‘İnanç, yaşamın gücüdür’ Bu söz dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Johann Wolfgang von Goethe’ye aittir.

İnanç çok önemli ve hiç kimse inançsız yaşayamaz. Bu ilahi bir inanç da olabilir, başka şeylere karşı duyulan bir inanç da olabilir.  Çünkü inanç evrenseldir ve herkesin kendi dünyasında inandığı ya da inandıkları vardır. İnanç, insanı endişeli ruh halinden kurtarır ve başarıya götürür. İnanarak zoru başarırız ve huzura ereriz.

İnancın merkezinde kalp vardır, kalp bedeninden dünya ya bakan bir ışıktır. Bu ışığa yani aşka yol almak için ise gerçekçi, doğru ve hakikat arayışçısı olmak lazım. Böyle bir kişiliğin olması için öncelikle inancında bilinçli olmak lazım.

Senin dininden, inancından, renginden, dilinden ve ırkından olmayanı kabul etmeyip ve onu yok etme duygusuyla yaşıyorsan o zaman sen kendi inancına karşı da samimi değilsin ve senin inancın sana hiçbir şey kazandırmaz.

                                                        ***

Gündemi sarsan Yeni Zelanda’daki iki camiye yapılan saldırıda 50 kişi ölmüş, 36 kişi ise yaralanmıştı. Kendini Müslüman düşmanı olarak tanıtan, beyazların üstünlüğünü savunan Brenton Tarrant yayımladığı manifestosunda “Kendi topraklarında kendi kültürleriyle yaşamak isteyen milyonlarca Avrupalı ve diğer etnik milliyetçileri temsil ediyorum” demişti. Müslüman düşmanı Brenton Tarrant, zaten yayımladığı manifestosuyla da hastalıklı ruhunu açıklamış.

Kendince, kendi inandıklarını savunmak için bu saldırıyı yaptığını dile getiren bu hasta insan, esasen kendi inancına da inanmıyor. Çünkü ister Müslüman, ister Hıristiyan olsun hiçbir dinde senden olmayanı öldüreceksin, dışlayacaksın ve ona karşı hoşgörüsüz davranacaksın diye bir şey denmiyor. Aksine senden olmayanla kardeşçe yaşayacaksın deniyor.

Beyazlar ve Avrupalıları üstün olarak gören bu zihniyet, esasında insan ve dine manevi değer değil, maddi değer biçiyor.

Yazımızın içinde de belirtmiştik inançtaki bilinç çok önemli. Eğer inancının bilincinde değilsen ve ona hoyratça yaklaşıyorsan İslam’a karşı olan ve camiye yaptığı saldırıyla katliam gerçekleştiren katil Brenton Tarrant’dan bir farkın kalmaz. O İslamiyet’e inanmadığı için bu katliamı yaptı. DAIŞ ise İslami bir devlet kurmak için binlerce insanı vahşice katletti. Sonuç bu iki zihniyetin de birbirinden farklı olmadığını gösteriyor.

Dini kaynakları çok katı, bağnaz ve vahşi bir şekilde yorumlayan DAIŞ, dine büyük bir zarar verdi. Bunlar yüzünden sayısız insan dinini değiştirip Müslümanlıktan bile çıktı ve gelinen aşamada Dünya’da İslam düşmanlığı toplu katliama dönüştü.

Dinde vicdan, ahlak, adalet, hak ve eşitlik çok önemli… Bu değerler üzerinden yaşam tarzına yön verilir. En azında dinlerde öyle olması gerektiği söyleniyor. Fakat yirmi dört saat dinden bahsedip, dini ritüelleri yerine getirdiğini iddia edenler, toplumu kendi çıkarlarına göre yönlendirmek için ve siyasette rant sağlamak için dini kendilerine kılıf yapıyorlar.

İslam dininin güzelliklerini bir tarafa bırakıp, İslam maskesi takan sahtekarlar, hiç utanmadan her türlü ahlaksızlığı yapıp ve fikirsel anlamda karşı oldukları kişiler bunu yapıyormuş gibi göstermeye çalışıyorlar. Bir kere eğer gerçekten inanıyorsan anlam gücünü en yüksekte tutup ona değer vermen lazım.  Ve eğer dinin ilkeleri olan vicdan, ahlak ve adalet duygusunu kendinde pratikleştiriyorsan zaten hakiki anlamda ne kadar değer verdiğin de belli olur.

Aslında dinden bi haber olup, sanki dini sadece onlar biliyormuşçasına ve de dini kendilerine kılıf olarak kullananlara kimse inanmıyor artık. Dolayısıyla hiç kimse kendisini İslam adına konuşan ya da İslami değerleri yaşayan olarak gösterip toplumu kandırmaya çalıştığını sanmasın. Çünkü er ya da geç hakikat mutlaka sahtekarların yüzüne tokattı atar.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.