türkçe porno anadolu yakası escort

LİMONATA…


Bu makale 2017-06-23 16:25:12 eklenmiş ve 1497 kez görüntülenmiştir.
Şahin AKÇAP sahinakcap@hotmail.com

 

Mutfağa dalan oğluna seslendi:

“Elin süreyim deme. Ezen, bibin gelecek. Bozma yaptıklarımı.” Dedi okuldan dönen oğluna.

Dinler mi?

“Mana ne mana ne. Bi cıncığ alacam.” Diye diretti oğlan.

Elindeki ütüyü kumaşın üzerine bırakıp ardından koştu oğlunun:

“Vilen men ne diyiyem. Zeher zıkkım yiyesen. Az bi dur hele.” Dedi öfkeyle oğlunun kolundan yapışarak.

Mutfaktan çıkarken kolu limonata dolu sürahiye çarptı. Mutfağın zeminine düşen sürahi paramparça oldu.

Anne artık cinnet aşamasındaydı. Bu panik ve şaşkınlığı fırsat bulan oğlu annesinin elinden kurtulup dışarı attı canını.

“Ermeni dığası. Men sana ne diyim!” Dedi olduğu yerde donup kalan kadın.

Kırık cam parçalarının üzerinden atlayıp kumaş üzerine bıraktığı ütüye koştu. Yanık kokusu duman olup sarmıştı salonu ve her yanını. Bir hamlede ütünün fişini çekip aldı.

Mutfakta ortalık limonataya bulaşmış, ütü altındaki kumaş etek yarım bir ay şeklinde yanmıştı.

Kenarı yanmış eteği banyodaki su dolu leğenin içine atıp mutfağa döndü. Söylenmek istiyordu ama her sözcük boğazına düğüm olup kalıyordu. Yüzü morarmış, gözleri öfkeden kocalmıştı.

Afacan oğlu ise evin antresine sinmiş, korku ve pişmanlıkla annesini izliyordu.

“Ana!” Diye usulca seslendi.

İşte bu çağrı anneyi şoktan çıkarmaya yetmişti.

“Gözüm göremesin seni! Yezit!” Dedi çınlayan sesiyle.

Oğlan sessiz kaldı. Ellerini cebine koyup avlunun içine yan yatırılmış tahta merdivenin kenarına oturdu. Şımarıklığı yüzünden annesinin bütün gün verdiği emeği ziyan etmişti.

Anne bir çırpıda mutfağı temizleyip eski haline dönüştürdü. Evin bütün pencerelerin açıp yanık kokusunun savrulup gitmesini sağladı. Gelecek misafirler için son hazırlıkların yaparak beklemeye koyulurken oğlu geldi aklına.

Nereye kaybolmuştu? Avluya bakan pencereden dışarı baktı. Merdiven üzerine ilişmiş oğlu daha sonra boylu boyunca uzanmıştı.

Yerinden fırladı, evden dışarı yalın ayak koştu:

“Balam ne oldu?” Dedi canhıraş sesiyle.

Dalıp gitmişti şımarık ve haylaz oğlu. Omzundan tuttu, sarstı.

Gözlerini açtı oğlu. Elinden tutup kaldırdı eve getirip iç odalardan birinin sedirine uzattı. Bir bardak su alıp içirdi.

Kendine gelince oğlu sordu:

“Ne oldu sana? Hiç bele yapmazdın balam. Beslenmeni yemedin mi okulda?”

“Çantamda… Yemedim… Köfte soğanlı olunca kokuyor. Öğretmen daha uygun beslenme getirin demişti.” Dedi oğlu.

Annesi kaşlarını çattı, işaret parmağını salladı:

“Yalancı! Yine o yetim arkadaşına vermişsin nevaleni. Bari yarıya bölseydin ya!”Diye sitem etti.

Başını öne eğdi oğlu:

“Bi görsen bi deri bi kemik. Hasta da.”

Saçlarını okşadı oğlunun.

“Öğretmenle görüşelim hep beraber yardımcı olalım. Ama sen yine de beslenmeni yemelisin. Baksana aç itler gibi girdin mutfağa.”

Mutfağa geçti. Misafirleri için hazırladıklarından koca bir tabak hazırladı oğluna.

Henüz misafirlerinin gelmesine vakit vardı. Yeniden dökülen limonata için hazırlık yaptı.

 

 

 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA