türkçe porno anadolu yakası escort

YAŞARKEN ÇEKTİRDİKLERİNİZİ ÇEKMEDEN GİDEMEZSİNİZ…


Bu makale 2018-04-01 19:03:11 eklenmiş ve 1964 kez görüntülenmiştir.
Recep YILMAZ / Gazeteci- Yazar recepyilmaz46@gmail.com

 

 

Başlıktaki söz nereden aklıma geldi biliyor musunuz?

 

Son günlerde Mahatma Gandhi’ye sardım.

 

Durmadan O’nu okuyorum. Okudukça okuyasım geliyor. Bitirdiğimde aklıma gelen ilk söz, başlıkta yer alan o söz oldu.

 

Yaşarken çektirdiklerinizi çekmeden gidemezsiniz.

 

Hani derler ya insanın cehennemi de, cenneti de bu dünyadadır. Sizce ne kadar doğrudur bilemem. Ama başlıktaki söz benim çok hoşuma gitti. Bir anlamda insanlar başkalarına çektirdiklerini daha sonra da olsa, bir şekilde çekiyor.

 

Şimdi gelelim Mahatma Gandhi’ye. Benim çok takdir ettiğim, örnek aldığım, beğendiğim bir düşünür ve büyük bir devlet adamıdır.

 

Gandhi; Hindistan bağımsızlık hareketinin öncüsüdür. Gandhi, 69 yıl önce bir suikast sonucu hayatını kaybetti. Gandhi'yi önemli yapan yalnızca Hindistan'ın siyasi ve ruhani lideri olması değildi, aynı zamanda şiddet içermeyen direniş biçimi olan 'pasif direniş'i de dünya ondan öğrendi.

 

Bakın, Einstein, Gandhi’yi nasıl anlatıyor;

 

“Gandhi, hiçbir dış yönetim tarafından desteklenmemiş bir halk lideridir.”

 

Dönelim konumuza. Görelim Mahatma Gandhi’ye daha neler söylemiş;

 

“Çoğunluğun onayı, yanlışı doğru yapmaz”

 

Sanki referandumlar için söylemiş olduğu bir söz.

 

“Sıkılmış yumruklarla el sıkışamazsınız.”

 

Yani adam ille de savaş diyorsa, onunla barışı konuşamazsınız.

 

“Düşünceye gem vurmak, zihne gem vurmak gibidir. Bu ise rüzgarı zapt etmekten de zordur.”

 

Hani Namık Kemal demişti ya;

 

"Ne mümkün zulüm ile bîdâd ile imhâ-yı hürriyet?

 

Çalış, idrâkî kaldır, muktedirsen âdemiyetten!"

 

Yani; İnsanın düşünebilme ve yaradılışından gelen hürriyetini zulüm ve baskı ile ortadan kaldırmak olası değildir. Nasıl, insanın düşünme yeteneğini ortadan kaldırmak olası değilse, bu düşünmeden dolayı hürriyetini de ortadan kaldırmak olası değildir.

 

Bir başkası;

 

“Kadın erkeğin esiri değil; can yoldaşı, desteği, kederlerinin ve sevinçlerinin tam anlamıyla ortağıdır.”

 

İşte size 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde söylenebilecek en güzel söz yine Mahabat Gandhi’den;

 

Hani bu Almanya’nın yaptıkları var ya son günlerde, Mahabat Gandhi sanki bu günleri görmüş de söylemiş.

 

Ne demiş;

 

“İnsan yaşamının bir alanında haksızlık yaparken diğer bir alanında haklı olamaz; yaşam bölünmez bir bütündür.”

 

Bu da çok hoşuma giden bir sözüdür;

 

“Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür…

 

Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür…

 

Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür…

 

Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür…

 

Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür…

 

Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür…

 

Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.”

 

Ve işte bütün bu olan bitenler karşısında üç maymunu oynayanlar için söylediği çok güzel bir söz.

 

“Bir insanı, ancak gerçekten uyuyorsa uyandırmak mümkündür. Ama eğer uyumuyor da uyku taklidi yapıyorsa, dünyanın bütün gayretlerini sarf etseniz, nafiledir.”

 

Gandhi’nin her biri bir ders konusu olacak birkaç sözünü daha yazarak yazımı noktalayayım istiyorum.

 

“Sevgi dünyadaki en incelikli güçtür.” Zaten en çok göz ardı ettiğimiz de bu değil mi?

 

“Bizim en büyük hastalığımız bencilliğimizdir” Bugüne kadar çektiklerimiz de bu yüzden değil mi?

 

“Düzenli, temiz ve şerefli olabilmek için paraya ihtiyacımız yoktur.”

 

“Altın prangalar, demir olanlardan çük daha kötüdür.” Bu iki söz de gözü para bürümüşlere…

 

“Sevginin olduğu yerde hayat vardır”

 

Evet gerçek bu sözdedir.

 

O zaman Hrand Dink’ın dediği gibi;

 

“Gelin önce birbirimizi anlayalım.

 

Gelin önce birbirimizin acılarına saygı gösterelim.

 

Gelin önce birbirimizi yaşatalım.”

 

Sonuç;

 

Her şeye rağmen; güneşin doğduğu her ufukta umuda giden bir yol vardır, diye düşünüyorum.

 Dostça kalın…

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi; YAKIP YIKILAN BÖLGELERDE EVLER, ASLINA UYGU VE DİYARBEKİR EVLERİNE YAKIŞIR BİR BİÇİMDE YAPILSIN.   

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA