türkçe porno anadolu yakası escort

DİYARBEKİR FIKRALARI…


Bu makale 2018-02-25 17:02:23 eklenmiş ve 2215 kez görüntülenmiştir.
Recep YILMAZ / Gazeteci- Yazar recepyilmaz46@gmail.com

 

 

 

Sevgili okurlarım; (Diyarbekir ağzıyla) ben diyem bugün biraz gülağ.

Adamın biri diş doktoruna gitmiş. Doktor, adamı muayene etmiş ve dişinin çekilmesi gerektiğini söylemiş. Bu arada adama:

     - Nerelisiniz? Diye sormuş. Adam, kabara kabara:

     - Diyarbakırlı'yam benim babam! demiş.

     Doktor ecza dolabını açmış, dolapta uyuşturucunun kalmadığını görünce hiç istifini bozmadan adama dönerek:

     - Siz Diyarbakırlı'yım demiştiniz değil mi? Benim bildiğim Diyarbakırlılar cesur olur, acıya dayanıklı olur, gel senin dişini uyuşturmadan çekeyim, demiş.

     Bu iltifatlar karşısında Diyarbakırlı erkekliğe gölge düşürmemek için:

     - Peki tohtor beg nasıl istisense ele yap, demiş.

     Doktor adamın dişine asılmış, aksilik bu ya diş kırılmış kök içerde kalmış. Doktor elinde kerpeten, tornavida, adamın ağzının içinde çalışıyor, adamın canı çıkıyor fakat kök bir türlü çıkmıyormuş.

     Sonunda adam dayanamamış doktora:

     -Tohtor beg! Tohtor beg! Diyarbakırliyam dedimse içindenem demedim ya! demiş.

                                 &

Diyarbakırlı Mıhe, İngiltere'deki dayısının yanına tatile gitmiş. Londra caddelerinde dayısıyla dolaşırken büyük bir binanın önünde durmuşlar. Mıhe, dayısına demiş ki:

     -Dayi! Bu nedir lo?

     Dayısı cevap vermiş

     - Otel lo! Otel lo!

     O sırada Şekspir (Shakespeare) yanlarından geçiyormuş, konuşmayı duymuş. Mıhe'nin dayısının boynuna sevinçle sarılıp demiş ki:

     - Tiyatro eserimi yazmıştım bir türlü ad bulamamıştım. Eserimin adı OTELLO olacak, demiş.

                                &

İstanbul’dan bir gazeteci, Diyarbakır'da bir lokantaya oturur, garsonu çağırır. Bir acili adana ister.

     Garson, "Başım üstüne Abe" der ve döner ocaktaki ustaya,

     -Yap Abeme bi isotli diye bağırır.

     Müşteri bir an durur, "Garson Bey! Acılıi istedim, isot nedir bilmem, ondan değil.

     Garson, müşterinin bu cehaletini yüzüne vurmak istemeyen vakur bir tavırla, önce müşterisini şöyle bir süzer, sonra başını eğer;

     - Ayni poxtir Abe, merak etme der. 

                                    &

Kadının biri Dağkapı Dörtyol’da kırmızı ışıkta geçer, polis görür hemen müdahale etmek ister, bağırır;

     - Hanım hanım nereye gidiyorsun

     - Wii eltim gile gidiyem ma onada karişisiniz

 

                                     &

 

Mısto ile Remo İstanbul'da minibüste bir yere gidiyorlarmış.

     Şoför; 'Levent, Fatih, Eyüp' diyormuş.

     Mısto sıkılmış ve Remo'ya:

     - Ula Remo,ne zaman inecaz? demiş..

     Remo'da demişki:

     - Çatlama oğlim, ismimiz okunsın, ineriz.

                                

                                  &

İstanbullu demiş ki;

     -Ben köpeğime para veriyorum. Git 2 tane hamburger al. Köpeğim gidip alıyor, geliyor.”

Diyarbakırlı demiş ki;

     - Ma o da bi şeydir? Ben köpeğimin önüne para atiyam diyiyem oğlım git bize 2 tane lahmacin al. Köpeğim gidi geli diyor ki

     - Mıhheme abe kendime de alayım?

                               &

Diyarbakır'da Şehmus okula gelir, tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı yara bere içinde, hoca sorar;      

     - Şehmus oğlum ne oldu sana,

     Şehmus der;

     - Babam dövmiştir…

     Hoca sorar;

     - Niye oğlum?

     - Valla bilmiyom hocam akşam evde yatıyık, biraz sonra babamın sesini duyuyam, Ali uyudun mi Ali’den ses çıkmiy, Veli uyudunmi e Veli’den de ses çıkmiy, Mehmed uyudin mi Mehmed’den de ses çıkmiy, Şehmus uyudin mi diyi, ben de yok buba uyumadım diyrem. O da geliy beni doviy.

 Bunun üzerine hoca, bak Şehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazımdır der. Şehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha fena dövülmüş olarak gelir. Bunu gören hoca merakla gider yanına;

     - Şehmus ne oldi kim yapti, der. Şehmus der ki;

     - Bubam yapmıştır.

     - Niye Şehmus ne oldi, Şehmus anlatır.

     - Hocam akşam evde yatıyık, biraz sonra yine babamın sesini duyuyam, Ali uyudun mi Ali’den ses çıkmiy, Veli uyudun mi, e Veli’den de ses çıkmiy, Mehmed uyudin mi Mehmed’den de ses çıkmiy, Şehmus uyudin mi diyi, ben de uyumadım ama hiç ses etmedim.

     Bunun üzerine anam ile bubam bir gıpraşmaya başladiler anlamadım ne oliy. Biraz sonra anam dedi ki, la İhsan ben geliyom, bubam da Haticem ben de geliyom dedi, ben de ula nereye gidiyonuz ben de geliyom dedim, gene zopayı yedim...

     Hoca derki; oğlum bunlar anne baba, gider gider gelirler. Sen hiç bozuntuya verme. Uyuyo gibi yap.

Peki demiş Şehmus. Ertesi gün okula gelir, bir bacak kırık.

     - Bu sefer ne oldu?  der hoca.

     -Hocam, dediğin gibi yapmişam. Hiç ses çıkarmamişam. En son bubam anamın arkasına geçti, "Ben çocuk isterem, ben çocuk isterem!" diye bağırmaya başlayınca; ben de fırsat bu fırsat demişem. Geçtim bubamın arkasına,

     - Ben de bisiklet isterem dedim bu hale geldim.

 Dostça kalın…

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi;

YAKIP YIKILAN BÖLGELERDE EVLER, ASLINA UYGUN VE DİYARBEKİR EVLERİNE YAKIŞIR BİR BİÇİMDE YAPILSIN.   

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA