türkçe porno anadolu yakası escort

SURİYELİ GÖÇLERİN, TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ…


Bu makale 2018-02-04 21:16:35 eklenmiş ve 1769 kez görüntülenmiştir.
Recep YILMAZ / Gazeteci- Yazar recepyilmaz46@gmail.com

 

İç siyasi çekişmelerin gölgesi altında kalan göçmen tehlikesini, bugünkü yazımda kaba taslak dile getirmeye çalışmayı kendime bir görev olarak görüyorum.

 

Bence Türkiye’nin en önde gelen ve en önemli yapacağı iş; gözü kapalı olarak yapılan göçmen kabullerini irdelemektir.

 

Bu göçler Türkiye’ye ne getirir ve neler götürürü enine boyuna bir bilimsel araştırma ile irdelemek gerek. Yazılanlar, duyulanlar ülke adına hiç de iç açıcı değildir

 

İlgililerin dikkatine.

 

Suriye’de olaylar başladı, ardından hızlı bir göç akımı.

 

Bilhassa Arap kökenli Suriyeliler süratli bir biçimde ülkelerini terk etmeye başladılar. Bu göçlere Arap ülkeleri çok sınırlı bir biçimde kapılarını açtılar.

 

Sığınmak isteyenler Müslüman olmalarına karşın Müslüman ülkeler kabullenmelerde oldukça cimri davrandılar.

 

Biz ise mal bulmuş Mağribî gibi işe sarıldık ve bir hesaba göre üç buçuk, bir hesaba göre dört milyondan çok fazla Suriyeli göçmene kucak açtık.

 

Kimin oğlu kimin kızı demeden, kimdir, nedir, neyin nesidir demeden. Halk ağzıyla hırlı mıdır, hırsız mıdır demeden.

 

Yazılan çizilen söylenenlere bakınca bunların ancak yüzde 25’i gerçek mağdur olanlardır. Diğerlerinin yüzde 20’si çok zengin geriye kalanlar ise yine yazılanlara, söylenenlere göre yazıyorum;  bir kısmı çeşitli ülkelerin gizli istihbarat örgüt elemanları, bir kısmı da kendini kamufle etmiş dini ve de ladini silahlı örgüt elemanları, provokatörler, misyonerler, hırlılar, hırsızlar, bir baltaya sap olamamışlardır.

 

Hal böyle olunca ülkem ve ülken insanları adına, geleceğimiz adına içimde büyük kuşkular uyanmaya başladı.

 

Facebookt’a dolaşırken bu kuşkularımı haklı kılan bir yığın paylaşımlar gördüm. Bir kaçını size aktarmak istiyorum.

 

Mesela bu Ahmed-i Şerfi kimdir. Bakın ne diyor:

 

Biz bu topraklarda TC’nin hegemonyasını yıkmak için bulunmaktayız. Bizi Allah gönderdi. Bugün 5, yarın 10 milyon Suriyeli, TC bu gerçeği er ya da geç kabullenmek zorundadır.

 

Türk gençleri karı kız peşinde koşarken, Suriyeli gençler TC’nin lokomotifi olmuştur. 15-20 yıl içerisinde en büyük şirketlerin sahibi Suriyeliler olacağı gibi, yönetim de Suriyelilerin ellerinde olacaktır. Bu bizim şiarımızdır. Varımızla yoğumuzla çalışacağız.

 

"Türkler dünyanın hiçbir yerinde sevilmez ve istenmezken biz bu ülkede Türklerle beraber yaşamaya çalışıyoruz. Ne kadar sabırlı bir millet olduğumuz buradan belli."

 

Ahmed-i Şerifi kimdir?

 

Ahmed-i Şerifi, Suriye Vatandaşlık Bürosu ismindeki Facebook sayfasında “Suriye Teali Cemiyeti Başkanı” olarak tanıtılan birisidir. Böyle biri var mıdır bilinmez. Ama birileri bu göçmenlerle oynuyor. Hem de çok tehlikeli…

 

Gelelim yine facebooktaki “Suriye Vatandaşlık Bürosu” sayfasına. Bu sayfada Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını eleştirirken Suriyelileri yücelten bir sayfadır.

 

İlgililerin dikkatine.

 

İşte bir kötü örnek daha.

 

Yine facebook’tan.

 

2. Eş Sitesi adında bir site kapatılıyor onun yerine “Suriyeli Kadınlar”  ve de “Second Wife” adlı bir site açılıyor. Bu site Suriyrli kadınlarla ilgili ifadeler kullanıyor. Kadınsal özellikleri abartılarak anlatılı yor. Dini duygular istismar edilerek bu kadınlarla nikahlı ya da nikahsız birliktelikler öneriliyor. Bir yığın ele avuca gelmez abuk-sabuk ifadeler kullanılıp yurdumun erkeklerinin aklı çelinmeye çalışılıyor.

 

Yetkililerin dikkatine.

 

Gelelim ülkem insanlarının tepkisine.

 

Canlı, gerçek yaşanmış bir olayla kuşkularımı adeta belgeleyen bir videodan alıntıları aktarayım.

 

Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, elinde fesleğenlerle esnaf ziyareti yapıyor. Esnafa hem fesleğen dağıtıyor, hem de onların dertlerini, sorunlarını, şikayetlerini dinlemeye çalışıyor.

 

Virgülüne dokunmadan diyalogu sizlere aktarıyorum.

 

Esnaf: Başkanım, bak karşımıza Suriyeli dükkan açtı. Ne ruhsat var, ne bir şey. Hiçbir şey yok, ya biz olduk 2. sınıf vatandaş olduk.

 

Başkan: Siz oraya öyle bakmayın.

 

Esnaf: Neyle bakayım şimdi başkanım. Bu tepkiler karşısında. Kaçak sigara satıyor. Vergi yok. Memlekete zarar veriyor. Hala sen oraya bakma diyorsun.

 

Başkan: Sen Resurullah ümmetisin. Öyle bakmayacaksın.

 

Esnaf: Orayı karıştırma başkan. Bu memleketi biz kurtardık, onlar değil.

 

Başkan: Onların dedeleriyle beraber kurtardık.

 

Esnaf: Ben burayı kapatıyorum.

 

İlgililerin dikkatine.

 

Bugünlük bu kadar…

 

Dostça kalın…

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi;

 

YAKIP YIKILAN BÖLGELERDE EVLER, ASLINA UYGU VE DİYARBEKİR EVLERİNE YAKIŞIR BİR BİÇİMDE YAPILSIN.    

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA