türkçe porno anadolu yakası escort

YA AYŞE TATİLE ÇIKMASAYDI?


Bu makale 2017-07-24 09:58:45 eklenmiş ve 523 kez görüntülenmiştir.
Özkul HARAÇ ozkulharac@gmail.com

Lozan Antlaşmasının 16, 20 ve 21. Maddeleri gereğince Kıbrıs tam anlamıyla İngilizlere bırakılır ve işte olaylar başlar.

 

Kıbrıslı Rumlar 1931 yılında ilk adımını attıkları Enosis (Adayı Yunanistan'a bağlama) fikrinde yavaş yavaş ilerlerken, çözümsüz kalan çabalarının ardından EOKA (Kıbrıslı Rumların Milli Mücadele Örgütü) kurulur ve tarih sayfalarına barbarca yazılacak günler başlar.

 

1955 yılında EOKA yayınladığı bir bildiri ile İngiliz ve Türkleri düşman kabul ettiğini açıklar. İlk önce İngilizlere uzatılan silahlar yavaşça Türklere çevrilir. Artan şiddete dayanamayan Türkler de 1 Ağustos 1956 yılında TMT’yi  (Türk Mukavemet Teşkilatı) kurarlar.

 

Kıbrıslı Rumlar yapılan anlaşmalara uymayarak tek taraflı olarak Kıbrıs Cumhuriyet Anayasınını değiştirme kararı alırlar ve saldırılar şiddetlenmeye başlar. İşte Kanlı Noel’in ilk adımları...

 

Kanlı Noel olarak adlandırılan bu dönemde Türk evleri basılır özellikle kadınlar ve çocuklar öldürülür. BM Barış Gücü askerleri bu çatışmaları önlemek amacıyla 14 Mart 1964 yılında adaya gelir. (Onların gittikleri yere nasıl barış götürdüklerini hepimiz biliyoruz.)

 

Zulüm, zulüm ve zulüm.. 10 yıl boyunca süren bir zulüm. Vicdanın varlığını sorgulatan bir zulüm. Sırasıyla yazsam sohbetimiz köşe yazısından çıkar tarih kitabına döner. Evinin küvetinde çocuklarıyla öldürülen Kıbrıs Türk Kuvvetler Alayı Doktoru Binbaşı Dr. Nihat İlhan’ın ailesi. Kumsal Baskını diye adlandırılan saldırılar sırasında işte Rumların barbar olduğuna dair en büyük tescilli imzasıdır bu katliam. Bu ve bunun gibi daha nicesi...

 

O küvetin içinde ölen sadece bir anne ve üç çocuk değildi. Onlar tüm Türkleri temsil ediyordu bana göre. Ana ve yavrusu koparılmıştı bu hayattan. Anavatan Türkiye ve Yavruvatan Kıbrıs koparılması anlamına geliyordu.

 

İşte sevgili kardeşim, Türkiye ABD tarafından yapılan baskılar sebebiyle bir türlü hareket edemezken, Kıbrıs Türkleri olarak bir yanımız kan kaybediyordu. Ama sonralardan öğrendik ki, Türkiye’deki yüredaşlarımız da dayanamıyor ve bize koşmaya çalışıyorlarmış. Asker 2 defa hazırlanmış ama hep durdurulmuş. Ama en sonunda Ayşe Tatile çıktı...

 

20 Temmuz 1974 sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri bugün hala adına Çıkarma Plajı dediğimiz Girne’den adaya ayak bastı. Daha sonrası her günüyle bir kahramanlık öyküsü yazıldı. Askerin ayak bastığı her yer Rumlar için cehennem oldu. Kıbrıslı Türkler içinse cennet...

 

Kıbrıs Barış Harekatı sonunda tarafların kayıpları şöyleydi: Türk Silahlı Kuvvetleri'nden 415 Kara, 65 Deniz, 5 Hava, 13 Jandarma olmak üzere toplam: 498 şehit ve 1.200 yaralı vermiştir. Kıbrıs Türk tarafı ise, 70 mücahit ölü, 270 sivil ölü, 1,000 yaralı. Kıbrıs Türkleri genel olarak 1672 şehit ve binlerce yaralı vermiştir. Rumlar ve Yunanlılar ise 4 bin ölü, 12.000 yaralı vermiştir.

 

1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti, 15 Kasım 1983'te ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulmuştur.

 

Kuzey Kıbrıs'ta harekatla ilgili birçok mezarlık ve tarihi mekânda, Anavatana ve askerlerine duyulan minnettarlığın izlerini görebilirsin. Adaya ilk çıkan ve burada şehit olan askerleri için yapılan Şehit Albay İbrahim Karaoğlanoğlu Şehitliği bunun en güzel örneklerinden biridir mesela. Ve daha nicesi..

 

Şimdi şu soruyu sormuştuk: Ya Ayşe Tatile çıkmasaydı? Ah be sevgili kardeşim. Tarihte hep cesaret kelimesinden sonra adı gelen bir millet oldu Türkiye. 1974 de bize bakan tarafıydı. Eğer Ayşe Tatile çıkmasaydı o gün o küvette Kıbrıs Türklerinin son damla kanı da akmış olacaktı. Belki tarih kitaplarının bir satırında adımızdan başka birşey kalmayacaktı...

 

Vesselam.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA