|
Karakter boyutu :
Volkan ESER DİYARBAKIR - AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, 12 Eylül 2010 tarihinde referanduma sunulacak Anayasa değişiklik paketinin en çok Kürtlere yaradığını söyledi. BDP’nin değişiklik paketinde Kürtlerin olmadığı yönündeki iddiasına sert tepki gösteren Arslan, “Faili meçhullerin ortaya çıkması, faillerin yargılanması Kürtlerin talebi değilmidir? Bölgede birçok kirli işler yapmış Cemal Temizöz’ün yargılanarak cezalandırılması Kürtlerin talebi değilmidir? 12 Eylül paşalarının yargılanması Kürtlerin talebi değilmidir?” dedi. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandum öncesinde seçim bölgesi Diyarbakır’da bir süreden beri çalışmalarını sürdüren Milletvekili Arslan, Güneydoğu Ekspres’e özel açıklamalarda bulundu. BDP’nin değişiklik paketinde Kürt’lerin ve Kürt halkının taleplerinin olmadığı yönündeki iddiasını eleştiren Arslan, paketin en çok Kürtlere yaradığını söyledi. BDP’nin referandumla ilgili izlediği politikayı anlayamadığını belirten Arslan, “BDP’lilere tavsiye ederim. Sağlarına sollarına baksınlar. Bir taraflarında CHP ve MHP var. Bir taraflarında Ergenekon var. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun tüm çağrıları ve talepleriyle aynı konumdadırlar. Cemal Temizöz’ü, temize çıkarmak isteyenlerle, Şemdinli’de Ferhat Sarıkaya’yı cezalandıranlarla, Çetin Doğan’larla aynı safta yer alıyorlar. İnsanın durup düşünmesi lazım” dedi. Kürtler karar verecek Halkın baskı ve tehditlere boyun eğmeyeceğini belirten Arslan, “Halkımızın baskı ve tehditlere boyuğun eğmeksizin sandıka gidip iradesini yansıtmasını istiyoruz. Halkımıza sandığa gidip şu doğrultuda oy kulanın demiyoruz. Ama halkımızın özgürce sandığa gitmesi lazım. Halkımızın iradesine ipotek koyulması doğru sonuçlar doğurmaz. Siyasetle uğraşan herkesin, sonuç ne olursa olsun saygı duyması lazım. Kimileri diyor ki bu değişiklik paketinde Kürtler için ne var? Bunu boykot için bahane ediyorlar. Ben bu iddiaya kesinlikle katılmıyorum ve eleştiriyorum. Pakette özellikle Kürt halkını ilgilendiren değişikliklerin olduğunu hatırlatmak isterim. Ergenekon yargılanması sürecinde görev almış özel hakimlerin ısrarla yerlerini değiştirmek istiyorlar. Tek gerekçe açığa çıkarılmak istenen faili meçhullerin kapalı kalmasıdır. Aydınlatılmasını engellemektir. Allah aşkına soruyorum fali meçhullerin ortaya çıkarılması en çok kimin talebidir? Kürtlerin talebidir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun Cemal Temizöz’ün, sivil değil de askeri mahkemede yargılanarak serbest bırakılması talebi var. O zaman halkımıza sormak lazım. Temizöz’ün askeri mahkemede yargılanıp serbest kalmasını istermiyiz? Bunu hiçbir Kürt halkı istemez. O yüzden pakette Kürtlerin tabeli vardır. Bu paket en çok Kürtlere yaramaktadır” dedi. Kötü bir siyasi gelenek var Türkiye’de çok kötü bir siyasi geleneğin olduğunu ifade eden Arslan, “İktidarın her yaptığına muhalefet hayır diyor. Muhalefet bir gün evet dese iktidara geldiğinde onu da yapmıyor. Böyle bir siyasi gelenek var. 1982 anayasası sipariş edilmiş bir anasayadır. Halkın temsilcilerinin hazırladığı bir sivil anayasa değil. Askeri anayasadır. 30 yıl süresince hiç kimse hiçbir kurum bu anayasanın ülkeye yakışır olduğunu ülkenin ihtiyaçlarına cevap verir bir anayasa olduğunu çağdaş bir anayasa olduğunu söylememiştir. Ama iş değiştirmeye gelince maalesef kimseden tık yok. Bir partinin aylar öncesi bu madde mutlaka şöyle değişmeli dediği halde 2 yıl sonra o madelerin değiştirilmesini isteyen hükümete o parti yine destek vermeyip muhaletef oldu. Bugün AK Parti’nin öncülüğünü yaptığı pakette değiştirilmek istenen maddelerin bir çocuğu geçmişte muhaletef tarafından değiştirilmek istenmişti. Örneğin geçici 15. Maddeyi CHP çok açık istemişti. Ama ne olduysa bu maddeyi de pakete koyduğumuzda en sert muhalefeti CHP yaptı. Bunu samimiyetle bağdaştırmak mümkün değil” diye konuştu. BDP bizim yerimizde olsaydı BDP’nin hiç olmayacak bir şeyi talep ettiğini belirten Arslan, şöyle devam etti: “BDP tam bir demokratik anayasa oluncaya kadar boykot çağrısı yapıyor. Yani imkan olsada biz BDP’li dostlara desek ki Meclis’teki bütün oylarımızı sizin cebinize bırakıyoruz. İnsan yapılabilecek şeyleri istemeli. Yapılamayacak şeyleri istemek fantazidir veya samimiyetsizliktir. Ben şimdi sizden beni cennete koy diye bir istekte bulunamam. Veya beni kaf dağına götür diyemem. Götürmezsen ben seni şöyle böyle yaparım dememeliyim. Yani empati yapmak lazım. Sen benim yerimde olsan istediğin şeyi yapmak durumunda olurmusun. Parti kapatmanın ne kadar çağdışı olduğunu herkes kabul ettiği halde, Parlamento’dan geçiremedik. Allah aşkına elimizi vicdanımıza koyalım. Bu pakette siz olamayacak birşeyi istiyorsunuz. Başbakanımız da ifade ediyor, bizde ifade ediyoruz. Evet bu değişiklik yetmez. Daha mükemmelini yapmak için bugün bu adımı atmak şart. Gerçekçi olmak lazım.Yapılamayanı isteyerek bazı mahaneler üreterek bu mahenelerin arkasına sığınarak tavır sergilemek doğru değil. Bu istek ve bu tavırla kimlerle birlikte olduğunuzun farkına varmalısınız.” BDP’nin CHP, MHP ve Ergenekonla aynı safta olduğunu ileri süren Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “BDP’lilere tavsiye ederim. Sağlarına sollarına baksınlar. Bir taraflarında CHP ve MHP var. Bir taraflarında ise Ergenekon var. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun tüm çağrıları ve talepleriyle aynı konumdadırlar. Cemal Temizöz’ü, temize çıkarmak isteyenlerle, Şemdinli’de Ferhat Sarıkaya’yı cezalandıranlarla, Çetin Doğan’larla aynı saflarda yer alıyorlar. İnsanın durup düşünmesi lazım. Bu nedenle ben tam demokratik anayasa talebinin bu konjönktürde haklı bir talep olduğunu kabul etmiyorum. Siz eğer aza razı olamazsanız çoğu bulamazsınız. Sosyal değişimler hukuk alanındaki gelişme ve değişimler asla gündelik ve yıllık değildir. Bunun tarihte örnekleri vardır. Türkiye’de bu tür değişimlerin zamanla olacağının kaanetindeyim. 8 yıllık hükümetimiz döneminde demokratikleşme alanında attığımız adımları kimse küçümseyemez. TRT 6 basit bir olay değildir. Elimizi vicdanımıza koymamız gerekiyor. Geçmişte bir Başçavuş bütün bir köylüyü el işaretiyle yere yatırabiliyordu. Karakola götürüp işkenceden geçirebiliyordu. Kimse de buna dur diyemiyordu. Şimdi generaller hakim karşısına çıkarılıyor. Bunları görmemek samimiyetsizliktir, körlüktür” BDP hayal kırıklığı yarattı Anayasa’daki değişikliği herkesten çok BDP’nin destekleyeceğini düşündüklerini, ancak BDP’nin kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını belirten Arslan, “BDP hangi siyasi mantıkla politika yapıyor. Bugüne kadar savunduğu özgürlüklere tamamen ters düşen bir politika izlediğini hayretle gözlemliyorum. Bu değişiklik paketini herkesten çok BDP’nin destekleyeceğini düşünüyordum. İster parti kapatma olsun, ister paşaların yargılanması olsun. Faillerin yargılanması ve soruşturulmasının önünü açan değişikliğe hayır demelerinin mantığını anlamak mümkün değil. Tabanbanlarına da bunu anlatamıyorlar. Savundukları tezin ne kadar çürük olduğunu görüyorlar. Hedefleriyle bu kadar zıt düşmeleri bir talihsizliktir” diye konuştu. Arslan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu asla AK Parti anayasası değlidir. Bu halktan yetkisini alan parlamentonun anayasasıdır. Artık kullanılamaz bir anayasanın önemli maddelerini değiştirme olayıdır. 12 Eylülde kullanacağımız değişiklik AK Parti’nin değişikliği değlidir. AK Parti’nin güven oylaması değildir. Paketin halk tarafından uygun görülüp gölmemesidir. Böyle bakmak lazım.” guneydoguekspres.com
|
FOTO GALERİEN ÇOK OKUNANLAR
SİTE ANKETSON YORUMLANANLARHAVA DURUMUVİDEO GALERİ
LİNK DEĞİŞİMİ |
|||||||