ideolojik yayın yapsak başkaları bunu daha fazlasıyla yapar. Kutuplaşma, kemikleşme olur. Birbirimizi duymaz görmez hale geliriz. Dolaysıyla TRT 6 yaşadığı müddetçe herkesin kendini bulabileceği, herkesin düşüncesinde dünya görüşünde bir şeyleri mutlaka görebileceği, kanal olarak yayınlarına devam edecek.'' Yerel televizyonlara yayın hakkı Yerel medyaya radyo ve televizyon yayıncılığı açısından anadillerde 24 saat yayın hakkı getirdiklerini belirten Arınç şöyle devam etti. "Arami dilinden tutun, Sorani'ye, Zazaki'ye kadar, bu dillerde yayın yapan radyo ve televizyonlar yerel olarak belli şehirlerimizde bulunuyor. Özgürlükler, demokrasinin gelişmesiyle, güçlenmesiyle ülkemizdeki bütünlüğü muhafaza etmemize yarayacak. Şunda pek çok kavgalar, çok hırçınlıklar, Allah korusun ölümler, çatışmalar hepimizi üzüyor. Bunlar bir gün bitecek mutlaka. Bunların bitmesi konusunda biz kendimizi hatırlamamız, aramızdaki güzellikleri tekrar keşfetmemiz gerekiyor. Televizyon bu konuda ne kadar etkili olursa, inanınız, silahtan, taş atmaktan, molotoftan daha fazla etkili olacaktır.'' 'Bu çok üzücü bir olay' TRT Diyarbakır stüdyolarının açılışının ardından ''İl İl Türkülerimiz Diyarbakır'' albümünün tanıtım konseri için Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezine gelen Arınç, burada gazetecilerin çeşitli sorularını yanıtladı. Tarihi İçkale'de restorasyon sırasında insan kafatası ve kemiklerinin bulunması ile ilgili bir soru üzerine Arınç, bu konunun çok acı bir konu olduğunu söyledi. Arınç, bu bölgenin Hz. Süleyman Camisine çok yakın bir yer olduğunu, kazı yapılan yeri savcılık izin verirse görmek istediğini anacak, havanın müsait olmadığını, fotoğraflarını görüp, bilgiler aldığını belirtti. Burada topluca bir şekilde gömülmüş insanların kafatasları ve kemiklerinin bulunduğunu hatırlatan Arınç, şöyle konuştu: ''Eğer buradan bir ipucu elde edilebilirse, belki kişilere daha sonra da bir dönemde yaşanmış olan bu acı olayların faillerine ulaşmak mümkün olabilir. Ben AK Parti Hükümeti olarak bizim dönemimizde bütün faili meçhullerin aydınlatıldığı, aydınlatılmaya çalışıldığını, failinden hesap sorulduğunu, sorulmakta olduğunu biliyorum. Bizim hayatta bir tek gayemiz var; Türkiye'de artık insan hakları ihlalleri, işkence, fena muamele olmasın, bir devrin yüz karası olaylar bir daha tekerrür etmesin." Anadilde eğitim ''Anadilde eğitimle ilgili hükümetin bir projesi var mı?'' sorusu üzerine Arınç, ''Hayır, anadilde eğitimle ilgili bir projemiz yok. Anadilde eğitim bütün bu söylediklerimin tamamı değildir. Ben toplantılarda bu memleketin bir gerçeği olarak bütün Kürt kardeşlerimizin varlığının, onların bu topraklar üzerinde yüzlerce yıldır yaşadığını, onları ve onların dillerini inkar etmenin mümkün olmadığını, doğru olmadığını söylüyorum'' dedi. Arınç, bir kimlik varsa herkesin bunu rahatlıkla ifade edebilmesi, bu kimliği meydana getiren bütün kültürel hakların anayasa ve insan hakları çerçevesi içerisinde tanınması ve bunların o kişiler tarafından kullanılması gerektiğini vurgulayarak, anadilin geliştirilmesi, öğrenilmesi, radyo ve televizyon yayıncılığı ile büyük kitlelere ulaştırılmasını arzu ettiklerini söyledi. Anadilde eğitimin tartışmalı bir konu olduğunu ifade eden Arınç, şöyle konuştu: ''Anadilde öğretim, seçmeli ders, bütün bunlar konuşulabilir. Ancak belli imkansızlıklar sebebiyle eğitim konusunun şimdilik mümkün olamayacağını düşünüyoruz. Sizler de şunu çok iyi biliyorsunuz; yani benim meclisteki konuşmamı getirip, anadilde eğitime uyarlamak herhalde doğru bir şey değil. Biz olabilecek, olması mümkün olabilecek ülkemizin birliği, bütünlüğü, halklarımızın ve kardeşlerimizin birbirleriyle kucaklaşması bakımımdan ne gerekiyorsa anayasal çerçevede ve yeni anayasada getirilecek bir takım tanımlamalarla vereceğimizi ifade ediyoruz. Ama bunun yanına bir şey daha ilave ediyorum, Kürt kardeşlerimizi, Kürt halkını varlık olarak bütün imkanlarıyla ve kimlikleriyle tanımak başkadır, teröre karşı olmak apayrı bir şeydir. Kürt kardeşlerimizi ne kadar çok seviyorsak terörle de o kadar şiddetle mücadele edeceğiz.'' Baydemir ile görüşmesi Bir gazetecinin ''Bütün internet sitelerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile yan yana olmanız yer aldı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna Arınç, ''Kıskananlar mı söylüyor bunu'' diyerek, bir büyükşehir belediye başkanının, bir başbakan yardımcısını karşılamaya gelmesinin olağanüstü bir durum olmadığını söyledi. Baydemir'e teşekkür ettiğini, nezaket göstererek, hem havaalanında karşıladığını hem de Hz. Süleyman Camisinin ve TRT stüdyolarının açılışında hazır bulunduğunu belirten Arınç, Baydemir'in kendisine Diyarbakır ile ilgili bir konuyu aktardığını, bunun da ''katı atık'' meselesi olduğunu, belediyenin imkanlarını ve halka olan hizmetlerini önemsediklerini, kendisine aktarılan bu konu ile ilgili olarak da bakan arkadaşıyla görüşeceğini kaydetti. guneydoguekspres.com
|
FOTO GALERİEN ÇOK OKUNANLAR
SİTE ANKETSON YORUMLANANLARHAVA DURUMUVİDEO GALERİ
LİNK DEĞİŞİMİ |
|||||||