Diyarbekir'in 1571-1573 yılları arasında valiliğini yapan Vezir Hasan Paşa'nın Sokullu Mehmed Paşa'nun oğludur. Halhallı Behram Paşa'nın arkasından vali olan Köse Hüsrev Paşa'nın yerine atanan Vezir Hasan Paşa, valilik yaptığı yıllarda Amid'in (Diyarbakır'ın) kuyumculuğu ve ticaret hayatı çok gelişmiş durumdaydı.

 Bu yıllarda kuyumcular başı Ahmed Çelebi ve kalfalarının altın ve gümüşten yaptıkları çeşitli süs eşyaları Kanuni Sultan Süleyman'ın bile ilgisini çekmiş ve beğenisini kazanmıştır. Ahmed Çelebi, Hamravat Suyu’nun şehre getirilmesi için çaba gösterenlerin içinde yer alıyordu.

 Hasan Paşa şehrimizde ilk önce kuyumcular için bir çarşı yaptırdı. Sonra bu çarşıdan Ulu Camii ye bir kol atarak, Ketenciler adıyla anılan çarşıyı ekler. Kuyumcular çarşısında imal edilen takı ve süs eşyaları, Ketenciler Çarşısı’nda satışa sunulurdu. Ketenciler Çarşısı birinci dünya savaşında harap olmuştur. Bu iki çarşıyı yeterli görmeyen Hasan Paşa, adıyla anılan Hasan Paşa Hanı'nın yapılmasına önayak olmuştur.

 Güzel bir mimariye sahip olan Hasan Paşa Hanı Gazi Caddesi üzerindedir. 1612 yılında şehrimizi gören Polonyalı Simeon, Seyahatnamesi’nde Hasan Paşa Hanı hakkında şunları yazar:

 "Şehre girdikten sonra Hasan Paşa Hanına indim. Muazzam bir kargir bir bina olan hanın, 500 beygiri barındırabilen yer altında iki büyük ahırı, çok güzel bir havuzu, üç kat üzerinde birçok kargir odaları vardı. Hana bitişik olup Bursa'daki  Gelincik ve Edirne'deki Alipaşa hanları gibi kemerli, güzel kuyumcu hanında emsali yalnız İstanbul'da bulunan çok usta kuyumcular, zernişancılar, bıçakçılar, papuçucular, çizmeciler ve diğer zanaat erbabı çalışırlar"

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol