türkçe porno anadolu yakası escort

EKMEĞİNİ KARTONDAN ÇIKARAN 82 YAŞINDAKİ KADIN


Bu makale 2018-04-24 17:25:46 eklenmiş ve 2192 kez görüntülenmiştir.
Güneş OCAĞA gunesocaga@gmail.com

 

Diyarbakır’ın Gıda Toptancılar Sitesinde yaklaşık 15 yıldır karton toplayarak aile geçimini sağlayan 82 yaşındaki Fatma Yaşar’ın yaşam hikayesi bir kadının ilerleyen yaşına rağmen ayaklarının üzerinde nasıl durabildiğinin kanıtıdır. Fatma ana 60 yıl önce eşiyle birlikte Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden Diyarbakır’a yerleşiyor. 8 çocuğu olan Fatma ananın eşi daha önce fırında işçi olarak çalışıyor. 3 yıl önce eşini, 1, 5 yıl önce de 5 çocuk babası oğlunu kaybeden Fatma ananın  2 kızı da eşlerinden gördükleri zulüm nedeniyle boşanıyorlar. Fatma ananın bir de engelli oğlu var.

 

Fatma ana eşinden kalan emekli maaşını ve kartondan kazandığı bir miktar parayı torunları ve kızlarının geçimine katkı sağlamak için onlara veriyor. Engelli oğluyla birlikte karton toplayan Fatma ana aynı zamanda oğlunun ev geçimine de yardımcı oluyor. Fatma ana, tekstil işçisi olarak İstanbul’da çalışan 5 çocuk babası oğlunu kaybettikten sonra, çocukları babalarının emeklilik maşından yararlansın diye bankadan 12 bin TL para çekiyor ve oğlunun içerde kalan günlerini dolduruyor.

 

Fatma ananın günlük topladığı karton miktarına göre kazancı da değişiyor. Daha öncesinde günlük bir tondan fazla karton toplayan Fatma ana, Suriye’deki iş savaştan kaynaklı mağdur olan ailelerinde burada karton topladığı için, günlük 400 kiloya yakın toplayabildiğini söylüyor. Kartondan kazandığı parayı evinin su, elektrik, kira ve masraflarını karşılamanın yanında, bir de engelli oğlu ve her iki kızına yardımcı olduğunu belirten Fatma ana, aynı zamanda manevi olarak da çocuklarının yanında.

 

İlerleyen yaşına rağmen karton toplamaya devam eden Fatma ana, dilenmediğini ve hiç kimseye muhtaç olmadan onurlu bir şekilde çalıştığını söyleyerek duygularını şöyle dile getirdi: “Bana göre yaşam emek demektir. Emek vermeden elde ettiğin hiçbir şey yoktur. Ben hayatım boyunca hep emek vererek yaşamımı idame ettirdim. Eşim ölmeden önce de ben karton topluyordum. Ben kendimi bir mağdur kadın olarak tanımıyorum. Toplumda hep şöyle bir algı var; eğer eşiniz yoksa ve kendiniz çalışıyorsanız sanki ortada kalmış mağdur bir kadınsınız. Bu bakış açısı çok yanlış. Oysa ki bizim toplumumuzda, maalesef birçok kadın eşleri tarafından hem ekonomik, hem de manevi olarak mağdur ediliyorlar. Kadınların çalışmasına izin vermeyen zihniyet üstüne bir de onu öldürüyor. Kadınlar hiçbir zaman sırtlarını kimseye dayamadan ayakları üzerinde dursunlar. Ne iş yaptığın önemli değil, kendi başına var olmak önemli. Bir kadın öğretmen de olabilir, doktor da olabilir, mühendiste olabilir ve yada çöpten karton da toplayabilir. İşin ayıbı yok ki. Ben yaşamımla kadınlara bir örneğim. 82 yaşımda olmama rağmen koca bir aileye bakıyorum. Bütün çocuklarımın gözü bende. Keşke onlar için daha fazlasını yapabilseydim.”

 

Fatma ananın emek dolu yaşam hikayesi gerçekten de kadınlar için büyük bir örnek ve umut vericidir.  Biz hep haberlerimizi kadın mağduriyetleri üzerinden işleriz. Bunun nedeni de, eril zihniyetin gerçekten de kadını her alanda mağdur ettiği içindir. Kimi zaman evde, kimi zaman sokakta, kimi zaman da iş yerinde mağdur edilir. Ama bütün mağduriyetlere rağmen kadınlar yaşama hep güzel bakarlar ve  bütün acılara rağmen her zaman gülümserler. Ben Fatma anayla röportaj yaptığım esnada, gözlerinde her ne kadar yılların birikmiş acısını görmüş olsam da sürekli gülümsüyordu. O, gülümserken, ben de ona tebessüm ediyordum. Onunla konuşurken gerçekten çok mutlu oldum. Onun yüzündeki o gülümseme bana büyük bir güç ve tecrübe kattı. Şunu bir kez daha anladım ki, eğer kimseye muhtaç olmak istemiyorsan, gerekirse çöpten ekmeğini çıkartmalısın.

 

Ben Fatma ananın yaşamını işlerken, onu güçlü bir kadın olarak ele aldım. Çünkü o gerçekten de öyle bir kadın. Bence haber işlerken biraz bu pencereden bakmak lazım. Çünkü basında yer alan bizler de çoğu zaman haber dilimizle onları mağdur ediyoruz. Kimi zaman dilimizle mağduriyetlerine bir mağduriyet ekliyoruz, kimi zaman da ayakları üzerde duran kadını bir erkeğin gölgesinde ele alıyoruz. Oysaki kadının mağduriyeti yerine, mücadelesi ve ne kadar güçlü bir varlık olduğunu işlemeliyiz. Düşünsenize hepimizin hayatında bir tek kahraman ve güçlü varlık vardır oda annemizdir. Hiç kimse annesini hayal ederken zayıf olduğunu hayal etmez. Onun sana verdiği emeği ve yaşama karşı ne kadar güçlü durduğunu hayal edersin. Ben ajans ve gazetelerde kadın haberlerini okurken çoğu zaman başlığa baktığımda haberi okumaktan vazgeçiyorum. Kadını bu kadar kötü işleyerek ona doğru bir şekilde yardımcı olamayız diye düşünüyoruz. Ama insanların zihniyetlerini değiştirmek çok zor. Boşuna demiyorlar, bir insanın zihniyetini değiştirmek atomu parçalamaktan daha zordur.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA