türkçe porno anadolu yakası escort

HDP seçim bildirgesini açıkladı

Eş başkanlar HDP'nin seçim bildirgesini açıkladı. Buldan: Gülmeyi özledik, bir mühürlük ömürleri kaldı. Temelli: Yeni bir başlangıcın tam sırası, bir oy HDP'ye bir, oy Demirtaş'a.
Bu haber 2018-05-14 16:00:26 eklenmiş ve 2682 kez görüntülenmiştir.


Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın manifestosunun ardından milletvekili seçimlerine ilişkin seçim bildirgesini açıkladı.

 

Toplantı salonuna seçimlerin ana sloganı olan 'Senle değişir', 'Kadınlarla değişir', 'Gençlerle değişir', 'Bir oy Demirtaş'a, bir oy HDP'ye' yazılı pankartlar asıldı.

 

Ankara Hilton Otel'de gerçekleştirilen etkinlikte partinin seçim manifestosunu Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Sezai Temelli açıkladı. Seçim bildirgesini açıklayan HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, halklar, inançlar ve emekçilerle HDP’ye karşı kurulan tüm barajları aşacaklarını dile getirdi. Bildirgede, OHAL'in kaldırılması, KHK düzenine son verilmesi, belediye başkanlarının ellerinden kayyımlarca alınan görevlerin, asıl sahiplerine iade edilmesinin yanı sıra ekonomik ve sosyal düzenlemelere ilişkin vaatler yer aldı.
Toplantıya, HDP ve HDK bileşenleri yanı sıra, DTK, Devrimci Parti, SYKP, ESP, SKM, DBP, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, SODAP, EMEP, EHP, HTKP, Halkevleri, Sosyalist Meclisler Federasyonu, Partizan, Alınteri, Kaldıraç, DSİP, TÖZ, ÖSP temsilcileri ile yazar İsmail Beşikçi, Fikret Başkaya, Baskın Oran ile çok sayıda KHK’li akademisyen ve milletvekili aday adayları katıldı.

 

 

'Bugün güzel bir gün'

İlk sözü alan Eş Başkan Buldan şunları söyledi: "Bugün yeni bir gün. Bugün güzel bir gün. Bugün aydınlık bir gün. Özgürlüğe emin adımlarla yaklaştığımız bir gün. Halklarımıza demokratik gelecek manifestomuzu açıklıyoruz. Umutluyuz, heyecanlıyız, kararlıyız, dirençliyiz. Başaracağız, mutlaka kazanacağız. Büyük Usta Nazım Hikmet’in dediği gibi ‘İnanın güzel günler göreceğiz, güneşli günler göreceğiz.’ Değişim için, hep birlikte değiştirmek için geliyoruz. Eşit ve özgürce yaşamak için geliyoruz. Adalet için geliyoruz. Herkesin birbirine sevgiyle baktığı, ülkenin tüm güzelliklerini birlikte paylaştığımız yeni bir başlangıç için geliyoruz. Kimsenin geleceğinden endişelenmediği, yarınlarına güvenle baktığı huzurlu günleri başlatmak için geliyoruz. Biz’ler Ege’yiz, Akdeniz’iz, Marmara’yız, Karadeniz’iz, Serhat’ız, Botan’ız, Amed’iz, Biz’ler Anadolu ve Mezopotamya’yız. Halayız, Govend’iz, Horonuz, Zeybeğiz.

 

'Gülmeyi çok özledik, bu özlem için geliyoruz'

Bu ülkeye huzuru, mutluluğu, hakça, eşitçe ve özgürce yaşamayı çok görenlerin tekçi düzenini değiştirmeye geliyoruz. Kendi ikballerini ve koltuklarını koruyabilmek için korku imparatorluğu yaratanların yaydığı karanlığı aydınlatmaya geliyoruz. Gülmeyi çok özledik. Bu özlemimizi gerçekleştirmeye geliyoruz.
Herkesin umudu, herkesin güler yüzü olan Sayın Demirtaş’ı halklarımızın Cumhurbaşkanı yapmak için geliyoruz. Sayın Demirtaş için artık adayımız demiyorum, Cumhurbaşkanımız diyorum. Çünkü o artık milyonların cumhurbaşkanıdır. Sayın Demirtaş, eşit ve özgür yaşamla geleceği temsil ediyor. O’nu cezaevinde rehin tutanlar, O’ndan korkanlar neyi temsil ediyor? Baskı ve zulümle dolu geçmişi temsil ediyorlar. Halklarımıza yaşattıklarını temsil ediyorlar” dedi.

 

'Yeni bir başlangıç yapmanın tam zamanı'

 

Daha sonra söz alan Eş Genel Başkanı Sezai Temelli de, HDP’nin hakikatin sesi ve mücadelesi olduğunu vurguladı. Temelli, “Bugün yeni bir başlangıç yapmanın tam zamanı’, demokrasiye, ekonomiye, yaşamın neşesine, coşkusuna, insanların kavgasız, çatışmasız bir arada yaşama arzusu üzerine vurulmuş tüm kilitleri açmaya geliyoruz. Bir oy HDP'ye bir, oy Demirtaş'a.” diyerek, konuşmasına başladı.

 

Seçim bildirgelerinden yola çıkarak 'tek adamlığa', 'toplumsal kutuplaşmaya', 'israf ve şatafata' nasıl son verileceğini kampanya boyunca anlatacaklarını öne süren Temelli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

 

Kürtler, Türkler, Ermeniler, Aleviler, Êzidîler, Süryaniler, Romanlar, emekçiler, kadınlar, gençler, çocuklar… Yalnız değilsiniz, HDP var. AKP sizin sesinizin kayyımı olmasın, sizin sesiniz tek adamlık rejiminin sustuğu yer olsun. HDP’ye oy versin ya da vermesin, farklı kimliklere, inançlara ve değerlere, sadece ve sadece halkların buna hakkı olduğu inancıyla sahip çıkıyoruz. Özgürlük verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir. Özgürlüğü satın alamazsınız, özgürlüğün kendisi olabilirsiniz ancak. Bizi özgür kılan hakikattir. HDP Hakikatin sesidir, onun mücadelesidir.

 

HDP’nin en önemli farkı, bu ülkenin omurgasını oluşturan konularda asla taviz vermemesi, toplumsal güven ve demokrasiye dayanan bir ekonomik ve sosyal yaşam vadetmemesidir. Bizler hep zor zaman dostu gibi, zor zaman partisi olduk. En ufak bir tehditte köşesine kaçanlardan olmadık. Halkımızın sahiplenmesiyle dimdik ayakta durduk.

 

'Suçu halkın üzerine atmayacağız'

 

Biz her şeyden önce size sorumluluk sahibi bir iktidar vaat ediyoruz. İşçiler iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğinde işi iyi bilmediklerini söyleyip işçileri suçlamayacağız. İşsizlik tırmandığında meslek bilmiyorlar deyip suçu halkın üzerine atmayacağız. Kadınlar şiddete uğradığında ‘öfkeli kocalar’ı öne atıp cinsiyetçiliği tartışılmaz kılmayacağız. Çocuklar istismara uğradığında ‘sapık erkekleri hadım edelim’ deyip işin içinden sıyrılmaya kalkmayacağız. Bizim size en önemli sözümüz, tırnağınıza zarar gelse kendimizi sorumlu göreceğimizdir.

 

'Yol köprü iktidarı olmayacağız'

 

Halklara, inanç topluluklarına, emekçilere, kadınlara, gençlere en büyük sözümüz bu ülkenin hayalini kurduğu, demokrasiyi de ekonomiyi de eskisinden çok daha ileri taşıyan bir olağanlaşma sürecini başlatmaktır. Biz yol köprü iktidarı olmayacağız, İstanbul’da halkın paralarıyla yaptığımız milyon dolarlık mega projeleri Rize’de, Muğla’da Urfa’da yıllarca anlatmayacağız, biz Türkiye halklarını bu zor dönemde sırat köprüsünden geçiren demokrasi ve barış savunucuları olacağız.

 

'OHAL'i derhal kaldırıp, kayyımlara son vereceğiz'

 

Bildirgemizde olağanlaşma sürecinde hiç beklemeksizin OHAL’in yarattığı zararların bir toplumsal telafi programı ile onarılması sözünü veriyoruz. OHAL’i derhal kaldıracağız. OHAL ihlallerinden kaynaklanan yaraları hiç beklemeden saracağız. Biliyorsunuz, diktatörlüğün sureti, Kürt kentlerinde kayyımlarla hüküm sürüyor. Kayyımlığa son verip iradesini de, hizmetlerini de Kürt halkına iade edeceğiz.

 

'Yasama ve yargı siyasetin emrinden kurtarılacak'

 

Yasama ve yargının siyasetin emrinden kurtulması için parlamentoda üzerimize düşen ne varsa yerine getireceğiz. Adalet Bakanını Hâkimler ve Savcılar Kurulu’ndan çıkarılmasını sağlayacağız. Bugün yargı deyince aklımıza ilk olarak adaletle değil talimatla çalışan bir tulumba mekanizması geliyor. Ama devlet sadece muhalifler karşısında değil kadın karşısında da, emekçi karşısında da, çocuk karşısında da yargıyla güçlüden yana bir ittifak kurmuş. Biz, bu ittifaka son verecek bir program vadediyoruz. Bizim vadettiğimiz sürecin hayata geçtiği bir siyasi yapıda, tekçilerin, güçlüden yana kendine koltuk ayarlayanların, cinsiyetçilerin, ırkçıların kendine yer bulabilmesine imkân yok.

 

'Siyasetetin çoğulculaşmasını sağlayacağız'

 

Bu süreci yönetimin ve harcamalarının şeffaflaşması, halkın yönetime katılımı ve yönetimi denetimi ile ilgili mekanizmaların oluşturulması yoluyla siyasetin çoğulculaşmasına dair adımlarımız izleyecek. Ekonomiyi demokratikleştireceğiz. Sosyal Haklar Programını hayata geçireceğiz. Hakça dağıtım sağlayacak bir sosyal büyüme modeli inşa edeceğiz. Tarım başta olmak üzere tüm sektörler doğa ile barışık gelişecek. Halk çiftlikleri ile işsizliğe ve yoksulluğa son vereceğiz. Toplumun tüm kesimlerinin kangrenleşmiş sorunlarını ‘önemli, önemsiz’ diye ayırmadan, görünmez kılınmış sorunları da kamuoyu önünde açıkça tartışılabilir hale getirerek bu çoğulcu mekanizma ile hep birlikte çözmeyi vadediyoruz. İnsanlar birbirinin yüzüne bakmaz, derdini duymaz hale geldi.

 

Yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter sistem

 

Ortalıkta sadece faşizmin gürültüsü var. Bizim derdimiz bu gürültüye son verip bir toplumun toplum olmasını mümkün kılan her şeyin, demokratik taleplerinin duyulur olmasını sağlamak. Bunun için atılacak ilk adımlardan birini de demokratik anayasa yapım sürecidir. Bizim için anayasa ezilenlerin haklarının garantiye alındığı, eşitsizlik, ayrımcılık ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasını hedefleyen bir sözleşme. Türkiye’deki tüm toplumsal kesimlerin katılımı ile hazırlanacak demokratik anayasa, merkezin tahakkümüne karşı yereli, devletin tahakkümüne karşı toplumu, eril zihniyetin tahakkümüne karşı kadını, sermayenin tahakkümüne karşı emeği ve doğayı güçlü tutan yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter sistemi anlayışını esas alacak. 

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer SİYASET haberleri


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA