İslam sanatının homojen bir görünüme sahip olduğu yolundaki görüşlerin belki de en önemli sebebi, bu sanatın tamamen dekoratif bir sanat olarak düşünülmesidir. Bu tür bir bakış açısının oluşmasında bazı İslam Sanatı araştırmacılarının, İslam mimarisini, süslemeci yönü ağır basan bir sanat olarak tanımlama çabaları etkili olmuştur.

İslam mimarisine hat, geometrik düzenlemeler, mukarnas, çini gibi süsleme unsurlarının kısmen de olsa homojen bir görüntü kazandırdığı kabul edilebilir. Ancak bu durum İslam mimarisini süslemeden ibaret kılmadığı gibi, her dönemde bu unsurların aynı anlayışla ele alındığı anlamına da gelmemektedir. 

Çok hızlı ve geniş bir yayılım gösteren bu din, yayıldığı bölgelerde çeşitli kültürlere sahip toplulukların eski gelenek ve göreneklerini birden ortadan kaldırmamıştır. Dolayısıyla geçmiş yaşantıların bir bölümü aynen kullanılmaya devam ederken, bir bölümüne ise, İslamî nitelik kazandırılmıştır. Bu nedenle İslam sanatının Mezopotamya, Suriye, İran, Anadolu, Mısır, Tunus, Cezayir, İspanya gibi çok farklı geleneksel miraslara sahip ülkelerde birbirinden farklı bir gelişim çizgisi izlediği ve ayrı ayrı özellikler taşıdığı görülmektedir. Bu farklılıklar her bölgenin İslam’ı kendi kültürel ve sosyal yapısına uygun olarak değişik biçimlerde yorumlamasından kaynaklanmaktadır.

Kullanılan elemanlar çoğunlukla yerli ya da dış kökenli olsa da, İslam mimarisi bu elemanların form ve ilişkilerini yeniden düzenleyerek, özümlemiş ve onları kendi sistemiyle bir bütün haline getirmiştir. Böylece dışarıdan alınan formlar, eski bağlantılarıyla ilgileri kalmayan, yeni medeniyetin birleştirici parçaları olan realitelere dönüşmüştür. Bu uyarlama işlemi İslam’ın hayat, dinamizm ve yaratıcılık göstergesi durumundadır.

İslam sanatının temel belirleyici prensibi, yani özü  “tevhid” ilkesidir. Bu inanca göre Allah her şeyin tek, mutlak ve üstün yaratıcısıdır. Tevhid, coğrafi ve etnik farklılıklar olsa da,  İslam sanatını şekillendiren ortak paydadır. Özellikle süsleme sanatlarında tevhid ilkesine bağlı olarak tasvir yasağı, soyutlama, stilizasyon gibi bazı tavırların geliştiği gözlenmektedir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol