Kadim kentin kadim halkı: Süryaniler - 5

Zengin bir kültüre sahip olan Süryaniler, tarih içinde yaşadıkları olaylarda günden güne azalmalarına rağmen halen geleneklerine bağlı olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Diasporada yaşayan Katolik, Protestan ve Ortodoks Süryaniler geleneklerinden uzaklaşmaya başlasa da, halen Diyarbakır ve Mardin'de yaşayanlar geleneklerine sıkı sıkıya bağlı durumda.

07:40:49 | 2019-01-12
-- Adversting 5 --

Ahmet SÜMBÜL

DİYARBAKIR - Zengin bir kültüre sahip olan Süryaniler, tarih içinde yaşadıkları olaylarda günden güne azalmalarına rağmen halen geleneklerine bağlı olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Diasporada yaşayan Katolik, Protestan ve Ortodoks Süryaniler geleneklerinden uzaklaşmaya başlasa da, halen Diyarbakır ve Mardin'de yaşayanlar geleneklerine sıkı sıkıya bağlı durumda.

Süryanilerde evlilik kurumu

Süryanilerde evlilik konusunda yerleşik olan en önemli adet, evli çiftlerin boşanmasının yasak olmasıdır. Boşanma yasağının tek istisnası kadının zina yapmasıdır. Ancak boşanma konusunda Tur Abdin’deki Süryaniler ile Avrupa’daki Süryaniler arasında bir farklılaşma yaşanmaya başlamış ve Avrupa’daki Süryaniler arasında boşanma vakalarına nadir de olsa rastlanmaya başlamıştır.  Geleneklere göre birinci eş vefat etmeden yeni bir evliliğin yapılmaması Süryanilerde yasaktır.

Evlilik kilisenin onayı ile olur

Hıristiyanlığın etkisi Süryanilerde evliliklere de yansımıştır. Bu nedenle düğünler kutsal gün olan Pazar günü yapılmaktadır. Aynı zamanda evlilikler de kilisenin onayıyla gerçekleştirilir. Önce resmi nikah kıyılmasına rağmen damadın babası metropolit tarafından dini nikah yapılmadıkça evlilik gerçekleşmiş sayılmaz. İkinci eş ve boşanmaya yönelik bu kesin yasakların gerekçesi olarak iki kişinin evlendikleri andan itibaren tek kişi oldukları için eşlerin birbirlerine karşı davranışlarının saygılı olması gerektiği dile getirilmektedir. Kiliselerin evlilik konusunda önemli bir işlevi de evlenmek isteyen kişilerin ailelerinin birbirleri hakkında gerekli bilgi ve referansları sağlamasıdır.

Evlilik adetleri

Süryanilerin evlilik sırasında ve öncesine ilişkin adetleri şu şekilde özetlenebilir: İlk olarak damat adayı ailesiyle birlikte, gelin adayını görmek için onun evine gider, erkek tarafının kızı beğenirse aile sonraki bir gün papazı alıp gelin evine gider ve söz keserler. Söz sırasında erkek tarafı kıza altın haç ve yüzük takar. Düğün öncesinde kız evinde kına gecesi düzenlenir, nikah günü ise  gelin ve damat önce günah çıkarmak için birlikte kiliseye giderler. Önce resmi nikah kıyılır ardından ise dini nikah için kiliseye daha sonra da düğün için düğün salonuna gidilir.

Ruhban sınıfına evlilik yasağı

Süryanilerde ruhban sınıfından olan rahipler ve bunların üst makamları olan Episkopos, Metropolit, Mafiryan ve Patrikler evlenemezler. Din adamı sınıfına mensup olanlardan sadece papazlar,

papaz rütbesini almadan önce evlenebilirler. Papaz, eşi öldüğünde ikinci bir evliliği yapamaz. Fakat ruhban sınıfına dâhil olmayan diğer cemaat üyeleri, eşleri öldüğü takdirde ikinci bir evlilik yapabilirler.

Süryaniler arasında evliliği engelleyici durumlar ruhsal yakınlık, kan bağı ve  dini farklılıktır. Ruhsal yakınlık, süt annelik, süt kardeşlik ve vaftiz kirveliğidir. Aralarında bu gibi bir yakınlığın bulunması halinde evlilik kesinlikle yasaktır. Vaftiz kirvesi ise vaftiz esnasında çocuğu tutan kişidir ki o çocuğun manevi babası olarak kabul edilir. Kirvenin eşi manevi anne, çocukları ise manevi

kardeşler sayılır. Nikahta sağdıçlık ve geçmeyen hastalıklar da evlilik için engel teşkil etmektedir.

Kuzenler arasında evlilik yasağı

Yakın akraba olan amca, dayı, hala, teyze çocukları arasında da evlilik gerçekleşemez. Günümüzde ise Süryanilerin nüfuslarındaki azalmadan dolayı, kilise bu tür evliliklere tolerans tanımaktadır. Evliliği engelleyen bir diğer durum ise dini farklılıktır. Bir Süryani ile Müslüman’ın evliliği asla kabul görmez.

Farklı mezhep üyesi olmak bile Süryaniler'de evliliğin önünde engellerden biridir. Ancak bu da günümüzde özellikle diaspora da pek uygulanmıyor.

Cenaze merasimi ve ölülerin gömülmesi

Süryani inancına göre ölen kişi tek parça bir kumaş ile kefenlenir ve yüzü açıkta kalacak şekilde, tabuta yerleştirilir ve cenaze merasimi için kiliseye gidilir. Cenaze merasiminden sonra ölen kişi ayakları Doğu yönünde olacak şekilde mezara konur. İlk toprağı papaz, dualar eşliğinde serper. Süryanilerde din adamları diğer insanlardan farklı bir şekilde gömülürler.

Din adamlarının cesetleri yıkanır, hasta yağıyla yağlanır, hayattayken bulunduğu ruhban sınıfının giysisi giydirilir. Ahşap bir sandalyeye oturmuş bir vaziyette duvar, yer veya özel mezarlıklara gömülürler.  Ölen kişilerin anısına ölüm yıldönümlerinde, bayram günlerinde özel anma, ayin ve mezarlık ziyaretleri yapılır. Bu ziyaret sırasında, mezar başında tütsü yakılır, mezar toprağı sulanır, etrafı temizlenir ve çiçek bırakılır. Ölen kişinin yakınları ölümün üçüncü, dokuzuncu ve kırkıncı günleri ile ölüm yıldönümlerinde mezarın başında yemek ve helva dağıtırlar. Bu dini bir zorunluluktur.

Süryanilerde ekonomik hayat

Çalışkanlıkları ile bilinen Süryaniler, kuyum, mimari, dişçilik, demircilik, terzicilik, gümüşçülük, el işlemeciliği konusunda kendilerini kanıtlamış bir halktır.

1960’lara kadar Diyarbakır’da ipek puşicilik, 1980’lere kadar Şırnak ve Siirt’e, "şal u şepık" denilen geleneksel erkek giyiminin kumaşı ile birlikte dikimi, yine 1980’lere kadar Mardin ve Midyat’ta telkari gümüşçülük ile birçok meslek Süryaniler birlikte anılmıştır. Halen Mardin ve İstanbul Kapalı Çarşı'daki kuyumcuların büyük bir kısmı Süryanilerden oluşmakta.

Süryanilerde el sanatları

Taş ustalığı

Süryanilerin uzun yıllar en önemli sanatlarından biri taş işçiliğiydi. Mardin ve Midyat başta olmak üzere bölgedeki taş evlerin tamamı ile su kuyuları Süryani ve Ermeni ustalar tarafından yapılmıştır. Ancak günümüzde taş işçiliği Araplar tarafından yapılmaktadır. Mardin ve çevresinde Süryani ev ve kiliselerinde taş oymacılığı sanatının özgün örnekleri görülmektedir. Kapı, pencere çevreleri, sütunlar, kemerler taş işçiliğinin oya gibi ince örnekleri ile bezelidir.

Basmacılık

Basmacılık, yüzyıllardır Mardin ve çevresindeki Süryanilerde var olan bir sanattır. Kök boya ile elle yapılmış tahta kalıpları kullanmak suretiyle icra edilir. Süryani basmacılık sanatında yatak örtüsü, nevresim, yastık kılıfı, oda takımları, vitrin takımı, perde, bohça, tablo, yaka ve yazma gibi ürünler yapılmaktadır. Süryanice Hetmo adı verilen basmacılık bir kalıp sanatıdır. Genellikle boya olarak kökboyası kullanılır. Bu boyanın özelliği üstüne sürüldüğü malzemeden bir daha hiç çıkmamasıdır.

Yün ve ipek halıcılık

Yün ve ipek halıcılık, Süryanilerin Ortaçağdan beri yaptıkları bir sanattır. İpek ve yünlerin kök boyası ile boyanması suretiyle elde edilen malzemelerden dokunan el halısı çeşitli ebatlarda yapılmaktadır. Yöredeki motifler halı süsü olarak kullanılmaktadır. İşlenen halılar Süryani el sanatının inceliklerini ortaya koymaktadır

Bakırcılık

Bakır işlemeciliği, geleneksel Süryani el sanatlarının başında gelmektedir. Bakırcılıkta ürünlerin ortaya çıkması son derece ağır şartlarda gerçekleşmekte ve işin tamamı el gücüne dayanmaktadır. Mardin ve çevresinde bakırdan sofra takımı, çanaklar, kaşık, kepçe, kevgir, sini, leğen, yemek tencereleri, kazanlar, ibrik, güğüm ve diğer mutfak eşyaları yapılmaktadır. Süryanilerin yoğun olarak batıya göçünden sonra Mardin ve çevresinde bu sanatı sürdürenlerin sayısı oldukça azalmıştır

Telkari

Süryanilerin yüzyıllardır yaşattığı önemli sanatlardan biriside telkariciliktir. Süryani telkari ustaları bu alandaki maharetlerini yaptıkları eserlerine yansıtmış ve birbirinden kıymetli parçalar üretmişlerdir. Türkiye'de telkari sanatının merkezi Süryanilerin yoğun yaşadığı Midyat ilçesidir. Yüz yıl öncesine kadar Diyarbakır'da da taş ustası, bakırcı, basmacı, terzi, dişçi gibi mesleklerin yanı sıra telkari ustaları da sanatlarının en güzel örneklerini sergiliyorlardı. (Sürecek)

-- Adversting 6 --

 




ETİKET :   Kadim kentin kadim halkı Süryaniler

Tümü