Hayatlarımızı kimlerin çalacağı belli değil. İnsanlar artık normal bir şekilde ölmüyor. Dışarı çıkınca başına ne geleceğini bilemiyorsun. Ya bir kör kurşun, ya bir kör bıçağın hedefi oluyorsun, ya trafik kazası, ya bomba patlamasında yaşamını yitiriyorsun. Ya intihardan, ya da bir caninin saldırısında ölüyorsun/ölüyoruz.  Tıpkı Ordu’da evinin önünde bir cani tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürülen balerin Ceren Özdemir gibi…

Balerin Ceren’i öldüren canavar polise verdiği ifadesinde, “Öldürdüğüm için pişman değilim, daha çok insan öldürmek için silah almaya çalıştım, ama param olmadığı için bir iş yerinden bıçak çalıp Ceren’i öldürdüm” dedi.

Türkiye’nin dört bir yanında 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü nedeniyle etkinlikler yapılırken, Kasım’ın son gününde 38 kadının öldürüldüğü ve 13 çocuğun da cinsel istismara maruz kaldığı açıklandı.

Peki; bütün bunların suçlusu kim? Kadınları, çocukları katleden kim? Bence katil sadece elinde bıçak olan değil, arabayı uçuruma sürükleyip içindekilerin ölümüne sebep olan şoför değil, tecavüz eden sapık değil, bombayı patlatan değil, siyanürü içip kendini öldüren değil.

Peki, katil kim? Seyirci kalan herkestir. Bu durumu değiştiremeyenlerdir. Yani bu sistemi oluşturanlardır ve bu sistemin çarkına uyan bizleriz. Çünkü bizler bu ülkedeki yanlış politikalara ses çıkarmayan, tepki göstermeyenleriz.

Bu ülkede seçim yapıldığı kadar, her halde başka bir yerde bu kadar üst üste seçim yapılmıyor. Ve oylarımızla parlamentodaki kürsülere oturanları belirleyen bizleriz. Onların bu ülkede siyaset yapmasını sağlayanlar da bizleriz. Peki, bizim neden bu yetersizliğe ve olumsuzluğa karşı duran ve değişmesi için mücadele eden bir gücümüz yok?

Bu ülkede o kadar çok anketler yapılıyor ki, neredeyse her gün bir anket yapılıyor diyebiliriz.  Söz konusu anketlere verdiğimiz cevaplarda hangi lideri, hangi partiyi seviyor ya da tutuyoruz yerine, biz artık bu ülkede tecavüz, öldürme, soygun, vurgun ve talan olaylarının yapılmasını istemiyoruz dememiz gerekiyor.

Bakın güçlü olan halktır. Bir oyunuzla bile birçok şeyi değiştirip ve bütün partileri istenilen noktaya getirebilirsiniz. Çünkü “ben oyumu bu durumu değiştiremeyen hiçbir partiye vermem” deme hakkınız var. Ama bizlerde yanlışa karşı doğru bir duruş yok. Radikal bir tavır yok. Yanlışı ve yanlış yapanları hemen affediyoruz. Oysa ki doğru bir nefretin insanı bütün kirliliklerden ve kirli insanlardan temizlediğini bilmemiz lazım. Yani eğer istersek o bir oyumuzla bile bizim kaderimizi belirleyenlerin, kaderini biz belirleriz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol