türkçe porno anadolu yakası escort

TÜRKİYE-ALMANYA İLİŞKİLERİ GERİLİYOR…


Bu makale 2017-07-24 10:17:34 eklenmiş ve 2862 kez görüntülenmiştir.
Bayram YAŞLI bayramyasli@gmail.com

Uzun bir süreden beri gergin olan Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinde en sert adım Almanya’dan geldi.  Aktivist Peter Steudtner’in Büyükada’da katıldığı bir toplantı sonrasında, tutuklanmasının ardından, iyice gerilen Almanya-Türkiye ilişkileri ekonomik yaptırıma kadar vardı. Bu yaptırımla birlikte bazı sert adımların da önümüzdeki günlerde peş peşe geleceğinin işaretleri şimdiden görülüyor gibi.

 

Alman Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın’ı aniden görüşmeye çağırmasının ardından, Dışişleri Bakanı SigmarGabriel de tatilini yarıda keserek Berlin’e dönme kararı alması gerginliğin boyutunun da hayli ciddi olduğunu gösteriyor. Gabriel, açıklamasında, Türkiye'ye karşı üç yaptırım başlığından bahsetti. İlki Türkiye'de yatırım yapan Alman şirketlerine artık Hermes kredisi güvencesi veremeyecekleri ve silah satışlarına sınırlama getirileceği, İkincisi AB'den Türkiye'ye yapılan ekonomik yardımların durdurulmasını isteyebilecekleri,  Üçüncü olarak da Alman vatandaşlarına, Türkiye'ye yapacakları seyahatlerde tehdit altında olacakları ihtimali nedeniyle, seyahat uyarısında bulunması idi. İşte burada biraz soluklanmak gerekir. Derin nefes alıp verdikten sonra, bunun Türkiye açısından turizmin çok büyük yara alacağı anlamı çıkar.

 

Görünen o ki, Almaya cephesinde durum hayli ciddi gözüküyor. Peki, Almanya-Türkiye ilişkilerinin bu denli seyir izlemesi, diğer Avrupa Birliği ülkeleriyle olan ekonomik ve diplomatik ilişkiler ağını nasıl etkiler onu da önümüzdeki günlerde daha net göreceğiz. Ancak bir konu var ki, Almanya‘nın Türkiye’ye karşı hep gündemde tuttuğu ‘’Türkiye ile ilişkiler bu şekilde gidemez, yeni bir sürece girmek zorunda’’ söylemi ciddiye alınması gerekir. Aksi takdirde, ilişkilerin yaz-boz tahtasına dönme olasılığının her geçen gün derinleşmeyi de beraberinde getirmesi kaçınılmaz olacaktır.

 

Almanya aslında ‘’Nazi’’ suçlamalarından bu yana, Türkiye ile olan ilişkilerini çok ciddi bir şekilde masaya yatırdığı biliniyordu. Bir süre önce Alman yetkililerin İncirlik üssünde yapacağı geziye Türkiye tarafından izin verilmemesi, krizin adım adım yaklaştığının habercisi de oldu denebilir. Bunun üzerine, Peter Steudtner’in, de tutuklanması bardağın taşmasına tamamen yol açtığı söylenebilir. Hele Almanya Dışişleri Bakanı’nın, ‘’Türkiye ülkesindeki hukuksal düzeni tersine çevirmek istiyor. Alman aktivistlerin Türkiye'de tutuklanmasıyla muhalifler susturulmak isteniyor. Türkiye politikasında artık yeni bir yönelime ihtiyaç var. Türkiye’ye çok sabır gösterdik. Tango yapmak için iki kişi gerekir’’  gibi çok anlamlı ve sert sözler karşısında, Türkiye’nin nasıl bir tavır alacağı da şimdiden merak konusu olmaya başladı.

 

Gerçi Almanya Dışişleri Bakanı Steudtner, bunlarla da yetinmiyor. Sert sözlerine, ‘’ Türkiye'de yapılan darbe girişimi sonrası kapatılan medya ve basın yayın organlarından, on binlerce insanın cezaevinde tutulması uygulamalarından, her muhalif ve eleştirel sesin terörle ilişkilendiriliyor ‘’ söylemi yenilir, yutulur cinsten olmadığını ortaya koyuyor.

 

Gidişat hiç de iyi değil. Bilindiği gibi Avrupa Birliği’nin temel taşlarından olan Almanya’nın bastırması demek, önümüzdeki süreçte daha sert bazı adımların toplu olarak atılması anlamına da gelir. Başta AB üyeliği ile Gümrük Birliği genişletme konusu gibi hayati meselelerin rafa kalkması ekonomik açıdan Türkiye’nin hayli zorlu bir süreç yaşayacağı anlamına gelir.

 

Bu arada, Almanya ile Türkiye arasındaki ekonomik parametreye bakıldığında gücün hiç de küçümsenmeyecek bir boyutta olduğu görülüyor. Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, Almanya’nın 2016 yılında Türkiye’den ithalatı 14,8 milyar dolar olarak gerçekleşti ve ülkenin toplam ithalatı içindeki payı da yüzde 1,4 oldu. Almanya’nın Türkiye’ye 24,7 milyar dolar seviyesinde ihracat gerçekleştirirken, toplam ihracatının yüzde 1,8’ini Türkiye’ ye yapmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bunun hiç de yabana atılır bir tarafının olmadığı görülüyor.

 

Yukarıda da izah etmeye çalıştım, iki ülke arasındaki gerilimin boyutu tırmanmayı sürdürmesi halinde,  bundan en çok Almanya’da yaşayan 3 milyona yakın Türk işçisinin etkileneceği gerçeğidir. Tırmanma boyut değiştirir, diğer Avrupa ülkelerine sıçrarsa, vahameti düşünmek dahi ürpertici bir hal alır, hatta çifte vatandaşlığın iptali dahi gündeme gelebilir.

 

Bir ülkenin iç ve dış politik gelişmeleri artık yalnız kendini değil, birçok ülkeyi ilgilendireceği gerçeği ışığında olaylara bakma gereğini hep göz önünde bulundurmak zorunluluğu burada da kendini göstermiştir. Bu anlamda, atılacak her bir adım enine boyuna tartılıp biçilmeli, kafa tutmakla, yermekle bir arpa boyu yol alınamayacağı hesaba katılmalıdır.

Sevgiyle Kalın…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA