Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bir put daha yıkılıyor
Bir put daha yıkılıyor
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Kurt, Anayasa değişikliği paketinin referandumdan geçmesiyle, Türkiye'de bir 'put'un daha yıkılacağını söyledi. Kurt, ''Ben diyorum ki, başta Ape Musa olmak üzere, faili meçhullerin faillerinin bulanmasını isteyen kim, bulanmamasını isteyen kim?'' dedi
07 Eylül 2010, 02:34

Volkan ESER

DİYARBAKIR - AK Parti Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt, Anayasa değişikliği paketinin 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak halk oylamasından geçmesi halinde, Türkiye’de bir vesayet ’put’unun yıkılacağını söyledi.

Anayasa değişikliği paketine ilişkin 12 Eylül’de yapılacak referandum öncesinde seçim bölgesi Diyarbakır’da çalışmalarını sürdüren Milletvekili Abdurrahman Kurt, Güneydoğu Ekspres’e özel açıklamalarda bulundu. Bugünkü sürecin vesayet sisteminden beslenenlerle vesayet sisteminin değişmesini isteyenleri ortaya çıkardığını vurgulayan Kurt, “Vesayet sisteminden beslenenleri net bir şekilde gördük. Avazı çıktığı kadar sistemle kavga ediyor gibi görünenlerin olması, çok  şaşırtıcı. Yine bu süreçte sistemle kavga ediyor gibi görünenlerin bir yerde sistemle beslendiğini gördük. CHP hiçbir zaman halkına oynanamıştır. HSYK’nın ve Anayasa Mahkemesinin uygulamalarına baktığımız zaman, halkın iradesi hiçbir zaman egemen olmamıştır. CHP iktidar olmamasına rağmen, zihniyeti kurumlara yansımıştır. Bu kurumlarda vesayet sistemi vardı. Bugün yapacağımız anayasa değişikliğiyle vesayet kurumlarını da artık halkın iradesi önünde engel olmaktan çıkarmaya doğru gidiyoruz” dedi.

DEHAK benzetmesi

Bu süreci DEHAK’a benzeten Kurt, “Bizim burada bu benzetmeyi yapmamız lazım. Vesayetin kendisini DEHAK’a benzetirsek, Kürtlerin Nevruz hikayetisini herkes bilir. Yani Nevruzun çıkış hikayesini. Bu bir nevruzdur ve DEHAK vesayet sisteminin kendisidir. Zalim kral yani. DEHAK gençlerin kanını emdi. Alevi sünni çatışması yarattı. Kürt-Türk çatışması yaratarak, halkları birbirine düşman ederek, bu şekilde beslenen vesayet sistemidir. Ve bugün ortaya çıkan Kava’lar vardır. Bu Kava’larla ülkenin doğusundan batısına vesayet sisteminin egemenliğini ortadan kaldırmak için yola çıktık. Ve o Kava’larla Nevruza doğru giden bir sürecin içerisindeyiz. Ne demektir bu. Omuz başlarındaki yılanlarla gençlerimizin kanından beslenerek geçinen vesayet sistemi, bu anayasa değişikliğiyle bitecektir. Ve atılan her oy bir Kava’dır. Bir balıktır. Sonuçta Nevruzdur inşallah. Biz böyle bakıyoruz” diye konuştu.

Bu süreçte en çokta BDP’nin kendilerini üzdüğünü ifade eden Kurt, şöyle dedi:

 “Bizi en çok üzen Kürtler adına siyaset yaptıklarını iddia eden, hatta anti demokratik bir şekilde bütün Kürtlerin iradelerini ortaya koymasına ipotek koyan bir siyasal partinin, nasılda bu vesayet sisteminden beslendiğini görmüş olduk. Bu bizi çok şaşırttı. Bu kadar açıkça, alenice yapmaları bizi çok şaşırtıyor. Hatta öyleki düşünün bu insanlara CHP ve MHP’yle demokratik düzende ittifak yapabilirsiniz önerisinde bulunuluyor. Bu arayışta olanlar, ilk defa Türkiye Cumhireyeti tarihinde, özellikle bölge halkının ” bizi bu zülmün içinden kurtar “ dedikleri bir Başbakan’a tarih boyunca gösterilmemiş en büyük düşmanlığı sergileyerek karanlık ittifaklara işaret etmektedirler.”

Arasında fark yok

BDP’nin boykot kararını eleştiren Kurt, şöyle devam etti: “Boykot demekle hayır demek arasında hiçbir fark yoktur. Boykot, hayırın bölgedeki versiyonudur. Ne diyor bu yargı? Öcalan’a ihtiyaç var BDP’yle görüşün. Turgut Kazan gidip görüşüyor. Şimdi bunun cevabını aramak lazım. Gerçekten Turgut Kazan’la görüşüldükten sonra mı yargının vesayet altına alındığı açıklaması yapıldı. Eğer gerçekten böyle bir açıklama Kazan’la görüşmeden sonra yapılmış ise, o zaman şunu söylemek lazım. Yargı Şemdinli’deki, 411’deki ve 367’dekini yaparken vesayet altında değilde bundan sonra mı vesayet altına girecek. Ortada çok ciddi sorular var. CHP ve MHP koalisyonuna ortaklık edip AK Parti iktidarından daha iyi olacağını bölge halkına hangi mantıkla izah ediyorsunuz. Bütün bunlar sorulması gereken çok ciddi sorulardır. Sandıktan engellenmiş her bir oy vesayet sistemini sağlamlaştırmak için çakılan bir çividir. Ben diyorum ki eli kanlı olanların sistemine destek vermeyin. Mitinglerde Ape Musanın katillerini bulamamışsınız diyorlar. Fotoğrafını  gösteriyorlar. Bende soruyorum. Onun için mi HSYK’nın yapısını değiştirmeyi engelliyorsunuz. Gerçekten bu failleri bulmak isteyen kim. Bulunmamasını isteyen kim. Hepimiz biliyoruz ki bu bölgede 17 bin 500 faili meçhul cinayet işlendi. Ve bunlar yargının bugünkü yapısıyla bağlantılıdır. Hem öldürt hem arkasından timsah gözyaşları dök. Olmaz. Bu bölgede Ceylan Önkollar öldürüldü. Bu bölgede dershane önünde öğrenciler öldürüldü. Bu karanlık olayların tümününe birden parmak tutalım. Sadece Ceylan yavrumuzun fotoğrafı değil, yanına üniversite kapılarına girmeye çalışan Serhat kardeşimizin de, dersane önünde bombalanarak öldürülen kardeşlerimizinde fotoğraflarını da bırakırsak, biz insani erdeme ulaşmışız oluruz. Bunu beraber yapalım. Bu da demokrasiden, kardeşlikten geçer.”

BDP’nin boykot kararının, Kürt halkının iradesine ipotek koymak olduğunu belirten Kurt, “Yargının bu sürece bakış açısını gösteren o ses kaydını hep birlikte dinledik. CHP ve MHP’yle iş birliği yapılabilinir ama AK Parti’nin büyük düşman olarak gösterilmesi bölgede ciddi anlamda şok yarattı. BDP’nin boykot kararı bütün insanların iradesini ipoket altına almaya çalışan bir karardır. Kendi astıkları pankartlarda diyorlar ki, irademe dokunma. Peki sen neden dokunuyorsun. Başkası dokunma hakkına sahip değil, sen dokunma hakına sahipmisin. Niye boykot. Niye insanların iradesinin ortaya çıkmasına engel oluyorsunuz. Sandıklara görevli koyar gibi yapıp adeta insanları fişleme havasına girip insanları sandıktan uzaklaştırıyorsunuz. Hangi demokraside sandığın üzerine çarpı atılmıştır. Sandığın üzerine kim çarpı atar hangi zihniyet çarpı atar. Askeri sistemler atar. Ve bu topraklarda sandığın üzerine çarpılar atıldı. Bunu militarizime karşı olduğunu demokrasi arayışında olduğunu söyleyenler yapıyor. Bu kadar çelişki nasıl biraraya gelir. Kürtlerle ilgili bir şey yoksa neden Şivan Perver, neden İsmail Beşikçi, neden Orhan Miroğlu, neden Bayram Bozyel gibi insanlar buna evet diyorda siz hangi Kürt halkını temsil ediyorsunuz ki, buna boykot deme cesaretini gösteriyorsunuz. Bu boykotun üreteciği Ergenekon soruşturmasını sonuçlandırmamaktır. Yeni bir anayasaya 15 yıl daha kavuşamamaktır. Nasıl bunları göze alırsınız. Tarihin çok önemli bir kırılma noktasını yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

 

guneydoguekspres.com

 

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
 

Diğer Haberler

FOTO GALERİ

SİTE ANKET

Sizce Demokratik Açılım Bittimi?




LİNK DEĞİŞİMİ