türkçe porno anadolu yakası escort

ÇOCUKLUĞUMUN XEBROJKLARI…


Bu makale 2017-11-07 16:16:48 eklenmiş ve 2531 kez görüntülenmiştir.
Güneş OCAĞA gunesocaga@gmail.com

Çocukluğumda en çok sevdiğim şey, annemin bana ve kardeşlerime xebrojk yani masal anlatmasıydı. Her akşam yatmadan önce annem bizi etrafına toplar, sonrada xebrojk anlatırdı. Özellikle kış aylarında, akşam annem lambayı söndürürdü,  odun sobasını yakardı ve bize fatîmayê, Hebhinarkê, Xezalok û Delalok, Gur û Rovî, Mem û Zîn, Şemamok û Memamok ve ismini hatırlayamadığım birçok xebrojkları anlatırdı.

Annem xebrojkları anlattığı zaman, bizde büyük bir heyecan ve merakla dinliyorduk. Her sahnesi ayrı bir heyecan yaratıyordu bizde.  Özellikle bazı xebrojklar vardı ki, bir günde bitmiyordu ve diğer günün akşamına erteleniyordu. Annem derdi ki, bu xebrojk çok uzun, yarısını size bugün anlatacağım, diğer yarısını da yarın akşam anlatacağım. Diğer gün, biz xebrojkun öbür yarısını dinlemek için büyük bir heyecan ve merakla biran önce akşam olmasını isterdik. Annemin anlattığı her xebrojkın içinde kendimi hayal ediyordum. Gece uyuduğumda o hikayelerin içindeymişim gibi uyuyordum. Ne kadar da güzeldi. Her gece mutlu bir şekilde uyurdum.

Şuan düşündüğümde benim için en ilginç olan da, bu kadar xebrojku annem hafızasında nasıl biriktiriyor,  hiçbir sahnesini de unutmuyordu. Biz şuan bir xebrojku bile ezberleyemezken, annelerimiz onlarca xebrojk ezberliyordu.

Biz büyüdükçe televizyonlarda gelişiyordu ve artık xebrojkların yerini maalesef diziler yer almaya başladı. Her akşam birçok televizyon kanalı anlamsız ve toplumu yozlaştıran dizileri ekrana veriyor. Bizim kültürümüz ve özümüzle hiçbir alakası olmayan diziler.

Eskiden aileleri ve toplumu bir arada tutan kültürel faaliyetleri iken, (xebrojklar, oyunlar, dengbejlik) şimdi ise, bizi birbirimizden koparan ve yabancılaştıran diziler ve cep telefonları. İnsanlar zamanının çoğunu televizyon ya da  telefonlarda sosyal medya da geçiriyor. Her birimiz birer robot gibiyiz, birbirimizin yüzlerine bile bakmıyoruz. Ne kadar da acı bir durum. Bir an, günlük yaşamı düşünüyorum da, kendimizi duygu ve düşüncelerde bir yere koyamıyorum. Duygularımızı ne kadar da anlamsızlaştırmışız.  Birbirimizle konuşmayı bile bilmiyoruz artık. Tartışamıyoruz, kültürlerimizi aktaramıyoruz. Hüzün ve sevinçlerimizi paylaşamıyoruz. Bu şekilde toplumlar çürütülüyor. Kendi değerlerinden uzaklaştırılıyor. Bireycilik had safhada. Sevginin yerini nefret almış. Ve bir gün toplumun kendi gerçekliğine dönmesi içinde beni umutlandıran hiçbir şey yok artık.

Xebrojklar, sözlü geleneğin önemli bir parçası olup kültürel değerlerle birlikte dilin zenginliklerini içinde barındırıyor aslında. Toplumların yaşam tarzları, inanç, maddi ve manevi değerleri çeşitli sembollere bürünerek xebrojklar da yer alır ve böylece bu değerler gelecek kuşaklara aktarılır. Xebrojklar dilden dile, nesilden nesile aktarılmıştır.

Xebrojklar, bir milletin kültürel yaşantısı bünyesinde barındıran halk edebiyatının önemli mahsulleridir. Bir milletin maddi kültürüne ve dünyayı algılama biçimine dair birçok unsuru geçmişten günümüze taşımıştır. Xebrojklar gerçekleşmez, ama gerçekleşmesi arzu edilen şeyler içerir.

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA