Kimi eşinden şiddet gördü, kimi eşinden ayrıldı, kimi terk edildi, kimi eşi çalışamadığı için, kimi çocukları için, kimi de evde oturmayıp aile bütçesine katkı sunmak için pazarda tezgah açtı. Sonuç olarak hepsinin bir tek amacı vardı, hayata tutunmak ve hiç kimseye muhtaç olmadan ekmeklerini kazanmak…

Diyarbakır’da bu tür dezavantajlı kadınların oluşturduğu yaklaşık 250 kadın, bundan 7 yıl önce merkez Bağlar İlçe Belediyesi’nin oluşturduğu Jiyan Semt Pazarı’na başvurdu ve o dönem yerleşim alanı çok az olan Bağcılar Bölgesi’nde küçük sermayeleriyle pazarcılık yapmaya başladı.

Kadınlar; herkes sıcak yatağındayken çoluk çocuğunu bırakarak, kar yağmur çamur demeden aldıkları sebzeleri, meyveleri, balıkları tezgahlarına yerleştirerek, rızıklarını beklemeye başladı. Kimi zaman zarar etseler de,  yılmadan usanmadan tehditlere, tacizlere, homurdanmalara aldırış etmeden mücadelelerine devam ettiler, bugünde ediyorlar.

Elbette hepsinin bir hayat hikayesi ve çektiği onca zorluk vardı. Kimi ta Bartın’dan Diyarbakır’a gelin gelmişti. Ama hayat onu pazarda tezgah açmaya mecbur bırakmıştı.

Kimi henüz çok gençti. Ve hayali iyi bir dansçı olmaktı. Fakat şartlar onu da pazarda tezgah açmaya zorladı. Her şeye rağmen boş zamanlarında aynanın karşısında dans etmeyi ihmal etmedi.

Kimi çektiği acılar nedeniyle kansere yakalanmıştı. Kemoterapi görmesine rağmen tezgah açmayı ihmal etmemiş, çoluk çocuğuna hem annelik hem babalık etmişti.

Kimi eşi tarafından Pazar yerinde vurulmuştu. Sakat kalmasına rağmen biran önce iyileşip pazardaki yerinde tekrar tezgahını açacağı günü hayal ediyordu.

Kimi çoluk çocuğunun eğitimini sürdürebilmesi için, kimse de sofraya aş ekmek koyabilmek için tezgahlarına açtı ve halen de açıyor.

İşte Türkiye’nin ilk kadın pazarının mensupları, 7 yıl çok çetin şartlardan geçerek bugüne geldi. Geldi gelmesine ancak, o gün yerleşim alanı çok az diye pazar kurmayı düşünmeyen, bazı erkek pazarcılar, gözlerini bu kadınların alanına çevirdi. Kapalı kapılar ardından bu emekçi kadınların tüm itiraz ve mücadelesine rağmen, o bölgede bir erkek pazarı kuruldu, ikincisi için girişimler olsa da bu gerçekleştirilen mücadele sonucu geri püskürtüldü.

Pazarcı kadınların, bu kez mücadele edecekleri bir de erkek pazarcılar çıkmıştı karşısına... Kadınlara destek ise, Diyarbakır İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Reyhan Aktar ve yönetim kurulu üyelerinden, yani hem cinslerine geldi. Aktar, pazarcı kadınların sorunlarını yerinde dinledi. Ve onların birlik olabilmesi için dernekleşmesini sağladı, yol gösterdi, maddi manevi her türlü desteği sundu.

Bu kadın dayanışmasının sonucunda ise, ortaya çok güzel bir belgesel çıktı. Diyarbakır İş Kadınları Derneği ve Cosmos Medya işbirliğiyle ‘İlk Kadın Pazarı’nı konu alan 25 dakikalık ve 7 yıllık mücadeleyi özetleyen harika bir belgesel gerçekleştirildi. Bu belgeselin Diyarbakır galası yapıldı. Şimdi galanın İstanbul ayağı için çalışmalar sürüyor. Daha sonra da belgesel farklı kentlerde gösterime girecek.

Ben bu güzel belgesel için başta Diyarbakır İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Reyhan Aktar ve yönetimini, Cosmos Medya çalışanlarını, pazarcı  kadınları ve emeği geçen herkesi kutluyorum. Ve bu belgeselin tüm Dünya’da ses getireceğine inanıyorum. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol