türkçe porno anadolu yakası escort

Tuzcu: Diyarbakır’da her 6 kişiden 1’i şeker hastası

Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alparslan Kemal Tuzcu, Diyarbakır’da her 6 kişiden 1’inin şeker hastası olduğunu söyledi.
Bu haber 2017-11-15 10:35:33 eklenmiş ve 573 kez görüntülenmiştir.

M.Enes Özgültekin (özel)

Dicle Üniversitesi Hastanesi ve Millet Ortaokulu "Dünya Diyabet Günü” sebebiyle öğrencilere ve velilere yönelik konferans düzenledi. Millet Okulu konferans salonunda düzenelen programa Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alparslan Kemal Tuzcu, hastane sağlık çalışanları, Millet Ortaoklu Müdürü Bahattin Parlalkı, Diyarbakır Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Başkanı Filiz Aküzüm, veliler ve öğrenciler katıldı.

 

Konferans öncesi şeker taraması yapıldı

 

Programa gelenler, kan şekeri ölçümü yapıldı. Ailelerin de şeker hastalığının olup olmadığını da soran tarama ekibi, bir takım bilgiler aldı. Kan şeker değerleri yüksek çıkan çocukları tam tarama için hastaneye yönlendirildi.

 

“Tatlıyı azalt hareketi arttır”

 

Çocuklara ve velilere konferans veren Prof. Dr. Alpaslan Kemal Tuzcu, şeker hastalığının her geçen gün artması sebebiyle hastalığın dünyayı tehdit ettiğini belirtti. Toplumumuzda tatlı tüketiminin fazlalığına dikkat çekerek, “tatlıyı azalt hareketi arttır”sloganıyla dikkat çekti.

 

Programın ardından gazetemize konuşan Tuzcu, amaçlarının şeker hastalığının bilinmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Tuzcu, “Toplumda şeker hastalığının tedavisine olan ilgiyi artırmak. Böylelikle aslında amacımız gençler de yada henüz şeker hastalığının gelişmemiş kişilerde şeker hastalığının oluşmasını engellemek. Toplumu egzersiz ve diyete yönlendirerek buna alıştırmaya çalışmak. Şeker hastası olan kişiler ise eğitim ve tedavileri hakkında bilinçlendirmek ve eğitimlerini güçlendirmek. Türkiye çapında bazı istatistikler yapıldı. Diyarbakır’da 20 yaş üstü popülasyonun da her 6 kişiden 1’i şeker hastası diyebiliriz. Türkiye’de ise her 7’di kişiden 1’sinde diyabet var. Toplumumuz da malum tatlı kadayıf vs tüketimi fazla olduğu için bu hastalığı tetikliyor. Ama bizde buna karşın hareketli bir yaşam, egzersiz ve bilinçli tüketim yaparak dikkat ettirmeye çalışıyoruz. Biraz daha temkinli davranabilirler bu onların yararına olacaktır.” İfadelerini kullandı.

 

Diyabet (şeker hastalığı) nedir nasıl meydana gelir?

 

Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun(şekerin) hücrelerin içine girememesidir. Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükozpankraeas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enrjiye dönüşür. Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin verilen "kapılar" vardır. Bu kapılar normalde kilitlidirler ve uygun "anahtar" varlığında açılırlar. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz "kapısının" açılamaması durumudur. Bu örnekten ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin( hücre kapısındaki kilidin) bozukluğuna bağlı gelişmektedir.


 

Şeker hastalığının tedavisi

Şeker hastalığının tedavisi için, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite diyabetin tüm tip ve dönemlerinde tedavinin en önemli ayağıdır. Kan şekeri seviyesinin hem kısa hem de uzun süre içinde kabul edilebilir sınırlarda tutulabilmesi gerek. Hastalığın dikkatlice kontrol edilmesi uzun sürede ortaya çıkan komplikasyon riskinin azaltılması için gereklidir. Buna ek olarak, diyabete eşlik eden yüksek kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için, diyabetli hastaların egzersiz yapmak, sigara ve alkol kullanmamak, uygun besinlerle beslenmek, diyabetli hastalar için yapılmış özel çoraplar ve ayakkabılar kullanmak ve eğer gerekliyse kan basıncını düşürmek için çeşitli ilaçlar kullanmak gibi, hayat tarzlarında yapacakları değişiklikler ile kan basıncı ve kolesterol seviyelerini kontrol altında tutmaları zorunludur. Şeker hastalığı tanısı alan her bireye yaşına, kilosuna, fiziksel aktivitesine uygun bir beslenme programı uygulanmaktadır. Her diyabetliye konusunda uzman bir diyetisyen tarafından diyabetik diyet detaylı olarak anlatılmalı, mümkün olduğunca hastanın beslenme alışkanlığına yakın bir program düzenlenmelidir.

 

Aküzüm; kan şekeri düzenli olarak ölçülmeli

 

Konferansa katılan Diyarbakır Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Başkanı Filiz Aküzümise kan şekerinin düzenli ölçülmesi gerektiğini söyledi. Aküzüm şöyle devam etti, “Şeker hastalığı kronik bir hastalıktır ve yaşam boyu tedavi gerektirir. Şeker hastalığında tedavinin amacı kan şekeri düzeylerinin normal sınırlar içinde kalmasını sağlamaktır. İyi bir hasta-hekim işbirliği ve şeker hastalığı konusunda verilen eğitim, bu tedavinin en önemli unsurlarıdır. Şikayetin olmaması, şekerin kontrollü seyrettiği anlamına gelmez. Hasta kendi tedavisinde mutlaka sorumluluk üstlenmeli ve şekerini düzenli olarak takip etmelidir. Ayrıca sağlıklı bir yaşam tarzı, tip 2 şeker hastalığının başlamasını önlemeye ve hastalığı olanlarda şeker hastalığına bağlı oluşabilecek zararları sınırlamaya yardımcı olabilir.”şeklinde konuştu.
Konferansa katılan katılımcıların Tuzcu’ya şeker hastalığı ve diyabetle ilgili sorularıyla son buldu.

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA