türkçe porno anadolu yakası escort

HDP’NİN YERİ CUMHUR İTTİFAKI…


Bu makale 2018-05-01 17:44:08 eklenmiş ve 1074 kez görüntülenmiştir.
Faraç ÇOBANOĞLU f.cobanoglu@gmail.com

 

Her zaman ifade ettiğimiz bir durum var. Siyaset iki türlü üretilir: Ya iktidar olarak ya da muhalefet olarak. Ama örgütlenmiş politik kurum olan siyasi partilerin esas amacı iktidara gelmek. Hiçbir siyasi parti daima muhalefette olacakmış gibi siyaset yapma amacında değildir.

 

İşin teorisi genel anlamda böyle olmakla beraber başka türlü yol bırakılmadığı iddiasıyla bazı marjinal çevreler sandığa ve seçmen iradesine inanmayarak siyaseti şiddet kullanarak üretme ve bu yöntemle iktidara gelmeyi hedeflemektedir: Bu, dün de böyleydi, bugün de ne yazık ki!

 

Kürtlerde yukarıda çerçevesini kısaca çizdiğimiz politik anlayışların hakim olduğu örgütsel alanlar vardır. Yani şiddete inanmayarak politika üretenler ile şiddete inanarak politika üretenler gibi iki kategoriden söz etmek mümkündür. Şiddete inanalar, bu gerçeği “silahlı mücadele” yöntemiyle iktidarı hedefleme şeklinde sol bir söylemle ortaya koymak koymaktadır.

 

Kürtler adına siyaset yaptığını iddia eden PKK’nın yaptığı şiddet yoluyla iktidarı hedeflemektir. Bu kulvarda PKK, yaklaşık 30 yıldır bu yöntemi sürdürmektedir. HDP ve öncelleri de dahil sivil siyasete açık olduğu zaman zaman dile getiren PKK çevreleri esasen şiddetle aralarına hiç mesafe koymadıkları bir gerçek durum söz konusu. Bu durum günümüzde, Kürt halkına çok zara verdiğini daha açık bir ifadeyle Kürt siyasi enerjisi ve politik kadroların bir şekilde heba olduğunu ortaya koymaktadır.

 

Bir yanlışta ısrar vardır son dönemlerde.O da şu: HDP şahsında yakalanan politik gücün hep ana muhalefet partisi olan CHP’nin bulunduğu kulvarda değerlendirilmek istenmesi…

 

Evet, bu anlayış çok zarara ve telafisi mümkün olmayan bir gerçeğe yol açtı. 7 Haziran seçimlerinde kazanılan 80 milletvekilin CHP ve marjinal sol anlayışların kurnazlıklarına kurban edildi adeta. Halbuki siyasi parti olan HDP bu gücü, AK Parti ile bir koalisyon hükümeti kurarak değerlendirebilirdi. Ama yapmadı ve yapmadığı gibi bu yanlışın farkına varan HDP’li bazı aktörler yaptıkları bu yanlışı hala kendi tabanına bir özeleştiri şeklinde anlatmış değil. Öte yandan AK parti ile hiçbir formülde bir araya gelmeyeceğini belirten HDP’nin  diğer kanadı hala “Seni başkan yaptırmayacağız” anlayışında ve bu tarihi yanlışta inat etmektedir.

 

Halbuki sistem değişmiş ve artık Türkiye başkanlık sisteminde. Bundan sonra siyasi süreçler ve seçim sistemleri buna göre yapılacaktır. Bu yanlışta direten kesim ise başkanlık gerçeğini okumayarak işi “diktatörlük” olarak nitelemektedir.

 

Bize göre bu yanlıştan dönmeli; zira her şeye rağmen HDP hala bir politik güç ve dayandığı önemli bir siyasi taban var. Evet, buna dayanarak iktidarla tekrar siyasi müzakereler yapabilir, bunun yollarını kendi cephesinden açabilir. Ama bundan önce ya PKK şiddete Türkiye’de şiddete son verdiğini açıklamalı, ya da HDP, devletin güvenebileceği bir tarzda şiddete dayalı politika ile arasına mesafe koymalı.

 

Bu bağlamda HDP kurmayları vakit kaybetmeden Cumhur İttifakında yer almak istediklerini kamuoyuna açıklamalıdır. Yarım asra yakın bir süredir hep muhalefet ya da “silahlı muhalefet” anlayışıyla hareket edilmektedir. Bununla nereye varıldı, ne gibi sonuçlar elde edildi gibi bir muhasebe süreç ama halka açık bir şekilde başlatılabilir. Zaten siyaset de sonuçta hesap-kitap işi değil midir?  En önemli muhasebe bizce, muhalefette olarak elde edilecek kazanımlar nelerdir bir de iktidar ve iktidar ortağı iken elde edilecek kazanımlar nelerdir, anlayışıdır.

 

Kendilerine destek veren Kürtlerin çok yorulduğunun ve bitkin duruma düştüğünü daha da önemlisi giderek umudunu kaybettiğini görmeleri gerekmektedir. Binlerce evladını kaybeden bu kesimi hem fiziki hem psikolojik olarak artık yaralı bir güç durumundadır. Gerçekten bir değişim ve dönüşüm yapılamazsa bu güçle artık bir yere varılamayacağı bir gerçeklik var ortada.

 

Bu gibi nedenlerle inadı ve kaprisi bir kenara atarak Kürtlerin çıkarı, politik bir güç olarak Cumhur ittifakında yer almasındadır. Aksi taktirde bu tarihi fırsat da kaçacaktır, bunun vebalı ve suçu ise bu yolu açmayanların boynundadır.

Saygıyla…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA