antalya escort
türkçe porno anadolu yakası escort

BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...


Bu makale 2017-06-19 14:33:42 eklenmiş ve 1063 kez görüntülenmiştir.
Cevdet KARA cevdetkara-21@hotmail.com

 

İçinde yaşadığımız evrende dünya, ay, güneş ve yıldızlar birbirini tamamlayan, birbirine kol kanat geren, varlıkta yoklukta birbirine sımsıkı sarılan bir aileyi temsil etmektedir aslında...

 

Birinin yokluğunda herşey eksik kalır, yarım kalır, karanlıkta kalır...

 

Dünya dediğimiz şey;

 

Aslında bir evlat, bir insan...

 

Güneş;

 

Bu evladını kışın ve zemherinin her türlü soğuk ve fırtınalarına karşı koruyan, ısıtan şefkat ve merhamet timsali anneyi,

 

Ay;

 

Bu evladına her türlü karanlıkta ışık olup yol gösteren sağ salim aydınlığa çıkması için gece dahi sürekli çalışan bir babayı,

 

Yıldızlar ise;

 

Gecenin karanlığına varlıklarıyla neşe katan ve en kötü zamanda, uzak olsalar bile yürek ve kalpleriyle mutluluk vesilesi olan kardeşleri temsil etmektedir...

 

Baba olmazsa o evin direği yıkılır, karanlıkta kalır herşey,

 

öksüzdür dünya...

 

Anne olmazsa buz kesilir hayat, biter yaşam,

 

yetimdir dünya...

 

Kardeş olmazsa gökkuşağının tüm renkleri simsiyahtır,

 

bir tuhaftır dünya...

 

Bundandır;

 

Ayla güneşin sevgisine eşlik eden yıldızların dansına dünyanın tüm içtenliği ile sarılması, onlarsız buz kesilip karanlıkta kalması, yaşayamaması...

 

Güneş'iniz hiç sönmesin,

 

Ay'ınız hep parlasın,

 

Yıldızlar'ınız uzak da olsa hep kalbinizde yanıbaşınızda olsun...

 

Babalar gününüz kutlu olsun...

 

Ve bir hikayeyle bitirelim.

 

BABALAR BÖYLEDİR İŞTE...

 

Delikanlı 16 yaşında iken babası ile tartışmış ve evi terk etmişti.

 

Buna çok öfkelenen baba, evde onun adı bile anılmayacak diye yasak koymuştu.

 

Anne her gece evi terk eden oğlunun yatağına oturup yastığını koklayarak uyuyordu. "Oğlumu özledim, ne olur gidip arayalım, bulup getirelim" dese de, baba geri adım atmıyordu.

 

Aradan iki yıl geçmişti. Oğlunun doğum günü o yıl. Babalar günü ile aynı güne denk gelmişti.

 

Annenin ağlamaklı halini görünce dayanamadı baba "Şu adrese git, oğlunu gör" dedi. Ve ekledi, "Adresi benim verdiğimi söyleme ama" Birkaç şey daha söyledi ama anne duymuyordu bile, aklında bir tek adres kalmıştı.

 

Anne sevinçten uçuyordu. Hemen hazırlandı yola koyuldu. Büyük bir şehrin karşı yakasındaydı babanın verdiği adres.

 

Gittiği adres bir tamirhaneydi. Oğlunu tulum içinde gördü. Bir süre ıslak gözlerle dükkanın karşısından izledi ve oğluna doğru yaklaşmaya başladı.

 

İki yıl boyunca kendisini arayıp sormayan ailesini unutan delikanlı aniden annesini karşısında görünce önce şaşırdı, sonra koşup sarıldı annesine.

 

Babası hariç herkesi soruyordu, "o nasıl, bu nasıl," diyerek. Ve sonunda "O adam nasıl, hala aksi ve anlayışsız mı?" diye sordu annesine.

 

Anne cevapsız bıraktı bu soruyu. "Hadi oğlum gel eve gidelim" dedi.

 

"Hayır anne, ben böyle iyiyim. O adamla tekrar aynı evde yaşayamam" dedi ve dükkana doğru yürümeye başladı.

 

Arkasından bir süre bakakalan anne hazırladığı pastayı oğluna vermek için seslendi.

 

Delikanlı pastayı alırken annesine "Anne ne olur ısrar etme, gelmeyeceğim. Bir gün bile merak edip arayıp sormayan bir adamla aynı evde yaşayamam ben" dedi.

 

Anne boynu bükük halde oğlunun yanından ayrılmaya hazırlanırken "Peki oğlum sen bilirsin. Anlaşılan çok kararlısın, gelmeyeceksin. Ama baban dedi ki; son bir aydır arkadaşlık ettiği çocuktan uzak dursun, o çocuk sana zarar verecektir. Önceki arkadaşıyla barışsın."

 

Bu kez çocuk donakalmıştı.

 

Annesi eve dönmüştü. Babaya sitem etti, "Madem biliyordun nerde olduğunu neden benden sakladın? O yüzden rahattın demek?"

 

Hep ters, aksi görünen baba yutkundu ve gözlerinden iki damla yaş akıverdi.

 

"O benim canımdır ya, canım" dedi.

 

"Ne zamandan beridir biliyordun?" diye sordu anne.

 

"Gittiği günden beridir biliyorum. Bazen öğlen molalarında ne yiyip ne içiyor diye gider uzaktan izlerdim, bazen akşamları geç gelirdim ya hani, sen beni kahvede sanırdın, işte o zamanlarda da ne yapıyor kimlerle takılıyor diye takip ederdim."

 

Karı koca bir birlerine sarılıp ağlarken kapı çalmıştı.

 

Elleriyle gözlerini silerek kapıyı açmaya gitti anne. Annesinin kendisine yaptığı pastadan daha büyük bir pasta ve hediye paketi ile içeri girdi delikanlı.

 

Koşarak babasına sarıldı.

 

"Babalar günün kutlu olsun babaaaa."

 

Delikanlı anlamıştı. Kendisine hiç bakmadığını düşündüğü babasının, aslında gözünü hiç üzerinden ayırmadığını….!!!

 

Babalar kızar bağırır, ama hep evlatların iyiliği içindir;

 

Evlatlar çocukken bunu anlayamaz.

 

Fakat bir gün onlar da Anne-Baba olunca anlarlar babanın kıymetini..!

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA