türkçe porno anadolu yakası escort

GENÇ OLMAK…


Bu makale 2015-02-13 08:33:04 eklenmiş ve 3224 kez görüntülenmiştir.
Özlem AKKEL PSİKOLOG ozlemakkel.com



Çocukluğun sıcacık kollarından çıkıp, ergenliğin dengesiz halleriyle başederek yetişkin sorumluluğuna erişme yolunda o tatlı, o özgür ve aynı zamanda kaygılı varoluş dönemi. Genç olmak ve üniversitede okumak herkesin düşlediği, bazılarının ulaştığı fırsatlar bütünü…
 

Gençliğin çeşitli halleri vardır, fakat dilbilgisi halleri kadar açık ve net olmayabilir çoğu zaman, çünkü söz konusu olan İNSAN’dır. İnsanın özü ve ruhu itibariyle tek, eşi benzeri olamayan bir varlık olduğuna vakıf olsak da çoğu zaman bu özelliğimizin ve öznelliğimizin farkında olamayabiliriz. Hatta daha da açık konuşursak aslında çoğumuz henüz kendimizin ve davranışlarımızın farkında değilizdir. Bununla birlikte belki de hayattaki yerimizi sorgulamada henüz sağlam adımlar atmamış da olabiliriz.
 

Öyleyse bu yazıyı dikkatle okuyun ve artık hayatınızın iplerinin sizin elinizde olması gerektiğinin farkına varın!
İleride belki bir ebeveyn ya da öğretici pozisyonunda bir birey olarak kendi çocuklarımızın gençliğini sabote etmemek için de gençliğimizin farkında olarak, her anının tadını çıkararak yaşayın.
 

Peki nasıl? Farkında olmak tabi ki isteyince olan bir durum olmamakla birlikte istemekle başlar her şey… Önce kendinizi tanımayı sonra yaşamınızı anlamlandırmayı istiyorsanız kolları sıvayın ve BEN KİMİM? diyerek başlayın sorgulamanıza… Bu sorgulama kendinizi tanımanıza yardımcı olurken hem geçmişinizi anlamlandırmanıza, aile hayatınız, yaşadıklarınızı daha kolay tanımlayabilmenize hem de gelecek için iş, meslek, evlilik gibi önemli kararlarda doğru ve sağlıklı kararlar verebilmenize yardımcı olacaktır.

 

Peki; kendimi nasıl tanırım? Öncelikle ilgileriniz ihtiyaçlarınız bugüne kadar neler olmuştur ve şu anda ne şekilde devam etmektedir, kendinize sorun ben neleri yapmaktan hoşlanırım ya da nelere kızarım? Sevdiklerim, sevmediklerim, hoşlandıklarım nefret ettiklerim, çok alacalı, çok karışık gibi görünse de içsel dünyamız, nereden başlamamız gerektiğini sezgileyebiliriz kendimize döndüğümüzde… En çok hangi duyguları yaşıyorum ve hangi zamanlar bu duygulara sahibim, neden yaşıyorumu sorgulayın. Bununla birlikte aklınızdan geçenlere dönün ve düşüncelerinizin hayatınızı ne yönde etkilediğinin farkına varın… Sonra bir de bedeninize bakın, ona nasıl davrandığınız, kendinizi algılamanız ile ilgili ipuçları da barındıracaktır. Zorlu olan bu süreç sonunda yaşamdaki yerinize ilişkin, kişiliğinizin yapı taşlarını oluşturan özelliklerinize ilişkin önemli farkındalıklar kazanırsınız. Yeteneklerinizin, becerilerinizin farkına vararak bunları geliştirme ve hayata geçirme fırsatları bulabilir ki bu sayede iş alanınızı ve sosyal çevrenizi de geliştirebilirsiniz.
 

Hayata ilişkin çoğu değeriniz ve tutumlarınızın oluştuğu ilk gençlik yıllarında hemen bir yetişkin olmak ve kendi fikirlerini açmak yönünde acele etmeden önce gerçek kimliğinizi oluşturmanız ve bu sürece sürekli kendinizi zenginleştirerek, bilgi dağarcığınızı artırırken aynı zamanda sorgulayarak devam etmeniz sağlıklı birer yetişkin olabilmenizin de yolunu açarak sağlam adımlar atmanıza yardımcı olacaktır.
 

Hayal kırıklığını bırak ve yeni hayaller üret! Bazen çocukluğumuzda bazen ilk gençlik ve hatta yetişkinliğin ilerleyen dönemlerinde beklemediğimiz ve bizim için yıkıcı olan birçok olay ve durumla yüzyüze gelebiliriz. Bu dönemlerde ne yapmayı, nasıl davranmayı seçtiğimiz ve kullandığımız savunma mekanizmaları gelecekteki ruh durumumuzu da büyük ölçüde etkileyen etmenlerdir. Çok istediğiniz veya çok emek verdiğiniz bir konuda başarısız oldunuz diyelim. Bu durumda siz ne yapardınız? Kimimiz istediği şeyden vazgeçerek, kimimiz tekrar tekrar deneyerek ya da kendisine olumsuz yakıştırmalar, başarısızlıklar yükleyerek farklı biçimlerde tepkiler verebilir. Yazımızın başında değindiğimiz üzere her birey başka bir yaşamdır ve herkesin olaylar karşısında tepki ve tutumu da diğerine göre farklı olacaktır. Burada önemli olan en ufak başarısızlığımızdan yılmadan bu başarısızlığımızı avantaj olarak kullanarak yeni denemeler yapmak olabilir. Kendimize acımadan, biraz duygularımızdan sıyrılarak objektif bakmak bu açıdan yararlı olabilir. Bu aşamada da yine kendini tanımak olayları anlamlandırmamız açısından önemli görünüyor. Hayal kırıklığını bir kenara bırakıp sorunu masaya yatır ve bu problem bana nasıl bir mesaj veriyor, eksik ya da yanlış olan nedir, düzeltmem ya da üzerinde düşünmem gereken kısım hangisidir? Sorularını sorduktan sonra kendine güvenen ve kendini tanıyan bir genç birey olarak değişim sürecine girmeye artık hazırsınız demektir. Ve bu başarıyı bir defa tattığınızda aslında olumsuz olarak yorumladığınız tüm durumların sizin kendinizi geliştirmenize olumlulardan daha faydalı olduğunu göreceksiniz. Şimdi doğrulun ve artık düşmelerin de kalkmak kadar faydalı ve öğretici olduğunun farkına vararak hayatınızın tüm kutuplarından tat almayı öğrenin.

Kendinin farkına varma sürecinde ihtiyaçlarını göz ardı etme! Kendini kabul etme, başkalarına kabul ettirme ve toplumda bir konuma sahip olma isteği özellikle gençlik yıllarının en doğal ihtiyaçlarından biridir. Kendimizi belirli bir kategoriye sokmaya çalışırken temel olan ihtiyaçlarımızı görmezden gelmemiz gelişimimizi baltalar. Bu yüzden ‘ben’i tanırken ve desteklerken ihtiyaçlarımı da göz ardı etmeden en uygun biçimde karşılayabilmeliyim ki varlığım yeni ihtiyaçlar doğurarak gelişmeme yardımcı olabilsin. Açlık, hava, bir çatı altında olma gibi fiziksel ihtiyaçlarımız yanında psikolojik dünyamızı yakından ilgilendiren kızgınlık duyma, sevme ve sevilme, tedirgin olma gibi ihtiyaçlarımız da davranışlarımızı önemli ölçüde yönlendirir. Önceliğimiz ihtiyaçlarımızın da farkına varmak, onları kabullenmek ve uygun biçimlerde gidermek olmalıdır. Davranışlarımızın temelinde ihtiyaçladıklarımız yatmaktadır çünkü; son zamanlarda çevrenize ve kendinize yönelik davranışlarınıza bir göz atarsanız aslında altında yatan temel ihtiyacınızı da görebilirsiniz. Bu görüntü sizin birçok şeyi aslında neden yaptığınızın aynasıdır. Tepkimizi neden verdiğimiz ve ne şekilde verdiğimiz aslında yine kendimizi tanıma yolunda birer anahtar görevi görmekle birlikte aynı zamanda geçmişten bu yana yaşadıklarımızın birer yansımasıdır. Çocukluğumuzda yaşadıklarımız nasıl ki sizi seçtiğiniz üniversite veya bölüme kadar etkileyebilmekte ise şu anda içinde bulunduğunuz gençlik yılları da gelecekteki yetişkinlik ve yaşlılık döneminizi etkileyen büyük bir etmen haline gelecektir. Bu yüzden bir daha toparlanarak kendi vaktimizden çalmamak yaşam doyumu için de önemlidir. Bu anın tadını çıkarırken geleceğimizi de inşa edebilmemiz, gelecek yaşlarımızın da tadını çıkarmamıza yardımcı olacaktır. Dünü, bugünü ve geleceği dengede tutan güç ‘kendini tanımakla’ oluşur ve yaşam bu noktada başlar.
 

Yaşamımın son demlerinde geriye dönüp baktığımda neler yapmış olmayı isterdim?

Bu soruyla işe başlayın ve kendi anlamınızı bulma yolunda hayat boyu ilerleyerek yaşamda tatlı bir yolculuk yapın!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları


Basın İlan Kurumu
Arşiv Arama
- -
Anket
Güneydoğu Ekspres
© Copyright 2013 Güneydogu Ekspres. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
Antalya arkadaş
Antalya rent acar