türkçe porno anadolu yakası escort

AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ NEREYE?…


Bu makale 2017-07-10 11:14:30 eklenmiş ve 2701 kez görüntülenmiştir.
Bayram YAŞLI bayramyasli@gmail.com

Son günlerde Avrupa Birliği ile yattık, kalktık adeta. Türkiye AB ilişkiler, düşünüldüğü gibi hiçbir zaman ‘’Ortaklık’’ ekseninde olmadı. Bir süre öncesine kadar Avrupa Uyum Yasaları adı altında her ne kadar Türkiye’yi sıkıştırma eğilimleri varmış gibi davranılsa da, aslında AB’nin derdinin bu olmadığı gün yüzüne çıkmışa benziyor. Her şey çıkar üzerine kurulu olduğu ve bunun da ana ekseninin ‘’para’’  oluşturduğunu anlamamak kör olmakla aynı şey demek.

 

Avrupa Birliği tarafında, Avrupa Parlamentosu ile Avrupa Komisyonu’nun adet yerini bulsun diye söylediklerinin de hiçbir kıymeti yoktur. Hal böyle olunca meydan maddî çıkarların temsilcilerine kalıyor ve artık son sözü onlar söylüyor. Avrupa’nın Türkiye’nin demokrasisinin istikbali gibi bir derdi, endişesi, çabası kalmayınca bütün ilişkiler paraya tahvil ediliyor. Bugün bulunduğumuz yer burası. Avrupa’nın da, Ankara’nın da umursamazlığının buluştuğu ortak nokta ‘Para’’.  Sadece 2016 yılı için Avrupa Türkiye’den 66,6 milyar avroluk ithalat, Türkiye’ye 78 milyar avro ihracat yaptı. Hem stok, hem yıllık oranda AB şirketleri Türkiye’nin en önemli doğrudan sermaye yatırımcıları…

 

Avrupa kurumlarının Türkiye denince bocaladıklarını görmemek zor değil. Zira önlerinde Batı sisteminden hızla çıkmakta olan bir ülke var. Ne Strazburg’daki Avrupa Konseyi, ne de Brüksel’deki Avrupa Birliği kurumları, açıkçası Türkiye’yi nereye koyacaklarını bilemiyorlar. Üyelik müzakerelerini, taraf olunan antlaşmalara riayeti ve çok taraflı ilişkileri yöneten bu kurumlar Türkiye konusunda havlu atmış durumdalar. Bırakın kamuoylarını, kendileri dahi kendi söylediklerini dikkate almaz hale gelmiş durumdalar. Avrupa Konseyi’nin Venedik Komisyonu, İnsan Hakları Komiseri, Parlamenterler Asamblesi, 15 Temmuz sonrası mağdurlarının başvurularını reddetmiş olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hiçbir ağırlığı, yaptırımı, etkisi kalmamıştır.

 

Bulunduğumuz yere biraz daha bakalım. Avrupa Gezi olayları, yolsuzluk iddiaları ve Kürtlerle yürütülen barış müzakerelerinin çökmesinden itibaren, Türkiye’nin üyelik defterini tamamen kapatarak, rafa kaldırdı.  Ankara ise AB’nin katılım öncesi standartlarının demokrasisiz ve hukuksuz kalkınma emellerinin önünde engel oluşturdukları hükmünden hareketle üyelik müzakerelerini çoktan savsaklar haldeydi. Bunu da başardılar dene bilir. Çünkü Türkiye’ de sistem farklı algı oluşturdu ve dünyaya da adeta bunu haykırarak duyurdu. Yani kısacası benim derdim demokrasi, insan hakları, özgürlükler gibi değerlerden ziyade, muhafazakâr, tekçi, milliyetçi anlayıştır demeye getirdi.

 

Artık balon patladı, Türkiye yine tek başına ve bu yalnızlığa muktedirler de dâhil. AB üyeliği defteri kapandığı gibi daha uzun vadede derin bir Batılılaştırılmaya maruz Türkiye.  Türkiye’den bu sayede kurtulduğunu sanan Avrupa için de geçerli bu fiyasko. Sonuçta, içeride ve dışarıda neyi, neden ve ne zaman yapacağı belirsiz koskoca sorun yumağı bulunan bir komşuyla yaşamak hoşnut olunacak bir durum değil.

 

AB ile ilişkileri ve gelişmeleri böyle okuyunca Türkiye’nin dış dünyayla olan ilişki ağı da hayli karmaşık. Bu karmaşıklığın birçok yönü var. Meseleye bir de Orta Doğu perspektifinden bakmak gerekir. Özellikle Suriye politikasındaki girifttik gelişmeler, Türkiye’nin ciddi sorunlar yumağının bir başka boyutunu gözler önüne seriyor. Suriye denklemi şu an itibariyle uygulanan politikalarla çözüleceğe benzemiyor. ABD ve Rusya’nın bölgedeki hâkimiyeti Türkiye’yi yalnızlığa iterken, olası gelişmeler süper güçlerin istediği eksende seyir izleyeceği kuşkusuz.  Irak, İran, Mısır gibi ülkelerle olan sorunlar da bir başka gelişmeye işaret ediyor.

 

Bu arada, dışarıda yeni manevra alanları yaratmak zorunda olan Türkiye, iç dinamikler konusunda da yeni politikalar geliştirmesi kaçınılmaz olacak. Demokrasi, insan hakları, adalet ve özgürlükler konusunda yeni sayfa açmamaya direnen bir ülke konumundan kurtulmanın tek yolu, iç barışın sağlam temeller üzerinde inşasından geçtiği unutulmamalıdır.

Sevgiyle Kalın…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA