|
Karakter boyutu :
Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu'nda, ''pek çok açmazların bulunduğunu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, anayasaya, hukuka aykırı bir yasayı gözü kapalı imzaladığını'' ileri sürdü. Gül'ün, ''CHP, bu kanunu Anayasa Mahkemesine götürebilir'' dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Biz götürürüz götürmeyiz o ayrı bir konu. Siz bu yasayı niye imzaladınız? Hakkı, hukuku, adaleti korumak zorundasınız. Hukuk normlarını bilmeniz gerekir. Siz bilmeyecekseniz, sizin yanınızda kanun, kararlar var, onların bilmesi gerekir. Siz hangi gerekçeyle imza atıp yayınlatıyorsunuz?'' diye sordu. Cumhurbaşkanı Gül'e, ''Sizin, sokaktaki vatandaşın hakkını hukukunu korumak, zaten CHP'nin görevi, bundan endişe duyma'' diye seslenen Kılıçdarolu, CHP'nin, kim haksızlığa uğradıysa, hukuk karşısında mağdur duruma düşürüldüyse savunacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Nasıl Erzurum'da 17 yaşındaki Leyla'nın hakkını savunuyorsak, hiç endişelenme anayasaya aykırı bir yasa konusunda sende olsan, senin hakkını da savunacağız'' diye konuştu. 'Uyum içinde çalışmıyorsa, sorumlularından biri sizsiniz' Kılıçdaroğlu, sorunun; Cumhurbaşkanı'nın, bir kanunsuzluğa geçit vermesi olduğunu ileri sürerek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Sayın Cumhurbaşkanı, toplumda, 'Başbakan söyler, Sayın Cumhurbaşkanı imzalar' algısını yarattınız. Bir siyasal parti liderinden talimat alma algısını, Cumhurbaşkanı yaratamaz, yaratmamalı, yaratırsanız o koltuk her zaman tartışılır. Cumhurbaşkanlığı makamı sadece sizi, yakınlarınızı, eski partinizi değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin tamamını temsil ediyor. O nedenle eleştirilerimize kulak vermek zorundasınız. Hukuk ihlal edilecek, çiğnenecek, ayaklar altına alınacak siz imza atacaksın. Bir cumhurbaşkanı bunu yapmaz, cumhurbaşkanı, hakkı, hukuku, adaleti temsil eder. Sayın Cumhurbakanı'nın bu gibi konularda daha duyarlı olmasını isteriz. Hukuku savunmak, siyasal partilerin görevi olduğu kadar, cumhurbaşkanlığı makamının da görevidir. Devletin kurumlarının, uyum içinde çalışması gerekir. Çalışmıyorsa da sorumlularından birisi sizsiniz. Savcı, MİT'e, emniyete güvenmiyor. MİT, savcıya, emniyete güvenmiyor. Başbakan, savcıya, emniyete güvenmiyor. Nasıl bir tablo; neymiş uyum varmış...Ne uyumundan, hangi uyumdan bahsediyorsunuz. Devletin kurumları arasında uyum yoktur. Vatandaş zaten bölündü, bölünmek için Erdoğan elinden geleni yapıyor. Şimdi devletin kurumlarını bölüyorlar. Devletin kurumlarının bölünmesi, çatışması, devlet açısından bir felakettir. Böyle bir tabloya izin verilemez, böyle bir tablo gece yarısı çıkarılacak yasayla çözülemez.'' 'Hapistekiler seçilmemiş miydi?' Erdoğan'ın konuşmasından medyanın, ''Seçilmişleri, atanmışlara kul etmeyiz'' sözünü öne çıkardığına işaret eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: ''Öbürünü çıkaramıyor, çıkarsa Başbakan'dan fırça yiyecek ya da kapatılacaklar. Kin tohumu ekmek haber, manşet değil de nedir? Bir Başbakan, bunu gençlere söylüyor; kininize sahip çıkın diyor. Allah akıl, fikir versin, akıl yok. Sayın Başbakan, seçilmiş ile atanmış arasında farkı da bilmiyor. Böyle bir farkın olduğunu bilse; hapisteki milletvekilleri nedir; onlar seçilmemiş miydi? Hapishanede milletvekilleri var, beyefendinin söylediği söze bakın. Kul etmeyecekmiş, sanki hapisteki seçilmişler yurt dışından gelip oy kullanan yabancıların oylarıyla gelmiş. Farkı bilmediği için onu da doğal karşılıyorum, ciddiye de almıyorum, medya niye ciddiye aldı ona şaşırıyorum. Başbakan, seçilmişler ile atanmışları zıt kutuplar olarak algılıyor. Zıt kutuplar olduğu için acaba buradan bir fay hattı yakalayabilir miyim, toplumu ikiye parçalayabilir miyim, siyasi rant elde edebilir miyim? Bütün hesabı bunun üzerine. Başbakan'a soruyorum, hapistekiler seçilmiş mi seçilmemiş mi? Seçilmişse onları içeride niye tutuyorsun? Uluslararası anlaşmalara aykırı olarak içerde olmasının sorumlusu sensin. Birisi o, ikincisi de TBMM Başkanı, asıl sorumlu o. Erdoğan, tam tipik bölücüdür, toplumu bölen biridir. Kin tohumları eken biridir. Toplumu, Alevi-Sünni, dindar-dindar olmayanlar diye böldü, etnik kimlikleri toplumun gündemine soktu. Bu toplumu bölmeye yazık günah değil mi? Bu toplumda herkes tarih boyunca barış, huzur içinde yaşadı. Siyasetçi toplumun fay hattına ne zaman müdahale ettiyse o zaman çatışma olmuştur. Çatışma çıkarsa sorumlusu Başbakan olacaktır.'' guneydoguekspres.com
|
FOTO GALERİEN ÇOK OKUNANLAR
SİTE ANKETSON YORUMLANANLARHAVA DURUMUVİDEO GALERİ
LİNK DEĞİŞİMİ |
|||||||