türkçe porno anadolu yakası escort

NÜFUSU 2 BİN 500’ÜN ALTINDA OLAN YERLERE DESTEK YOK MU?


Bu makale 2017-08-20 20:41:01 eklenmiş ve 4396 kez görüntülenmiştir.
Ercan AKKAR ercanakkar21@hotmail.com

 

2016 Dünya Açlık Endeksi'ne göre, gezegenimizde açlık çekenlerin sayısı 42 milyon dolayında gerilemesine rağmen, hala 800 milyon insanın açlık çektiği gerçeğini değiştirmiyor. Bu rakam bile tek başına tarımın önemini bariz bir şekilde ortaya koymaktadır. Dolayısıyla basit tabir ile tarıma gerekli önemin verilmesi kaçınılmazdır. Bunun için realist politikalarla, ülke potansiyeli en iyi şekilde değerlendirilmelidir.

 

Türkiye nüfusunun büyük bölümü, 1980’lerin başına kadar kırsalda yaşıyordu. Yani insanlar hem üretiyordu, hem de doğduğu topraklarda öyle veya böyle doyuyordu. Ancak gerek yanlış politikalar, gerekse kırsaldan kentlere göç teşvik edilerek tarıma, yani üretime büyük darbe vurulmuştur. Bölgedeki 35 yıldan bu yana devam eden çatışmalı süreçle de vurulan darbenin gücü daha da ağırlaşmıştır.

 

Geçtiğimiz günlerde hem tarımla, hem de tarımla ilgili projelerle ilgilenen bazı arkadaşların sohbetine şahitlik ettim. Arkadaşlarım çok dertliydiler. Dertleri öylesine büyüktü ki, anlattıkları her şey sadece kendilerini değil, tüm ülkeyi ilgilendiriyordu.

 

Arkadaşlarım, buğdaydan mercimeğe, pirinçten bulgura, tütünden pamuğa, küçükbaş hayvancılıktan büyükbaş hayvancılığa, tarım arazilerinin imara açılmasından, su kaynaklarının yok edilmesine kadar yıllardan beri uygulanan yanlışlar nedeniyle gerilemenin aşağı doğru süreklilik arz ettiğini belirtiyor, girdi maliyetlerindeki yükselmeye karşı desteğin hep yetersiz kaldığından dem vuruyorlardı.

 

Arkadaşlarım o kadar şey anlattı ki, hepsini tek tek anlatmak yerine sizlere çok küçük bir örnek vererek, tarımdaki durumun vahametini anlatmaya çalışayım.

Kısa adı (TKDK) olan ve Ankara merkezli, 41 ilde şubesi bulunan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunu hepimiz biliriz. Bu kurum, Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşlardan sağlanan kaynakların, Türkiye’de kırsal kalkınma programlarının uygulanmasına yönelik faaliyetlerde kullanılmasını sağlamaktır.

 

TKDK’nın başında Dr. Ahmet Antalyalı bulunmaktadır. Dr. Antalyalı, kurumun resmi internet sitesindeki mesajında şöyle demektedir:

 

‘Kırsal kalkınma ile kırsal alanların varlığının devam ettirilmesi, kır ile kent arasındaki gelişmişlik farkının azaltılması, doğal kaynakların çevre dostu kullanımının geliştirilmesi, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimlerin katılım ve katkılarının artırılması, kırsalda yaşam standardının iyileştirilmesi için sürdürülebilir bir kırsal yaşamın sağlanması amaçlanır. Kırsal kalkınmanın rekabet edebilirlik, sürdürülebilirlik ve kaynakların etkin kullanımı ilkeleri doğrultusunda temini ise, öncelikle insan kaynaklarının verimli bir biçimde değerlendirilmesi ile mümkündür.

 

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu olarak sürdürülebilir ve üretime dayalı kalkınma anlayışıyla; 2011 yılından günümüze verdiğimiz desteklerle 7 milyar liralık yatırıma öncülük ettik. Kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık, genç girişimcilere sağlanan daha fazla hibe avantajı ile 11 bin yatırımcımızı IPARD fonlarından yararlandırdık.

 

IPARD-II fonları ile yeni bir döneme başladığımız bugünlerde, IPARD-I Programında edindiğimiz tecrübelerimiz ile yeni sektörlerin gelişmesine ve mevcut sektörlerin güçlenmesine yönelik çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.’

 

Hem kurumun amacı, hem de başkanı verdiği mesajlar olması gerekenler ve kurum böyle işliyor ise avuçlarımız patlayana kadar alkışlayalım. Ama sohbetlerine katıldığım arkadaşlarım, ‘kurumun 2 bin 500 nüfusun altındaki yerlere destek vermediğini’ öne sürdüler. Ayrıca ‘son yıllarda desteklerin istisnalar dışında hep iktidar partisine yakın kişilere verildiği yönünde’ iddialarda bulundular.

 

Durum böyle ise çok vahim… O zaman sorarlar insana ‘nerede kaldı kırsalı desteklemek.’ Yok, eğer durum böyle değil ise, o zaman ilgili kurum veya benim de Şanlıurfa’da görev yaptığım dönemde SSK Hastanesi Başhekimi olarak tanıdığım ve de dürüstlüğünden zerre kadar şüphe duymadığım Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba’nın kamuoyunu aydınlatması gerekmiyor mu?

 

Sevgiyle kalın.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA