türkçe porno anadolu yakası escort

GÜNEŞİN DOĞDUĞU İLK SAHİL: DİPKARPAZ…


Bu makale 2017-09-11 08:47:31 eklenmiş ve 429 kez görüntülenmiştir.
Özkul HARAÇ ozkulharac@gmail.com


Kurban bayramı sebebiyle Türkiye’de bulunduğumdan dolayı adaya döner dönmez tatil iznimin son günlerini geçirmek üzere eşimle Kıbrıs’a güneşin ilk göz kırptığı yere; Dipkarpaz bölgesine gittik. Lefkoşa’ya uzaklığı yaklaşık iki buçuk saat olduğu için kolay kolay vakit ayırmak mümkün olmadığından bu fırsatı kaçırmayalım istedik.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’a asker çıkardığı 1974 yılına kadar burada sadece Rumlar ikamet ediyordu. Fakat Kıbrıs’ın kuzeyine Türk askerleri girince adanın güneyinde yaşayan Türkler kuzeye doğru, kuzeyinde yaşayan Rumlar da güneye doğru yer değiştirdi. Ayrıca Kıbrıs Çıkarması’ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti savaşta yer alan Türk askerlerine toprak verdi. Ayrıca Anadolu’dan gelen pek çok kişi toprak verilerek buralara yerleştirildi. Dipkarpaz aynı zamanda Karpaz Yarımadası’nın doğu uzantısındaki son yerleşim. Bu bölgeye kadar elektrik var. Buradan sonra elektrik ihtiyacı jeneratörlerle sağlanmakta… Çünkü Dipkarpaz Köyü’nden sonraki bölge, doğal sit alanı, imara kapalı. Çevre Dairesi’nce Dipkarpaz köyü ile Karpaz Burnu arasındaki arazi korumaya alınmış. Bu alana Karpaz Milli Parkı deniliyor.

 

Dipkarpaz bölgesini adanın diğer bölgelerinden farklı kılan birçok özellik bulunmaktadır. Bunlar en bilindik olanı Kıbrıs Eşekleri’dir (Karpaz Eşekleri olarak da bilinmektedir). Yasa ile belirlenen oldukça geniş bir alana yayılmış özel alan içerisinde eşekler, yaklaşık 600 tane, özgürce gezebilmekte ve gelen turistlerin yolunu kesmektedir. Gelen turistler yanlarında getirdikleri yiyeceklerden ikram ederek onlarla fotoğraf çektirirler.

 

Diğer bir özelliği ise adanın hiçbir yerinde eşi bulunmayan sahil ve denizi. Bölgenin muhteşem bir doğal güzelliğe sahip olması turistlerin gözünde saatlik mesafeyi hiçe indiriyor. Altın Kumsal adı ile ünlenen adanın en güzel sahili de yine Dipkarpaz bölgesinde yer almaktadır. Günün her saati ama özellikte gün batımınım son iki saatinde sahil gerçekten de altın rengini almakta ve izleyenleri adeta büyülemektedir. Allah resmen adanın güzelliğinin yarısını sadece bu sahile vermiş. Yüzme fırsatı bile olmasa en azından kumlar üzerinde on dakika yürümeye bile değer bu sahilde.

 

Dipkarpaz köyünde geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olduğundan tarım acısından en meşhur olan şey Harnup (keçiboynuzu) ve Zeytindir. Bu yüzden sulak alanların tümü neredeyse Harnup ve Zeytin ağaçları ile kaplıdır. Biz de tam Harnupların toplandığı zamana denk geldik ve tatlarının en güzel olduğu zamanda direk ağaçlarından toplayarak yeme fırsatı bulduk. Toplanan harnupların tümü işlendikten sonra Kıbrıs'a özgü Harnup Pekmezi olarak adanın tüm bölgelerine dağılacak.

 

Bölgeyi yine meşhur ve önemli kılan diğer bir özellik ise Apostolos Andreas Manastırı. Bu Ortodoks kilisesi Zafer Burnu olarak bilinen noktanın yakınında. Burası Rumlar için çok önemli bir kilise. Başta İngiltere, Fransa, Almanya olmak üzere birçok ülkeden ziyaretçisi bulunuyor. “Mucizeler Yaratan”, “Rüzgarların Hakimi”, “Yolcuların Koruyucusu” adlarıyla anılan Aziz Andreas’a adanmış. Andreas’ın Hz. İsa tarafından Hıristiyanlığı yaymak için papazlığa ilk çağırılan kişi olduğuna inanılıyor. Şu bilgiyi de eklemekte fayda var: son zamanlarda bazı arkeolog ve tarihçiler tarafından da yapılan araştırmalarda aslında orada bir sahabe mezarının olduğu iddia edildi ve hatta bazı belge ve deliller ile gerçek olduğu kanıtlandı. Fakat henüz tartışmaları sürüyor. Yanı bundan birkaç sene sonra orasının artık Müslümanlar tarafından ziyaret edilen bir yer olduğunu görebilme ihtimalimiz de var. Nitekim olur mu? Bence olur. Çünkü Girne’de bulunan Hz. Ömer Türbesi de bize gösteriyor ki İslam Ordusu adaya çıkarma yaptığında birçok önemli zat hep sahil kenarında şehit edilerek oraya gömülmüşler. Konuyu çok dağıtmadan sohbetimize kaldığımız yerden devam etmekte fayda var.

 

Gelelim herkesin haritaya baktığında dikkatini çeken ilk yere: Zafer Burnu. Yanı adaya güneşin doğduğu ilk yer. Böyle olmasına rağmen biz oraya adanın en sonu, bazıları ise şekli itibariyle Adana ve Hatay'ın birleştiği yerden kopmuş bir kara parçası demekte. Evet, orası adanın batısından 255 kilometre sonra varılan son yer. Kıbrıs’a bir gün dahi gelinmiş olsa bile mutlaka görülmesi gereken bir yer. Tam burunda durup; arkanızı denize vererek adaya baktığınızda gördüğünüz manzara gerçekten de insani duygulandırmakta. Adanın kuzey ve güneyde kalan denizinin aynı anda görüldüğü tek nokta orası. Mutlaka görün…

 

 

Bu haftaki sohbetimizde tarihi yer veya mekan değil; gerçek ve hala dipdiri güzelliği ile duran bir ayrıntıdan bahsettim sevgili kardeşim. Olur da bir gün gelirsen Karpaz yarımadasını gezmeden gitme. Vesselam.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA