türkçe porno anadolu yakası escort

KRALLARIN GÖRKEMLİ SIĞINAĞI…


Bu makale 2017-09-25 09:26:44 eklenmiş ve 320 kez görüntülenmiştir.
Özkul HARAÇ ozkulharac@gmail.com

Kralların görkemli sığınağı: Kantara Kalesi… Asırlar boyunca Ada'da hüküm süren soyluları saklayan Kantara Kalesi, Kıbrıs’ta görülmesi gereke yerlerden biridir.

 

Gazimağusa sırtlarının, Girne dağlarının ihtişamıyla buluştuğu yere yapacağınız uzun yolculuk ve tırmanışın ardından, tarihin gizemli ve iz bırakan olaylarının en önemli şahitlerinden Kantara Kalesi'ne varırsınız. Bahar aylarının güzelliği ve çiçek bahçesini andıran görünümüyle yaklaşık 900 yaşında bir kaledir.

 

Çevresini saran ovalara hakim 700 metre kadar yükseklikte yalçın bir kayalık üzerine kurulan Kantara Kalesi, ilk olarak 10. yüzyılda gözetleme amacıyla yapıldığı düşünülüyor. Kıbrıs Adası'nın tarihini konu eden kaynaklarda Kantara'dan ilk kez 1191 yılında söz ediliyor. Bu tarihte İngiliz Kralı Aslan Yürekli Richard adaya çıkıca, kendisini Kıbrıs Kralı ilan eden Bizans despotu İzak Kommnenus, o sırada Kudüs tahtını yeğenine bırakmak zorunda kalarak Kıbrıs'ta Richard'ın buyruğuna giren Guy de Lusignan'a yenilmesinin ardından Kantara'ya sığınmış. Buradan da Kantara Kalesi'nin tarih boyunca yenik baron veya kralları sık sık duvarları arasına misafir ettiği kaynaklarda açıkça belirtiliyor.

 

Kıbrıs, Lüzinyanlar tarafından satın alındıktan sonra kalede bir takım değişiklikler yapılmış. 1371 yılında Cenevizliler Lefkoşa ile Gazimağusa'yı alınca Kıbrıs Kralı 1. Peter'in kardeşi Antioch'lu Prens John kaçarak Kantara'ya sığındığı görülüyor. Daha sonra Kıbrıs Kralı 1. James (1382 - 1398 ) kaleyi yeniden tahkim etmiş. Günümüzde görülebilen yıkıntıların çoğu Kral James'in yaptırdığı kısımlara ait.. Kalenin 1525 yılına kadar kullanıldığı daha sonra Venediklilerin St. Hilarion ve Buffavento gibi denizden uzak kalenin savunmasına gerek duymayarak mekanı terk ettikleri anlaşılıyor.

 

Kale, doğusunda girişi, 2 yanındaki kuleleriyle güçlendirilmiş biri barbikan ile bağlıyor. Kalenin üç yanı derin uçurumlarla çevrilidir. Bu kısmın ön duvarlarının kuzey ve güney ucunda at nalı şeklinde kuleleri olduğu görülüyor. Ana girişten kaleye girildikten sonra solda bir savunma kulesi, alt katı bir zamanlar bir hapishane olarak kullanılan haç tonozlu bir oda ve bundan sonrada mangal delikleri de olan tonozlu üç odayla karşılaşılıyor. Bunlardan hemen sonra bir tuvalet bulunuyor. Surların güneybatı ucunda bir gözetleme kulesinin ve bazıları sarnıca dönüştürülmüş odaların kalıntılarıyla karşılaşılıyor. Zirvede Buffavento Kalesiyle haberleşmek için yapılmış birde kule bulunuyor. Girişin deniz tarafında mazgal delikleri olan geçit ve haç tonozlu bir odası olan kuzeydoğu kulesi yer alıyor. Kalenin üst tarafında da bir odası bulunuyor.

 

İşte sevgili kardeşim, serili sayfalar şeklinde olan adanın tarihi güzelliklerinden biri olan ve değmemiş doğal bir ortamda yer alan Kantara Kalesi tarihi dokunarak okuman için seni bekliyor. Vesselam.

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA