2019 Mart ayında gerçekleşecek yerel seçimler öncesi yapılan anketlerde AK Parti’nin oy oranı yüzde 30/35 bandında görünüyor. Anketlere göre AK Parti tek başına seçime girerse İstanbul, Antalya ve Ankara gibi şehirleri kaybedebilir. Bunu göze alamayan AK Parti her seferinde gönüllü değil de, mecburi olarak MHP ile ittifak yapmak zorunda kalıyor. AK Parti ile ittifak yapan MHP’de bu ittifaka mecbur. Çünkü yapılan anketlerde MHP de, AK Parti gibi tek başına yerel seçimlerde Adana, Manisa ve Mersin gibi büyük illerde başarıyı elde edemeyebilir.

Fakat bu iki parti arasındaki ittifak en çok MHP’ye yarıyor ve MHP bu ittifakta oyun kurucu. Hatırlanırsa Devlet Bahçeli, “AK Parti yerel seçimlerde büyük şehirleri kaybederse insanlar rejimi sorgular” demişti. Bunu söyleyen Bahçeli, Erdoğan’a “AK Parti ve senin geleceğin bana bağlı”  mesajını mı vermek istiyor acaba? MHP’ye karşı mahkumiyeti yaşayan AK Parti kendi iktidarını mecbur olduğu bu ittifakla korumaya çalışıyor.

Siyasete yaşanan bu paradoksta kim kime benzedi tartışmaları da yapılıyor. AK Parti mi MHP’ye benzedi, MHP mi AK Parti’ye benzedi?

Bahçeli kendi tabanına, “MHP büyüyerek, güçlenerek geliyor” demesi ile “AK Parti bize benzedi” mi demek istiyor? Bilindiği gibi ittifak sonrası MHP devlet içinde hızlı kadrolaşmaya gitti. Ve MHP; Gülen örgütü ile Ulusal Kemalistçiler gibi küçük bir elit çevre değil, toplumsal tabanı olan bir partidir. Daha önce MHP’ye oy vermiş bir kısım seçmen AK Parti’ye oy veriyordu. Fakat yapılan son seçimlerde bu seçmen kitlesi tekrar MHP’ye yön çeviriyor. Yani görünen o ki, MHP hem devlet içinde, hem de tabanda AK Parti’nin içinde büyüyor da büyüyor.

Uzun vadeli düşünüldüğünde bu durumun AK Parti’ye olumlu sonuçlar doğuracağı gibi görünmüyor, çünkü AK Parti ebediyen MHP ile ittifaka mecbur kalabilir.   

 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol