antalya escort
türkçe porno anadolu yakası escort

DENİZİN BEKÇİŞİ: GİRNE KALESİ…


Bu makale 2017-08-07 08:27:11 eklenmiş ve 233 kez görüntülenmiştir.
Özkul HARAÇ ozkulharac@gmail.com

 

Bizanslılar döneminde adanın Arap; dolayısıyla İslam akımlarına karşı korumak için birçok kale yapılmıştır. Bu kalelerin her birinin hem şekil, hem de coğrafi konum özellikleri bakımından çeşitli stratejik önemleri bulunmakta. Bu hafta deniz kenarına yapılan ve muhtemelen en büyük bir kaleyi konuşacağız: Girne Kalesi.

 

Girne Kalesi’nin yapımı 7. yy'a dayanmaktadır. Kale yapılırken o dönemin savunma taktikleri zırhlı şövalye ve okçulara göre düşünüldüğünden, 1489'dan sonra kaleyi kontrole alan Venedikliler, Osmanlı topçu saldırılarını göz önüne alarak kaleyi yeniden inşaat etmişler. Elbette bu inşaat anlamı tamamıyla yıkmak değil. Sadece. Kuzeybatı ve güneydoğu kulelerini eklemişler. Bu önlemler alma çalışmalarına rağmen, Lefkoşa'daki Osmanlı zaferinden sonra, kaleyi direniş göstermeden 1570 yılında Osmanlılara teslim etmişlerdir.

 

Kalenin içinde 1100'lü yıllarda yapıldığı sanılan bir Bizans kilisesi (St. George Kilisesi) yer almaktadır. 1570 yılında Kıbrıs'ın Osmanlılar tarafından fethi sırasında şehit düşen Osmanlı Amirali Cezayirli Sadık Paşa'nın lahitti de kalede bulunmaktadır. Kalenin diğer bölümlerini Kuzeybatı, Güneybatı ve Güneydoğu Venedik kuleleri, Lüzinyan dönemi Bekçi odası, Lüzinyan dönemine ait büyük salon, çeşitli zindan ve ambar amaçlı kullanılmış olan odalar, Bizans dönemine ait kule, Venedik Savunma platformu, sarnıç, Venedik dönemine ait cephanelik ve top mazgalı ve Batık Gemi Müzesi oluşturur. Kalede yakın dönemde, Eski Eserler Dairesi tarafından yapılan çalışmalarla çeşitli tarihsel tipleme ve mekân canlandırmaları ile adeta bir Açık Hava Müzesi atmosferi yaratılmaya çalışılmaktadır.

 

Girne Kalesi, kentin savunmasında tek başına bir fonksiyona sahip olmayıp aslında bir iç kaledir. Kenti çeviren surlardan günümüze çok az bir kısım ulaşmıştır ve bunlar üç kuleye aittir. En sağlam korunmuş olanı, The Round Tower olarak bilinen kuledir. Bu kule Ziya Rızkı Caddesi üzerinde, Bandabuliya’nın karşısında yer alır. Söz konusu yapı, kentin savunmasını güçlendiren Lüzinyanlar tarafından 1300 yılı civarında inşa edilmiştir. Venedikliler de, orijinalde Bizans dönemine dayanan bu savunma sistemini genişletmiştir. Ada Osmanlıların eline geçtikten sonra surlar önemini yitirmiş ve kent surların dışına doğru genişlemiştir. Görülebilecek durumda olan diğer kule Bandabuliya’dan limana inen sokak üzerinde, sonuncusu ise Girne Marinasının güneybatı köşesinde yer alır.

 

Girne kalesi 1974 yılından önce Rum askerleri tarafından deniz üssü olarak kullanıldığından, ziyaret edilmesi pek mümkün olmuyordu. Bazı odalarda ise 1968-1969 yılları arasında Pensilvanya Üniversitesinden Michael Katzev başkanlığında denizden çıkartılan Helenistik devre ait batık gemi kalıntıları bulunmaktaydı. Girne Kalesinde herhangi bir sergilemenin bulunmadığını değerlendiren zamanın müze idaresi, Michael Katzev ile işbirliği içinde batık gemi müzesinin oluşumunu sağladıktan sonra açılışı 3 Mart 1976 tarihinde gerçekleştirilmişti. Ancak 1980’li yılların başlarında, kalenin depolarında bulunan tarihi değere haiz ikonların çoğunun yerlerine değersiz başka ikonlar konmak suretiyle çalındıklarının fark edilmesi üzerine, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi yıllarca süren bir alabora sürecine girmiş olur.

 

1995 yılına gelindiğinde, Girne Kalesi’nin bazı odalarında değişik sergilemelerin oluşturulması gereği gündeme gelmişti. Böylece Tuncer Bağışkan başkanlığında oluşturulan bir ekip,  tarihi kaynaklar ile kalenin depolarında bulunan malzemeleri incelemekle işe başlar. Bir süre sonra ise kalenin bazı odalarında “Zindan sergilemesi”, “Vrysi Neolitik Yerleşim Yeri sergilemesi”, “Kırnı-Hüsnü Kayası Mezar sergilemesi”, “Lüzinyan Kulesi sergilemesi”, “Geçici sergi ile konferans salonu” ve bilahare “Akdeniz Kral mezarı sergilemesi” gibi sergilemelerin oluşturulmasının mümkün olabileceği görüşüne varılır.

 

 

Alınan ortak bir kararla canlandırmalarda kullanılacak heykellerin üretimi için heykeltıraş Ahmet Uzunahmet, heykellerin aksesuarları için de Mehmet Refikoğlu ile tiyatro sanatçısı Erol Refikoğlu’ylabir anlaşmaya varılır. Tuncer Bağışkan ise M.S XV. Yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Kıbrıslı tarihçi Leontios Machairas’ın “Chronicle” adlı kitabı başta olmak üzere yabancı yayınları inceleyecek, sergileme ile canlandırma yapacak olanları tarihi olaylar hakkında bilgileri içeren sergi broşürünü de yayınladı. Böylece yaklaşık bir yıl süren çalışmalar sonucu düzenlenen bazı seksiyonlar 27 Temmuz 1996 tarihinde gerçekleştirilen resmi bir törenle ziyarete açılmış olur.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
GSS Borç Sorgulama
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi