türkçe porno anadolu yakası escort

Diyarbakır'ın göç gerçeği-3

Diyarbakır'da göçün niteliği, göç edenlerin demografik özellikleri, öğrenim, mesleki durumları, ekonomik düzeyleri, meslek ve çalışma hayatı, göç öncesi ve sonrası yaptıkları iş, kadınların ekonomik hayata katılımı, işsizlik, sosyal güvenlik, kente göç nedenleri ve göç öncesi ile sonrası hayat, kentsel yaşama uyumluluk, geri dönüş tutumları, gelecek kaygısı, kimlik ve aidiyet, göç eden gençliğin durumu gibi konularını ele alarak yapılan göç araştırması sonucunda çarpıcı sonuçlara ulaşıldı.
Bu haber 2018-02-14 23:49:53 eklenmiş ve 1360 kez görüntülenmiştir.

Ahmet Sümbül

Göç sonrası yaşanan sosyal güvenlik sorunu

Sosyal güvenlik, gelirleri ne olursa olsun, kişilere belirli sosyal riskler (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, malullük, yaşlılık, ölüm ve işsizlik) karşısında gelir ve sağlık güvencesi sağlama görevini yerine getiren uygulamalar topluluğudur. Kanun gereği sigortalılık zorunlu olup kanunda yer alan sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına devretmek mümkün olmayıp bu konuda aksine sözleşme yapılamamasını ifade etmektedir. Çalışan bir kişinin, bu hakkından kendi isteği ile de olsa vazgeçmesi mümkün değildir. Bu bakımdan çalışan kişiler, aynı zamanda “sigortalı” olarak adlandırılmaktadır.


Mecburiyetten sigortasızlık

Ancak göç sonucu kente gelenler en azından yaşayabilecekleri geçim şartları için sigortasız işlerde istemeyerek de olsa kabul çalışmak zorunda kalıyorlar. Çünkü buna mecbur bırakılıyorlar.

Gündelik iş yada mevsimlik işlerde sigortalılık söz konusu olmazken, hizmet sektöründe çalışan çoğu göç zede de yasal zorunluluk dışında sigortasız çalıştırılıyor. Bu da haliyle gelen bireyin ve ailesinin sosyal güvenlik haklarından mahrum kalmasını beraberinde getiriyor.


Sağlık sigortaları yok

Hane bireylerinin sağlık durumlarını en doğrudan etkileyen değişkenin bir sosyal güvenlik kurumu ve dolayısıyla da sağlık sigortası olup olmadığı ile ilişkili olduğu açıktır. Bu çerçeveden bakıldığında Diyarbakır’da kenar semtlerde yaşayanların yüzde 25’inin hiç bir sağlık sigortası olmaması nedeni ile büyük bir risk altında yaşadıklarının kanıtı aynı zamanda.


Sosyal yardımlarla yaşam

Sosyal devletin getirisi olan sosyal hizmet, günümüz dünyasında tüm toplumların üzerinde durduğu konulardan biridir. İnsanlara, özellikle yardıma ve desteğe muhtaç insanlara, insanca hizmet etmek sosyal hizmetin ana çerçevesini oluşturmaktadır. Sosyal hizmet, toplumun bütün üyelerine değil, belirli özel gereksinim içinde bulunan bireylerine ve gruplarına yoğunlaşmaktadır. Sosyal hizmetin amacı, insanların kapasitelerini, yeteneklerini geliştirmelerini, yaşamlarını zenginleştirmelerini yani hayat kalitelerini yükseltmelerini sağlamak ve asosyallik gibi değişik sosyal risklerin ortaya çıkmasını önlemektir.


Türkiye'de 1994 yılında hayata geçirilen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı da göç mağduru ailelerin başvurduğu devlet dairelerinin başında gelmekte. Ayni ve nakdi yardım olarak yoksullara hizmet veren bu merkezler, aynı şekilde açlık sınırında yaşayan aileler için bir umut kapısı konumunda.


Yardım talebi sürekli artmakta

Diyarbakır'da yardım dernekleri gibi sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan yardımların dışında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın verilerine göre, bu kurumdan ayni ya da nakdi yardım alanların sayısı her geçen gün artmakta.


Diyarbakır'da Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı şubeleri önünde her gün yardım alabilmek için gelen ailelerin oluşturduğu yaşanan yoğunluk, göç sonrası yaşanan yoksulluk ve açlığın sınırını gösteriyor. Hem yardımlar hem de yardıma muhtaç sayısında hem nitelik hem de nicelik olarak bir artış söz konusu.


Göçle kente gelen ve açlık sınırında yaşayanlara devletin verdiği yardımların yanı sıra, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, hayırseverler, akrabalar, dini cemaatlerin de bu ailelere yardımı söz konusu.


Yardımlar genellikle kuru gıda, yakacak, ev eşyası, gıda yardımı ya da nakdi yardım şeklinde olmakta.


Evde bakım, engelli maaşı, muhtaçlık aylığı...


Göç mağduru ailelerin bir kısmının devletten aldıkları muhtaçlık maaşı, engelliler için evde bakım maaşı da aile bütçesine giren bir ek gelir konumunda.


Devlet tarafından Sağlık Kurulu'nca yüzde 50 ve üzeri engelli olduğu tespit edilen ve başkası olmadan kendi bakımını üstlenemeyecek engelliler için verilen aylık para, engellinin bakımını üstlenen kişiler için bir geçim kaynağıdır. Bu miktar, bir asgari ücretin asgari geçim indirimsiz halidir ve aylık olarak ödenmektedir.


Aynı şekilde, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yüzde 40 veya daha yukarı oranda özrü bulunan, sosyal güvencesi olmayan, herhangi bir gelir veya aylığı bulunmayan, gelir getirici taşınır veya taşınmaz bir malı olmayan veyahut olsa bile bunlardan elde edeceği ortalama gelir muhtaçlık aylığı miktarını geçmeyen 18 yaşından büyük engellilere ya da 18 yaşından küçük engelli yakını bulunanlara verilen maddi bir haktır.


Bu vasıflara uygun aile bireyi bulunan haneye giren cüzzi de olsa bir gelir, o aile için geçinmesi için bir yardım kapısı oluyor.

 

Göç zedelerde tüketim kalıpları ve gündelik hayat

 Tüketim kalıbı, bireyin gelirini nelere harcadığı, neleri satın aldığı ve gündelik hayatta hangi mal ve hizmetlerin kullanıldığı ve tüketildiği ile ilgili bir kavramdır. Sosyolojik açıdan bireyin tüketim davranışları, içerisinde yaşanan sosyal çevrenin bireye kültürel olarak aktardığı tüketim alışkanlıkları ve bunun yanı sıra sahip olunan sosyo-ekonomik imkânlarla yakından ilişkilidir.


Kentleşme sürecinde göçün belirgin hale gelmesi, mevcut sosyal ve ekonomik haklardan daha fazla yararlanmak ve refah seviyesinin yükselmesidir. Göç mağdurları ile Diyarbakır'ın Yenişehir, Bağlar, Kayapınar ve Sur ilçelerinde yapılan araştırmada ailelerin aylık gelirlerinin yüzde 66.6'sını gıdaya, yüzde 8.7'sini elektrik, su, telefon gibi faturaya, yüzde 8.5'ini kiraya, yüzde 5.3'ünü ulaşıma, yüzde 4.2'sini sağlığa, yüzde 3.1'ini giyime, yüzde 2.3'ünü eğitime, yüzde 1.3'ünü de sosyal aktivitelere ayırabildikleri ortaya çıktı.


Eğitim ve sağlığa gelirlerinin yüzde 5'ini ayırabiliyorlar

Ailelerin toplam harcamalarının içinde ancak yüzde 5'ini sağlık ve eğitime ayırabildikleri düşünüldüğünde, içinde yaşadıkları ekonomik zor şartları anlamak mümkün. Araştırma sonucunda aynı şekilde, ailelerin günlük alışverişlerinin yüzde 66.4'ünü semt pazarlarında, yüzde 16.3'ünü alışveriş merkezlerinde, yüzde 12.6'sını bakkallarda, geri kalanların ise işportacılar ve ikinci el pazarlarında karşıladıkları ortaya çıktı.


Aileler, hem daha ucuz olduğu için hem de alışık olduğu sosyal çevrede daha rahat edebildikleri için alışverişlerinde ilk tercih ettikleri semt pazarları olmakta.


Bireylerin medya iletişim alışkanlıkları

Araştırma kapsamında ele alınması gereken önemli hususlardan birisi de Kürtçe yayın yapan ulusal/yerel kanallarını seyretme oranlarının tespit edilmesi olarak görülmüştür. Yapılan araştırmada ulusal düzeyde Kürtçe yayın yapan TRT 6 (Kürdi)’nin seyredilme oranının, yerel yayın yapan diğer Kürtçe kanalların oldukça gerisinde kaldığını göstermektedir. Diyarbakır sokaklarındaki göç araştırması çerçevesinde halk ve gerekse odak grup ve bireysel görüşmelere katılanlar ile yapılan mülakatlar esnasında sık sık devlet tarafından yapılan her açılım ve girişimin genelde kuşkuyla karşılandığı ve temkinli yaklaşıldığı gözlendiği öne sürüldü. Bu bağlamda, TRT 6 (Kurdi)’nin resmi söylemi yansıttığı, yanlı yayın yaptığı iddia edilerek, bu nedenle diğer yerel kanalların daha çok takip edildiği göç mağdurlarınca dile getirildi.


Yazılı medya konusunda ise yapılan araştırmada, göç zedelerin tamamına yakınının yazılı medyayı düzenli takip etmedikleri ya da hiç takip etmedikleri ortaya çıktı.

 Yarın:

 

- Diyarbakır'a göç edilen yerler

- Göç edenler nerelerden geldi

- Göç etme nedenleri

- Göçle gelenlerin iş beklentileri

 

-Kent memnuniyetsizliği ve anadilde eğitim

ETİKETLER : Diyarbakır'ın göç gerçeği-3
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA