türkçe porno anadolu yakası escort

SKANDALLAR ZİNCİRİ SÜRÜYOR…


Bu makale 2018-01-14 20:55:54 eklenmiş ve 5795 kez görüntülenmiştir.
Ercan AKKAR ercanakkar@gmail.com

 

Keşke olmasa da yazmazsam dediğim üzücü konuların başında, sağlıkla alakalı olaylar gelir. Ama her seferinde yaşanan yeni bir skandalla birlikte, konuyla ilgili yazmak ve takip etmek zorunda kalıyorum-kalıyoruz maalesef...

 

Geçen hafta Dicle Üniversitesi Hastaneleri’nde, HIV’li bir hastanın sezaryenle doğumuna girmeyen doktor ve operasyon yardımcılarıyla ilgili,  birkaç gün sonra da nefes borusuna fasulye kaçan minik Fatih’in önce Diyarbakır Çocuk Hastanesi, ardından Dicle Üniversiteleri Hastaneleri’nde yaşanan ihmaller zinciri sonucunda ölümünü yazmıştım.

 

‘Skandallar Zinciri’ başlığıyla kaleme aldığım yazıyla ilgili okurlarımdan büyük oranda destek mesajı geldi ve konunun takipçisi olmam, sonuçlarını da bu köşeden paylaşmam istendi. Her iki konuyla ilgili başlatılan soruşturmalar devam ederken, Dicle Üniversitesi Hastaneleri’nden yeni bir skandal haber, ajanslara düştü.

 

Bu seferki skandal ise şöyle yaşandı. Diyarbakır’ın Ergani İlçesi’ne bağlı Hendek Köyü’nde yaşayan Zülküf Doğanoğlu, rahatsızlanınca, yakınları tarafından Dicle Üniversitesi'ne getirildi. Kardiyoloji bölümünde yapılan muayenesinde, Doğanoğlu'nun iki damarının tıkalı olduğu saptandı. Aynı gün hastaneye yatırılan Doğanoğlu'na, anjiyo yapıldı. Tıkalı damarları açılan Doğanoğlu, yatan hasta servisine alındı ve 3.5 saat sonra Zülküf Doğanoğlu'nu muayene eden doktor, oğlu Vedat Doğanoğlu'na, babasına stent takmayı unuttuklarını söyledi.

 

Şaka gibi değil mi? Fakat tüm bu yaşananlar gerçek. Çünkü hasta yakınları, hem doktorlarla, hem de medikal firması yetkilileri ile yaptıkları konuşmaları cep telefonu kamerasıyla kaydetmişler. Hasta yakınları, stentin takılıp takılmadığını bilmediklerini, bunu tespiti için başka bir hastaneye gideceklerini söylediler. Daha sonra gerekli gördükleri takdirde suç duyurusunda bulunacaklarını ifade ediyorlar.

 

Dicle Üniversitesi Hastaneleri, bölge hastanesi konumunda… Elbette ki görevleri hiçte kolay değil. Çünkü Hakkari’den Van’a, Mardin’den Batman’a, Siirt’ten Şırnak’a kadar birçok kentten hasta geliyor. Dicle Üniversiteleri Hastaneleri kurulduğu ilk günden bu yana personellerinin büyük bölümünün özverili çalışmalarıyla bu görevini en iyi şekilde yerine getirdi. Sadece şuanda Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’ndan tutuklu bulunan ve iki dönem rektörlük yapan Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç dönemini bunun dışında tutmak gerektiğine inanıyorum. Saraç, dönemlerinde Dicle Üniversitesi hemen hemen her alanda bu örgütün çiftliği haline gelmişti.

 

Dicle Üniversitesi’nin yeni yönetimi, biran önce hem bu örgütün kalıntılarından, hem de bu skandallar zincirini yaşatanlardan ya kurtulmalı, ya da gerekeni acil bir şekilde yaparak, bir daha skandallarla değil, eskisi gibi güzel işlerle anılmalıdır.

 

DİYARBAKIR SURLARINA YAZIK OLUYOR…

 

Diyarbakır Surları, birçok medeniyete yaptığı ev sahipliğiyle, kentin en önemli simgesi ve dünyanın en büyük kalesi konumundadır. Surlar uygarlıkların tarihi ve kültürel mirasını günümüze taşımıştır.

 

Kalkan balığı şeklindeki Diyarbakır kalesi, 5 bin 700 metre uzunluğunda,10-12 metre yüksekliğinde, 3-5 metre genişliğinde, 82 burcu, 4 yöne açılan ana kapıları bulunmaktadır. Burçlar, üzerindeki görkemli kabartmalar ve kitabeleriyle dünyada az bulunan kalelerdendir. M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen Surların yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir.

 

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 2015 yılında Dünya Kültür Mirası listesine alınan Diyarbakır Surları, bugünler de maalesef yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Son günlerde surlardan düşen taşlar tehlike oluşturuyor.

 

Bu görkemli kaleyi korumak ve acil olarak restore etmek zorunda olan yetkililer ve ilgili kuruluşlar, bunun yerine neredeyse her surun dibine 'dikkat taş düşebilir geçmek yasaktır' levhaları asmakla yetendi.

 

Yetkililer ve ilgili kuruluşlar biran önce harekete geçmeli ve Diyarbakır Kalesi’ni koruma altına almalıdır. Yoksa Diyarbakır Surlarına çok yazık olacaktır.

 

Sevgiyle kalın.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA