türkçe porno anadolu yakası escort

MONTANA'DA BEŞ MİNARE…


Bu makale 2017-07-10 11:13:48 eklenmiş ve 541 kez görüntülenmiştir.
Özkul HARAÇ ozkulharac@gmail.com

Başlılığı görür görmez eminim ki kulağınızda bilindik bir melodi çınlamıştır: Bitlis'te Beş Minare türküsü.

 

Günlerdir İsviçre'nin Crans Montana kentinde süren Kıbrıs Sorunu Müzakereleri geçen hafta itibariyle her zaman ki senaryo gibi olumsuz sonuçlandı ve taraflar hiçbir sonuç almadan masadan ayrıldı. Tüm dünyanın yakından takip ettiği ve birçoğunun en umutlu olduğu bir görüşme oldu aslında. Görüşme öncesi tarafların yaptığı ve BM temsilcilerinin medyaya yansıttıkları görüşler çerçevesinde herkes geçmişe nazaran daha olumlu bir sonuç bekliyordu. Fakat kehanet yine değişmedi ve Rum tarafının en büyük arzusu Türkiye Hükümeti tarafından kabul görmediği için masada tek kazanan mesaiye kalan garsonlar ve medya ekibi oldu.

 

Nitekim bu sonuç bana Bitlis'te Beş Minare türküsünün hikayesini hatırlattı. Şöyle bir hatırlamakta fayda var: Yıllardan 1916… Anadolu düşman işgali altında. Ruslar, Doğu Anadolu bölgesinde ilerlemeye çalışıyor, kahraman Anadolu insanı ise genç yaşlı demeden cepheye gitmiş vatanını savunuyordu. Ruslar bazı bölgeleri ele geçirmişlerdi. Ele geçirdikleri yerlerden birisi de Bitlis’di. Savaş sona erdi. Kahraman Anadolu insanı düşmanın Anadolu’yu teslim almasına izin vermedi. Düşman Anadolu’dan çekildi. İşte Beş Minarenin hikayesi de burada başladı. Bir baba ile oğlu savaş sonrasında tekrar memleketlerine Bitlis’e dönüyorlardı. Uzun bir yol gittikten sonra şehrin hemen yakınındaki Dideban Dağına vardılar. Şehir uzaktan harabeyi andırıyordu. Baba oğlunun şehre gitmesini ve yaşayan olup olmadığını kontrol etmesini istedi. Oğlu şehri kontrol edip dönerken uzaktan bağırmaya başlar: ”Şehir de hiç kimse yok, sadece beş tane minare kalmış.” Bunu duyan baba tekrar umut ile döndüğü memleketinin bu haline dayanamaz ve ağıt yakmaya başlar…

 

Benim Montana'dan kalan olarak gördüğüm beş minare ise şöyle:

1: Çözüm arayan değil sadece Türkiye'nin askeri gücünün adadan çekilmesini isteyen korkak bir devlet olarak devam eden Kıbrıs Rum Yönetimi  (Çünkü biliyor ki Güzelyurt, Kapalı Maraş vb bölgeler her halükarda alınır fakat askerin gönderilmesi demek mutlak bir zaferdir).

 

2: Amaçlarının İsrail'e yol açmak olduğunu açıkça anladığımız fakat tatlı yüzlerinin ve sırf iki lideri yalnız görüştürerek yaptıkları pazarlıkların bir türlü işe yaramadığı Birleşmiş Milletler (Perde arkasında kuklaların iplerini elinde tutan -sözde- demokrasi misyoneri ABD). Ayrıca son haberlere göre de Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Eide’nin görevinden ayrılacağı söylenmekte.

 

3: KKTC’nin 4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın muhtemelen yıllar sonra kaleme alacağı bir kitap. Muhtemelen adı da “Gezi Notları”. Sayın Akıncı cumhurbaşkanları içerisinde çözüme en yakın tavrı sergiledi. Sırf bu profilde olmak adına her fırsatta Rum Başkanı ve BM temsilcileri ile ara bölgede yemek yedi. Afiyet olsun lafım yok ama asıl mührün kendinin elinde olmadığını unuttu. Nitekim hiç şüphesiz Rum tarafının tek beklentisi askerin adadan çekilmesiydi.

 

4: Bu sonuçtan da en önemli hatırlatma bize şunu gösterdi ki Türkiye’nin tavrı hep aynı kalacak. KKTC'nin bağımsızlığı adına verdiği savaş hiç bir zaman bitmeyecek. Hangi dışişleri bakanı gelirse gelsin Türkiye Cumhuriyeti’nin tek politikası: KKTC kendi başına özgür ve bağımsız bir devlet olarak yaşamalıdır. Kıbrıs Türklerinin tek bir hakkının bile yendiği bir çözüm kabul edilmeyecektir.

 

5: Çözümün tek kilit noktası: Askeri güç adanın kuzeyinden ayrılacak. Aksi takdirde bu çözülemeyen çözüm hiç bir zaman gerçekleşmeyecek.

 

Vesselam.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA