türkçe porno anadolu yakası escort

ŞİFACI KADINLAR, ‘CADI’ DENİLEREK ÖLDÜRÜLDÜLER!


Bu makale 2017-11-28 16:44:57 eklenmiş ve 1818 kez görüntülenmiştir.
Güneş OCAĞA gunesocaga@gmail.com

 

Şifacı, ya da özel güçleri olan kadınlar,  hasta insanları, hayvanları iyileştiren, sihirle kaybedilen ya da çalınan eşyaları bulan, geleceği öngören kişiler olarak bilinir. Toplumda da en çok başvurulan kişiler olmuşturlar.  Her ne kadar yok edildiği düşünülse bile, günümüzde halen bu gücünü sürdürenler var.  

 

Şifacı kadınlar, kimseden bir şey beklemezler. Her şeyi kendi başlarına hallederler çünkü cesur, layık ve yeteneklidirler.

 

Çok tanrılı dönemin bilge kişisi kabul edilen büyücüler, ortaçağda kilisenin yorumuyla “şeytanın uşağı” cadılara dönüştüler. Önce, bütün aksiliklerin sorumlusu olarak yaratıldılar.  Sonra da engizisyon mahkemelerinde öldürüldüler.

 

Bu kadınlar genelde, toplumda saygı gösterilen ve yardımına başvurulan kadınlardı. Büyücü ya da cadı olarak tabir edilen bu kadınlar, şifalı otlar yardımıyla insanları iyileştirmeyi kendilerine amaç edinmişlerdi.

 

Bu kadınlar enfeksiyon tedavilerini, kanamanın, yine baş ve diş ağrılarının durdurulmasını, krampların engellemesini, acıların hafifletilmesini vs. biliyorlardı. 

 

Kadınların tarihten nesilden nesile aktarılmış olan doğadan edindikleri öğretiler, yani doğa bilimleri ile iç içelikleri, bitkilerle ilaç yapma ve hastaları iyileştirme potansiyelleri toplum içerisinde özellikle kilise tarafından teşhir edilir, şeytandan gelen özellikler olarak değerlendirilir ve acımasızca cezalandırılır. Çünkü bu kadınların hastaları için kullandıkları yöntemler deneme yanılma üzerinden kuruluyor, inanç dünyasının duaları ve kilisenin katı dinsel öğretisinden uzaktır. Bundan kaynaklı, kilisenin yoğun saldırılarına maruz kalırlar.

 

İtalyan Feminist  Silvia  Federici büyü için şu değerlendirmeyi yapmıştır, “Büyü, dünyanın canlı ve öngörülemez olduğu, su, ağaçlar, maddeler, kelimeler.  Yani her şeyde bir güç olduğu inancına dayanır. Böylece her olay, anlamı çözülmesi ve kişinin iradesince yönlendirilmesi gereken esrarengiz bir gücün ifadesi olarak yorumlanır.”

 

Federici, değerlendirmesinde büyünün doğanın merkezde olduğu bir inanış olduğuna dikkat çekmektedir.

 

Her ne kadar ortaçağda kadın bilimi yok edilmeye çalışılmış olsa da, kadınlar kırım ve katliamlardan geçirilmiş olsa dahi yok edilemediler. Günümüzde halen, bir kırık-çıkığımız olsa ya da vücudumuzda yaralar oluşsa, bu bilim yöntemini kullanan kadınların yanına gidiyoruz. Kadınlar içsel güçleri ve bitkilerle yaptıkları ilaçlarla bizi iyileştirmeye çalışıyorlar. Her ne kadar daha önce bu durum reddedilmiş ise de  bilim dünyası bunu bir alternatif  tıp olarak kabul etmek zorunda kalmıştır.    

 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA