türkçe porno anadolu yakası escort

VAROLUŞ MÜCADELESİ: KKTC


Bu makale 2017-11-13 16:35:56 eklenmiş ve 227 kez görüntülenmiştir.
Özkul HARAÇ ozkulharac@gmail.com

 

Londra’da Kıbrıs için kabul edilen, tamamen yeni Anayasa Türk’lere ve Rum’lara her alanda eşit haklar verip adanın başka devlete bağlanamayacağını öngörüyordu. Kıbrıs’ın ilk Cumhurbaşkanı olarak Başpiskopos III. Makarios; yardımcısı ise Dr. Fazıl Küçük seçilir. Ancak Makarios’un esas amacı, yeni kurulan devleti yıkıp Yunanistan Kilisesi’nin başına geçmek olur. 1963 yılının Aralık ayında, Makarios“sakin devlet darbesi’’ amacıyla Kıbrıs Cumhuriyeti Parlamentosu’na 13 tane Anayasa değişikliği maddesini sunar.

 

Sunulan Anayasa değişikliklerin ana hedefi: devlet dairelerinde çalışan Türk’lerin işlerinden çıkartılması ve Kıbrıs’ı Yunanistan’la birleşmesi için yasal zemin hazırlanmasıydı. Yüksek Mahkeme, Makarios’un sunduğu değişikliklerini Anayasa’ya aykırı olarak belirtip onları reddeder. Bu yüzden Yüksek Mahkeme Başkanı Rum aşırıları tarafından tehdit edilip görevinden istifa etmek zorunda kalır. Kıbrıs Cumhuriyeti’nde kaos başlar.

 

1967 yılında adadaki Rum asker sayısı 20.000 ulaşmış. Cumhurbaşkanı Makarios, Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasa’sını ihlal ederek general Grivas’ın başkanlığında ‘’Rum Milli Muhafız Ordusunu’’ (RMMO) kurar.

 

Bu adım, ‘’Enosis’in’’ güçle gerçekleştirmesini amaçlayan, gizli ‘’Akritas’’ planının bir paçasıydı. Bu plana ait dokümanlar daha sonraki zamanlarda Rum basınında yer alır. O dönem 25.000 civarında Kıbrıs Türk’ü öz köylerinden kovulup kendi vatanında göçmen olurlar.

 

1967 yılın Haziran ayının 26’nda Parlamentonun Rum üyeleri tek taraflı ve ayrı olarak ‘’Enosis Kararı’nı’’ kabul ettiler. Sonradan iptal edilmeyen bu kararda, Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesi, Rumların ‘’milli tarihi hedefi’’ olarak kabul ediliyor. 1967’nin Kasım ayında Türk yerleşiklerine karşı Rum muhafızları yeniden saldırır. Bu arada Makarios ve Grivas’ın arası açılır. Siyasi konumunda daha üstlere göz diken Grivas, yaptığı baskılar sonunda Makarios’u başpiskopos görevinden aldırır.

 

Ocak 1974’te Grivas’ın kalp rahatsızlığından ölmesine rağmen, var olan kriz artık durmak bilmez. Aynı yılın Haziran’ın 15’nde, Lefkoşa’da komünistlere ve devlet binalarına Rum Milli Muhafız Ordu birlikleri ve EOKA-2 savaşçıları ateş açar. Cumhurbaşkanı Makarios İngiliz askeri üssüne sığınır ve sonra adadan ayrılır. RMMO aynı anda otuz üç Türk köyüne girer ve köylü sakinlerin bir kısmı katledilir. Bunun üzerine Türkiye, Zürih Antlaşmasındaki garantör hakkını kullanıp, Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesini önlemek ve adada olan Türk halkını korumak amaçlı askeri harekat yapma kararı alır. 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a Türk Ordusu gelip, adanın kuzey ve orta kesimlerinde olan Türk köylerini kontrol ve koruma altına alır.

 

25 Temmuz’da Kıbrıs için Cenevre’de üçlü (Türkiye, Yunanistan, İngiltere) konferans yapıldı. 30 Temmuz’da çekilmeyle ilgili tekliflerde anlaşmaya varıldı ve ‘’Cenevre Deklarasyonu’’ imzalandı. Türkiye birliklerini hemen kuzeyde belirtilen yerlere çeker. Ancak RMMO anlaşılan yerlerden çıkmayıp Türk sivil katliamına devam etmiştir. Magosa’daki (1974 sonrası Gazimağusa) Türkler şehir merkezindeki kale içinde sığınınca, Rumlar kaleyi kuşatıp dış kısmında olan yüksek binalardan ateş etmişler. Cenevre’deki devam eden konferans anlaşmazlıklar yüzünden kopunca, 14 Ağustos’ta Türkiye İkinci Harekatı yapıp adanın kuzey kısmını üç günde tamamen kontrol altına aldı.

 

Müzakerelerin ana konusu: federe sisteminde ve kendi yönetimi olan iki devlet oluşturulması. Ancak adaya geri dönen Makarios yapılmak üzere olan anlaşmaları bozup müzakereleri bloke eder. Masada olan planı Kıbrıs’lı Türkler artık tek taraflı hayata geçirmeye başlarlar. 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulur. Bu olay yerli yönetimlerin kurulmasına ve adanın güney kısmında olan Türklerin kuzeye gelmelerini sağlar.

 

15 Kasım 1983 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi’nin oybirliğinde alınan kararla KTFD son bulup Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulur.

 

KKTC’nin kurulmasına ilk ve tek olumlu tepki Türkiye’den geldi ve Türkiye derhal KKTC’yi tanıdığını ilan etti. Buna karşılık bu durum, Yunanistan’la Kıbrıslı Rumlar tarafından yasa dışı ve kabul edilemez olarak nitelendirildi ve Yunanistan 16 Kasım 1983’te Türkiye’ye protesto notası verdi. Bu arada İngiltere de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu BM Güvenlik Konseyi’ne taşımıştır. Güvenlik konseyi 18 Kasım 1983 tarihli 541 sayılı kararında; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanını hukuken geçersiz sayarak, bütün devletlerden bu yeni cumhuriyeti tanımamalarını istemiştir.

 

 

Akdeniz’in garip ve yalnız çocuğu: KKTC. Yıllar boyunca süren bir mücadelenin haklı gururu. Tüm dünya tanımasa ne çıkar; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gömleğinde taşıdığı şehit kanlarıyla ilelebet bir mücadele simgesi olarak devam edecektir. Vesselam.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA