|
Karakter boyutu :
''Saf ve Düşünceli Romancı'' adlı son kitabı hakkında bilgi veren Pamuk, kitapta roman okuma zevkini, kitap okurken ve yazarken karşılaştığı harikalıkları anlattığını söyledi. Pamuk, romancılıktaki 35 yıllık tecrübesine dayanarak, yaptığı çıkarımları kitapta paylaştığını ifade ederek, ''Son kitabımda bir anlamda romancılık sırlarını verdim. Roman niçin seviliyor, ben romanlarımı nasıl yazdım, en iyi romanlar nasıl üzerimde etki sağlar, roman nasıl hayatımızı değiştirir gibi konularda kitap önemli bir öğreticidir'' dedi. Kitabın Harward Üniversitesindeki derslerinde yaptığı konuşmaların bir özeti olduğunu ve bu derslere daha önce Umberto Eco, Borges ve Calvino gibi yazarların katıldığını vurgulayan Pamuk, kitaba adını veren ''Saf ve düşünceli'' kavramlarını, en iyi araba kullanma yöntemiyle anlatabileceğini söyledi.
Orhan Pamuk, araba kullanırken şoförün hiç düşünmeden otomatik olarak direksiyonu çevirdiğini, pedallara bastığını, aynaya baktığını ve işaretleri okuduğunu dile getirerek, şöyle konuştu: ''Kafamızda pek çok işlem yapar, hatta bu sırada başkasıyla sohbet bile edebiliriz ve de yaptığımız şeyleri unuturuz. Bazen araba kendiliğinden gidiyormuş gibi gelir ya romanı da kendiliğinden oluyormuş gibi yazan romancılar var. Bunlar öyle içlerinden geldiği gibi yazar, hatta bazıları yeni kurallar bulur, edebiyata katkı sunarlar ama bunun farkına bile varmazlar. Bir de yaptığı işlemler konusunda düşünceli yazarlar vardır. Bunlar 'Yaptığım doğru mu,karakterleri çok mu konuşturdum, bu teknikle mi söylesem, bu sahneyi uzun mu kısa mı yaptım?' gibi dertlenirler. Romancılık aynı anda hem saf, hem düşünceli olma işidir.'' 'Romanın gücü, hem hayal, hem yaşanmış olması' Yazar Pamuk, okurların da zaman zaman hem saf, hem düşünceli olduğunu belirterek, ''Romanlarımı okurken Orhan Pamuk bunları yaşamış mı, hayal mi etmiş diye düşünürler. Bazen 'Yok canım bunları yaşamamıştır hepsi hayaldir', bazen de 'Yok yaşamıştır yoksa nasıl yazacaktı?' derler. Romanın gücü hem hayal, hem yaşanmış olmasından gelmektedir. Bazı ayrıntıları yaşamadan bulamazsınız. Onun için haklı olarak 'Masumiyet Müzesi'ndeki Kemal'in aşkını yaşadınız mı?' diye sorarlar. Ona benzer bir şeyler yaşamış olsam da benim hayal dünyam vardır ben de onları yoğururum. Roman okumak sürekli soru sormaktır. Romanın gücü de bu soruların zenginliğiyle ölçülür'' şeklinde konuştu. Bütün kahramanlarıyla özdeşleştiğine dikkati çeken Pamuk, şunları kaydetti: ''Romanlarımın gücü ya da kusuru kahramanlarımla özdeşleşmemden kaynaklanıyor. Erkek kahramanlarla özdeşleştiğim gibi kadın kahramanla da çok rahat özdeşleşebilirim. Onun gibi hisseder, dünyayı onun gözüyle görmeye çalışılırım. Bir yazarın hissiyatından, şahsiyetinden duyarlılığından pek çok şey romanına girer. Romancılıkta hüner, hem kendinizi, hem de kendiniz olmayanı gerçekçi bir şekilde anlatabilmektir. Yazmak için önce insanın kendini tanıması, içindeki karanılık şeyi bilmesi gerekir. Edebiyat, üstü örtülü büyük bir itiraftır. Bu nedenle romanda kendime benzeyen bir dünya kurup, kendime benzeyen insanlar yaratırım ama kendi dünyamdan çıkıp, farklı insanların gözünden de görmeye çalışırım.'' Yazarlığın meşakkatli bir yol olduğunu ifade eden Pamuk, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Yazarlığın temelinde yetenek ve istek vardır. Çok çalışma, sabır, güçlü bir disiplin ve kültür gerekir. Başka yazarlar bol bol okunmalıdır. Mutlu bir yazarım, yazmak istediğim kitapları yazdım ve okurlara buluşturabildim. Her an not alırım. Her sabah, düzenli olarak gazete bile okumadan yazmaya başlarım. Çok disiplinliyim. 36 yıldır günde 10 saat yazıyorum ama çok çalıştım diye şikayet etmiyor, 'İyi ki yaptım' diyorum. Hatta daha da çok yazmak istiyorum. Aynı zamanda romancı gözlemci de olmalı ki, ben de iyi bir gözlemciyim. Romancılık, insanların ruhunu görme işidir.'' guneydoguekspres.com
|
FOTO GALERİEN ÇOK OKUNANLAR
SİTE ANKETSON YORUMLANANLARHAVA DURUMUVİDEO GALERİ
LİNK DEĞİŞİMİ |
|||||||